<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Reform Haber Gaziantep - Gaziantep Haber</title>
    <link>https://www.reformhaber.com</link>
    <description>Gaziantep'te yaşanan son dakika haberleri, Şehitkamil, Şahinbey, Karkamış, Nizip, Oğuzeli, Nurdağı, İslahiye, Araban, Besni, Yavuzeli, Kilis son dakika haberleri, defin listesi ve Gaziantep FK, transfer ve maç haberleri sitemizde mevcuttur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.reformhaber.com/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>reformhaber.com Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 05:02:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te ikiz kardeşler baba mesleğini yaşatıyor]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-ikiz-kardesler-baba-meslegini-yasatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-ikiz-kardesler-baba-meslegini-yasatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin başında gelen kalaycılık mesleği, aile ocağında ikiz kardeşler tarafından sürdürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin başında gelen kalaycılık mesleği, aile ocağında ikiz kardeşler tarafından sürdürülüyor.</p>

<p>Kalaycı ustası olan babalarından öğrendikleri kalaycılığı aynı dükkanda çalışarak sürdürmeye devam eden 33 yaşındaki Ökkeş ve Ramazan Toprak, baba mesleğini sürdürmenin gururunu yaşıyor.</p>

<p>Babalarından miras kalan ocakta, zamanın aşındıramadığı el emeğiyle bakır mutfak eşyalarını bin bir emek ve zahmetle kalaylayan kardeşler, baba mesleğini yaşatmaya çalışıyor.</p>

<p>Günümüzün teknolojisine rağmen kalaycılık mesleğini omuz omuza vererek sürdüren kardeşler, 26 yıldır sürdürdükleri baba mesleği sayesinde her birinin aylığı 80 bin TL'ye geliyor. Ailelerinin geçimini baba mesleğiyle sağlayan kardeşlerden Ramazan Toprak 2 çocuk babası, Ökkeş Toprak ise 3 çocuk babası olarak ekmek mücadelesi veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Adsız Tasarım-1899" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://reformhabercom.teimg.com/reformhaber-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-1899.png" width="860" />Kalaycılık yapan babalarının yanında 7 yaşında mesleği öğrenmeye başlayan ve zamanla kendilerini geliştiren kardeşler, kentin aranan ustalarından oldu. Müşterilerinin getirdikleri mutfak eşyalarını geleneksel yöntemlerle kalaylayarak yeni görünüme kavuşturan kardeşler, mesleklerini severek yapıyor.</p>

<p>Sabahın erken saatlerinde tarihi Gaziantep Kalesinin karşısında bulunan iş yerini açan ve gün boyunca yoğun tempoyla mesai yapan kardeşler, unutulmaya yüz tutmuş baba yadigarı meslekte yetiştirecek çırak bulamamaktan yakınıyor.</p>

<p>Henüz 7 yaşındayken mesleğe babasının yanında başladığını söyleyen Ökkeş Toprak, 'Kalaycılık baba mesleği ve ikiz kardeşimle birlikte küçükken babamın yanında çalışmaya başladık. Kardeşimle birlikte babamın yanında çalışırdık. Babamın mesleğine heves ettik ve mesleği öğrendik. 7 yaşından beri baba mesleğini sürdürüyoruz. Şu anda 33 yaşındayız. Baba mesleğini canlandırmaya çalışıyoruz. Çok şükür mesleğimiz güzel, müşterilerimizin işlerini yetiştirmeye çalışıyoruz. Kardeşimle birlikte omuz omuza vererek baba mesleğini sürdürüyoruz. Babamızın bize miras olarak bıraktığı mesleği göğüslemeye çalışıyoruz' dedi.</p>

<p>26 yıldır ikiz kardeşiyle birlikte kalaycılık mesleğini yaptıklarını belirten Ramazan Toprak ise, 'İkiz kardeşiz. Baba mesleğinin birlikte sürdürüyoruz. 7 yaşından beri birlikteyiz. Hep birlikte çalıştık, hiçbir zaman birbirimizden ayrılmadık. Şu anda 33 yaşındayız ve halen mesleğimizi sürdürüyoruz. Allah'a şükürler olsun geçimimizi sağlıyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-ikiz-kardesler-baba-meslegini-yasatiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-ikiz-kardesler-baba-meslegini-yasatiyor.jpg" type="image/jpeg" length="91194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantepli terzi ustası yarım asırdır geleneksel şalvar dikiyor]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepli-terzi-ustasi-yarim-asirdir-geleneksel-salvar-dikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepli-terzi-ustasi-yarim-asirdir-geleneksel-salvar-dikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te babasından öğrendiği terzilik mesleğini yarım asırdır sürdüren yaşlı adam, gelişen teknolojiye ve hazır giyim sektörüne rağmen geleneksel şalvar dikimine devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te babasından öğrendiği terzilik mesleğini yarım asırdır sürdüren yaşlı adam, gelişen teknolojiye ve hazır giyim sektörüne rağmen geleneksel şalvar dikimine devam ediyor.</p>

<p>Şahinbey ilçesindeki tarihi Gaziantep Kalesi'nin karşısındaki dükkanında yarım asırdır şalvar diken 68 yaşındaki Metin Türkdönmez, kırsal kesimlerde oturan vatandaşların tercih ettiği şalvar kültürünü 50 yıldır yaşatıyor.</p>

<p>İlkokula başladığı dönemde babasının terzi dükkanında çırak olarak mesleğe adım atan Türkdönmez, zamanla babasından mesleğin tüm inceliklerini öğrendi. Usta olduktan sonra da babasıyla birlikte çok sevdiği mesleğini sürdüren Türkdönmez, 40 yıl boyunca babasıyla birlikte çalıştı.</p>

<p><strong>'Dükkanı babamdan devraldım'</strong></p>

<p>Mesleğe 7 yaşında çırak olarak başladığını söyleyen Türkdönmez, 'İlkokul çağında mesleğe başladık. 7 yaşından itibaren babamızın yanına gelmeye başladık. Bizim çıraklık dönemimiz var. Terzilerin elinin iğne tutması lazım. Bir-iki sene bu şekilde gider. Ondan sonra yavaş yavaş makineye geçme dönemi var. Makineye geçtikten sonra da elin alışır. Ondan sonra devam eder gider. Kumaşın ölçüsünü alma ve kesme işlemleri yapılır. İlkokuldan beri babamın yanındaydım. Terzi ustası denildiği zaman benim babam iyi tanınırdı. Babamın terziliği çok iyiydi. Babam takım elbise dikerdi. Ben babamla 20 sene çalıştım. Ondan sonra askere gittik, geldik ve evlendik. Bir müddet daha babamla birlikte çalıştık. Daha sonra babamın dükkanını üzerimize aldık. Dükkanı babamdan devraldım' dedi.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım-1892" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://reformhabercom.teimg.com/reformhaber-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-1892.png" width="860" /></p>

<p><strong>'Her ilin ve bölgenin kendine özgü şalvarı var'</strong></p>

<p>Genellikle Gaziantep yöresine ait geleneksel şalvar dikimi yaptığını belirten Türkdönmez, 'Genellikle müşterilerimiz köylü vatandaşlarımız oluyor. Şehirden de müşterilerimiz var ama daha çok köylerden müşterimiz oluyor. Her ilin ve bölgenin kendine özgü şalvarı var. Siverek şalvarının ortası uzun, peyik yere değer. Gaziantep yöresine ait şalvarın orta peyiği normaldir. Kahramanmaraş şalvarı çok geniş olur. Her yörenin kendine özgü giyim tarzı var. Şalvarlara büyük ilgi var. Turistler bile geliyor, şalvar alıyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Yıllardır bu meslek sayesinde ekmek yedik'</strong></p>

<p>Mesleği sayesinde 5 çocuk büyüttüğünü belirten Türkdönmez, 'Çocuklarımın hepsini evlendirdim. 50 yıldır geçimimi bu meslekle sağladım. Artık yaş ilerledi. Çalışırken zorlanıyorum. Gücümüzün, sağlık ve ömrümüzün yettiği yere kadar çalışacağım. Tabi ekonomik şartlarda mesleğimiz için önemlidir. Şartlar ekonomi açıdan zorlaşırsa mesleği bırakmak zorunda kalırım. Tabi sağlıkta el verecek. Bunlar olmazsa yürütemeyiz. Çok şükür şimdilik geçimimizi sağlıyorum. Yıllardır da bu meslek sayesinde ekmek yedik. Çoluğumuzu çocuğumuzu bu meslek sayesinde büyüttük. Başka bir gelirimiz yoktu. Allah her zaman için her şeyin hayırlısını versin' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Eleman yetişmiyor'</strong></p>

<p>Terziliğin hazır giyim sektörünün büyümesiyle unutulmaya yüz tutan meslekler arasına girdiğine işaret eden Türkdönmez, eleman yetişmediğini belirterek, 'Oğlum bile 'ben bu mesleği yapmam' dedi. Ne ettimse mesleği yaptıramadım. Eleman sıkıntısının büyüğü var. Meslekte kazanç yok. Kazandığımız para ne bizi ne de elemanı tatmin etmiyor. Eleman giderini biz de kaldıramayız. Kazan yok ki elaman çalıştıralım. Para kazanamazsan elamana nasıl para vereceksin? Biz tek başımıza idare edip gidiyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepli-terzi-ustasi-yarim-asirdir-geleneksel-salvar-dikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/a-w692317-04.jpg" type="image/jpeg" length="20511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te merakla başlayan tespih yolculuğu ustalığa dönüştü!]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-merakla-baslayan-tespih-yolculugu-ustaliga-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-merakla-baslayan-tespih-yolculugu-ustaliga-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te çocukluk yaşlarında başlayan tespih merakını oluşturduğu atölyede ustalığa dönüştüren Fevzi Gövgöz, her kesime hitap eden ürünleri tutkunlarıyla buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te çocukluk yaşlarında başlayan tespih merakını oluşturduğu atölyede ustalığa dönüştüren Fevzi Gövgöz, her kesime hitap eden ürünleri tutkunlarıyla buluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep'te yaşayan 26 yaşındaki Fevzi Gövgöz, lise öğrencisiyken tespihlere ilgi duymaya başladı. Küçük yaştan itibaren tespihlere merak salan ve üniversite öğrencisiyken de harçlığını çıkarmak için bir tespih ustasının yanında çalışarak kendini geliştiren Gövgöz, mezun olduktan sonra kendi iş yerini açmaya karar verdi.</p>

<p><strong>Siparişe göre el emeği ürünler yapıyor</strong></p>

<p>Gerekli aletler ile torna makinesini temin ederek kendi tespihlerini üretmeye başlayan Fevzi Gövgöz, tarihi Yeni Han'daki atölyesinde sipariş üzerine tespih yapıyor. Müşterilerinin siparişlerini ilk önce bilgisayar üzerinde çizimini yapan ve daha sonra ise kehribar, fildişi, oltu, narçıl ve kuka gibi malzemelere şekil vererek tespih yapan Gövgöz, atölyesinde siparişe göre el emeği ürünler yapıyor. Gövgöz, müşterilerinin istediği renk, boyut ve işlenmiş imameyle tespih üretiyor. Atölyesinde ürettiği birbirinden değerli tespihleri Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Dubai, Mısır ve Irak gibi Arap ülkelerindeki tespih meraklılarına da gönderen Gövgöz, kendisi gibi tespih meraklılarının hayallerini gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor.</p>

<p><strong>'Tespih merakım lise yıllarında başladı'</strong></p>

<p>Çocukluğundan beri tespihlere ilgi duymaya başladığını belirten Gövgöz, 'Tespih merakım lise yıllarında başladı. Önce tek bir koleksiyonu yapıyordum. Daha sonra tespihlere olan ilgim artınca ve sevdiğim bir hobi alanı olunca tespih yapımına merak saldım. Daha sonra tespih yapımını öğrendim. Zamanla ustalığa dönüştü. Tabi koleksiyon oluşturduğum dönemde bir tespih ustasının yanında tespih yapımını da öğrendim. Üniversite okurken aynı zamanda tespih üretimi ile uğraşıyordum' dedi.</p>

<p><strong>'Tespihlerin tasarımını dijital ortamda yapıyorum'</strong></p>

<p>Tespihlerine ilginin artmasıyla makine sayısını artırdığını ve profesyonel bir şekilde tespih yapımına başladığını belirten Gövgöz, 'Atölyeyi ilk kurduğumda ilk önce amatör versiyonlu bir makine aldım. Daha sonra profesyonelleşmeye başlayınca ekipmanlarımı da profesyonelleştirdim. Her şey birden bire olmuyor. Öğrenci olduğum dönemde tespih üzerinden kazandığım paralarla ekipmanlar almaya başladım ve atölye açtım. Bizde genelde hazır tespihi bulunmuyor. Çünkü biz daha çok sipariş üzerine çalışıyoruz. Koleksiyoncularımız istedikleri boyutu, malzemeyi, model ve desenini belirtiyorlar, biz de ona göre tespih yapıyoruz. Onun için genelde sipariş üzerine çalışıyoruz. Koleksiyoncunun özel isteği üzerine tespih yapıyorum. Müşterinin isteğine göre önce dijital ortamda tespihi tasarlıyorum, modelini belirliyorum ve koleksiyoncunun istediği şekillerde tespih üretimini yapıyorum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-merakla-baslayan-tespih-yolculugu-ustaliga-donustu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-merakla-baslayan-tespih-yolculugu-ustaliga-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="10859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eşine yardım için gitti kendi işinin patronu oldu]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/esine-yardim-icin-gitti-kendi-isinin-patronu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/esine-yardim-icin-gitti-kendi-isinin-patronu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te 4 çocuk annesi kadın, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te 4 çocuk annesi kadın, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu.</p>

<p>Fatma Kalkan'ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi'nde Gaziantep'in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı.</p>

<p>Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan'ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kadınlara ilham kaynağı oluyor</strong></p>

<p>Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi.</p>

<p><strong>'Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim'</strong></p>

<p>Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, 'Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra 'kendi iş yerimizi açalım' dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra 'bana destek olur musun?' dedi. Ben de eşime 'sana her türlü destek olurum' dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep'imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep'imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı'yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim' dedi.</p>

<p><strong>'Ev hanımlığından geliyorum'</strong></p>

<p>Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, 'İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Yapamazsın diyenler çok oldu'</strong></p>

<p>Yakınlarının ve çevresindekilerin 'Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın' demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, 'Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. 'Yapamazsın' diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. 'Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim' dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var' dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah'a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Yemeklerin hepsini ben yapıyorum'</strong></p>

<p>Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, 'Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım' dedi.</p>

<p><strong>'Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim'</strong></p>

<p>Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, 'Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/esine-yardim-icin-gitti-kendi-isinin-patronu-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/esine-yardim-icin-gitti-kendi-isinin-patronu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="47764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantepli kadının azmi! Bulaşıkçıydı kendi işinin patronu oldu! "Yapamazsın diyenler çok oldu"]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/bulasikciydi-patron-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/bulasikciydi-patron-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[,Gaziantep'te yaşayan Fatma Kalkan, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu. Fatma Kalkan, yakınlarının ve çevresindekilerin "Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın" demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirtti. Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te 4 çocuk annesi Fatma Kalkan, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu.</p>

<p>Fatma Kalkan'ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi'nde Gaziantep'in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı.</p>

<p>Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan'ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı.</p>

<p><strong>Kadınlara ilham kaynağı oluyor</strong></p>

<p>Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi.</p>

<p><strong>'Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim'</strong></p>

<p>Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, 'Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra 'kendi iş yerimizi açalım' dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra 'bana destek olur musun?' dedi. Ben de eşime 'sana her türlü destek olurum' dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep'imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep'imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı'yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim' dedi.</p>

<p><strong>'Ev hanımlığından geliyorum'</strong></p>

<p>Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, 'İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Yapamazsın diyenler çok oldu'</strong></p>

<p>Yakınlarının ve çevresindekilerin 'Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın' demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, 'Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. 'Yapamazsın' diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. 'Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim' dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var' dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah'a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Yemeklerin hepsini ben yapıyorum'</p>

<p>Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, 'Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım' dedi.</p>

<p><strong>'Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, 'Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/bulasikciydi-patron-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/bulasikciydi-kendi-isinin-717.webp" type="image/jpeg" length="88757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geleneksel Yağlı Güreş Ligi, Gaziantep'te coşkuyla başladı]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/geleneksel-yagli-gures-ligi-gaziantepte-coskuyla-basladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/geleneksel-yagli-gures-ligi-gaziantepte-coskuyla-basladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te, Şahinbey Belediyesi ev sahipliğinde Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu'nun düzenlediği Türkiye Yağlı Güreş Ligi, 1500 pehlivanın katılımıyla başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te, Şahinbey Belediyesi ev sahipliğinde Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu'nun düzenlediği Türkiye Yağlı Güreş Ligi, 1500 pehlivanın katılımıyla başladı.</p>

<p>Şahinbey Belediyesi ve Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu'nun birlikte düzenlediği Türkiye Yağlı Pehlivan Güreş Ligi Sezonu kapsamında gerçekleştiren müsabakalar nefes kesti.</p>

<p>Şahinbey Belediyesi tarafından 24-26 Nisan tarihleri arasında Şahinbey Belediyesi Geleneksel Sporlar Merkezinde gerçekleştirilen yağlı pehlivan güreşlerinin açılış programı, düzenlenen müsabakalarla başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Yağlı Pehlivan Güreş Ligi Sezonu'nun 1'inci Ayağı'nda pehlivanlar, er meydanında kıyasıya mücadele etti. Büyük heyecana sahne olan ve minik boydan baş boyuna kadar Türkiye'nin dört bir yanından gelen pehlivanların güreşlerini izlemek için çevre illerden gelen vatandaşlar, müsabakaları heyecanla takip etti.</p>

<p>Müsabakalarda heyecan doruğa çıkarken, müsabakaların ardından dereceye giren pehlivanlara ise madalyaları yarın düzenlenecek törenle takdim edilecek.</p>

<p>Programa, AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep milletvekilleri İrfan Çelikaslan, Bünyamin Bozgeyik, Mesut Bozatlı, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş ile protokol üyelerinin yanı sıra 1500 pehlivan ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p><strong>'Er meydanında güreş mücadelesi başladı'</strong></p>

<p>Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Er meydanında güreş mücadelesinin başladığını dile getirerek, 'Şahinbey Belediyesi olarak biz geleneksel sporlarımızı destekliyoruz. Bu anlamda burada 80 bin metrekare alan üzerine güzel bir tesis inşa ettik. Burada yağlı güreş, aba güreşi, karakucak güreşi, okçuluk, atlı okçuluk, binicilik, cirit ve benzer tüm geleneksel sporlarımızı burada icra edecek bir alan oluşturduk. 4 yıldan beri de geleneksel güreşlerimiz olan yağlı güreşlerimize Şahinbey Belediyesi olarak ev sahipliği yapıyoruz. 4'üncü kez güreşçilerimiz Şahinbey'de ve 4 yıldan beri burası güreşler lig usulüne döndü. Ligin bir ayağı Şahinbey'de yapılıyor. Burada alınacak puanlarla inşallah bu yılın şampiyonları belli olmuş olacak. Ben tüm halkımızı bu vesileyle geleneksel güreşlerimizi, yağlı güreşlerimizi izlemeye davet ediyorum. 21 Haziran'da yine aba güreşleri Türkiye Şampiyonası'na ev sahipliği yapacağız. İstiyoruz ki gençlerimiz dijital medyayla değil, burada güreşle, kendi bedenlerini, enerjilerini atacak şekilde buraya gelsinler hem izlesinler hem güreşsinler. Şu anda 150 tane de Gaziantepli güreşçimiz er meydanında güreşiyor. Bu da bizim için bir gurur kaynağı. İnşallah yaptığımız bu teşviklerle yağlı güreşe ve diğer geleneksel sporlarımıza olan ilgi artmış olacak. Şu an tüm Türkiye'den katılım var. Ege bölgesi, Marmara bölgesi, Akdeniz ve Karadeniz gibi her bölgeden şu anda güreşçilerimiz burada ve müsabakalara 1500 tane sporcu katılıyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/geleneksel-yagli-gures-ligi-gaziantepte-coskuyla-basladi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/geleneksel-yagli-gures-ligi-gaziantepte-coskuyla-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="53106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazianteplileri vazgeçilmez yemeği: Kelle paça]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gazianteplileri-vazgecilmez-yemegi-kelle-paca</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gazianteplileri-vazgecilmez-yemegi-kelle-paca" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te mevsim geçişlerinde bağışıklığını güçlü tutmak isteyen vatandaşlar, geleneksel lezzetlerin başında gelen kelle paçaya yöneldi. Ürkütücü görüntüsüyle ilk bakışta çekinmeye neden olsa da, damakta bıraktığı eşsiz lezzet ve verdiği tokluk hissiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te mevsim geçişlerinde bağışıklığını güçlü tutmak isteyen vatandaşlar, geleneksel lezzetlerin başında gelen kelle paçaya yöneldi. Ürkütücü görüntüsüyle ilk bakışta çekinmeye neden olsa da, damakta bıraktığı eşsiz lezzet ve verdiği tokluk hissiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle soğuk algınlığı ve halsizlik gibi şikayetlerin arttığı dönemlerde tercih edilen kelle paça, içerdiği kolajen, protein ve mineraller sayesinde vücut direncini desteklediği düşünülüyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren restoranlarda yoğunluk oluşturan vatandaşlar, hem şifa bulmak hem de bu geleneksel tadı deneyimlemek için uzun kuyruklar oluşturuyor. Görüntüsüyle ürküten ama lezzetiyle kendine hayran bırakan kelle paça, Gaziantep'te mevsim geçişlerinin en çok tercih edilen lezzetlerinden biri olmaya devam ediyor. Kelle paçanın porsiyonu ise 340 TL'den satılıyor.</p>

<p><strong>'12 saat boyunca ağır ateşte pişirilir'</strong></p>

<p>Kelle paçanın yapılışını anlatan usta Ahmet Çadır, 'Kelle paça, yüzyıllardır hem bölgemizde hem de dünyanın farklı yerlerinde tüketilen köklü bir yemektir. Ancak her bölgenin yapılışı ve sunum şekli farklılık gösterir. Gaziantep usulünde öncelikle kelle özenle temizlenir ve büyük kazanlara alınır. Yaklaşık 12 saat boyunca ağır ateşte pişirilir. Pişen kelleler daha sonra çıkarılarak; dil, yanak, beyin ve göz gibi kısımları ayrı ayrı ayıklanır ve servise hazır hale getirilir. Servis aşamasında kelle paça, kendi kolajen açısından zengin suyuyla birlikte sunulur. İçine isteğe göre acı biber, sarımsak, limon ve sirke eklenir. Ayrıca kuzunun beden yağı da ilave edilerek lezzeti artırılır. Sarımsağın doğal bir antibiyotik olması, limonun C vitamini içermesi ve sirkenin faydaları bu yemeği özellikle mevsim geçişlerinde daha da tercih edilir hale getirir' dedi.</p>

<p><strong>'Vücut direncini destekleyen ve eklem sağlığına katkı sağladığı düşünülen bir besindir'</strong></p>

<p>Sağlığa olan faydalarını anlatan usta Çadır, 'Kelle paça, yüksek kolajen içeriği sayesinde vücut direncini destekleyen ve eklem sağlığına katkı sağladığı düşünülen bir besindir. Eskiden daha çok gece tüketilen bir yemekken, günümüzde günün her saatinde tercih edilmektedir. Hatta artık çocuklar da bu lezzete alışmış durumdadır. Gaziantep'te kelle paça yılın 12 ayı boyunca tüketilir. İşletmeler genellikle yazlık ve kışlık paça olarak iki farklı şekilde hazırlar. Kışın daha yoğun ve kolajen açısından zengin bir kıvam tercih edilirken, yazın daha hafif bir versiyon sunulur. Ayrıca yaz aylarında söğüş olarak da tüketilebilmektedir. Fiyatı ortalama 340 lira civarında olan kelle paça; kelle ve ayaktan yapılan bir sakatat yemeğidir. Beyran ile sıkça karıştırılsa da aralarında fark vardır. Beyran, sakatat içermez; kuzunun boyun ve kürek etinden yapılır ve yine uzun süre pişirilir. Her iki yemekte de sarımsak ve acı kullanılsa da, biri sakatat ağırlıklı, diğeri ise kemikli etten yapılan farklı lezzetlerdir' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tadını çok beğeniyoruz</strong></p>

<p>Sıklıkla kelle paça tükettiğini anlatan vatandaş Mehmet Salih Kılıç, 'Kelle paça Gazianteplilerin vazgeçilmezidir. Bizde sağlığa iyi gelmesinden dolayı sık sık tüketiyoruz. Tadını çok beğeniyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gazianteplileri-vazgecilmez-yemegi-kelle-paca</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gazianteplileri-vazgecilmez-yemegi-kelle-paca.jpg" type="image/jpeg" length="27911"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda hedef 10 milyon ziyaretçi]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantep-dogal-yasam-parkinda-hedef-10-milyon-ziyaretci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantep-dogal-yasam-parkinda-hedef-10-milyon-ziyaretci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ikinci ve dünyanın dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda bu yıl 10 milyon ziyaretçi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ikinci ve dünyanın dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda bu yıl 10 milyon ziyaretçi hedefleniyor.</p>

<p>Büyüklüğü, barındırdığı hayvan türleriyle Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen hayvanat bahçelerinden biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, bu yıl da ziyaretçi rekoru kırıyor. 2025 yılında yurt içinden ve yurt dışından 5 milyon kişi tarafından ziyaret edilen Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı 2025 yılının ilk 4 ayında 2 milyon kişi ziyaret etti.</p>

<p>Havaların ısınmaya başladığı bugünlerde hafta sonunu ve sıcak havayı fırsat bilen vatandaşlar, soluğu Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda aldı. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, Türkiye'nin her ilinden ziyaretçi ağırlarken, yurt dışından da özellikle Ortadoğu ülkelerinin tercih ettiği mekanların başında geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep halkının yanı sıra çevre illerden de çok sayıda kişiyi ağırlayan park, başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, İspanya ve Rusya'dan gelen turistlerden de yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>380 türden 10 bin her türden hayvana ev sahipliği yapan parkta açılan Tropikal Koi Parkı başta olmak üzere hayvanların barındığı diğer bölümlerde ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor. Her dönemde adeta ziyaretçi akınına uğrayan parkı, yılsonuna kadar 10 milyon ziyaretçinin gezmesi hedefleniyor.</p>

<p>2026 yılının ilk 4 ayında ziyaretçi sayısı 2 milyona ulaşan parkta yapımına başlanan 'Afrika Savanı' ve 'Yırtıcı Adası'nın hizmete açılmasıyla hedeflenen ziyaretçi sayısına ulaşılması planlanıyor.</p>

<p>Parkın maskotu olan, 5 ay önce de ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında ölen ve babasız doğan zürafa yavrusu, ziyaretçilerden büyük bir ilgi görüyor. Türkiye'de doğan ilk zürafa olan yavrunun ve annesinin fotoğrafını çeken ziyaretçiler, parktaki diğer hayvanlara da ilgi gösteriyor.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 2026 yılı için Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nın ziyaretçi hedefinin yeni bir rekorla 10 milyon olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>'Parkımız ziyaretçi akınına uğruyor'</strong></p>

<p>Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı geçen yıl 5 milyon ziyaretçinin gezdiğini ve 2026 yılının ilk 4 ayında da ziyaretçi sayısının 2 milyona ulaştığını bildiren Şahin, 'Türkiye'nin ve dünyanın en büyük, Avrupa'nın da sayılı doğal yaşam parklarından olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, ziyaretçilerimizden büyük ilgi görüyor. Tür ve sayı bakımından, genişlik bakımından 1 milyon metrekare alan üzerinde kurulan bir yaşam merkezi olan parkımız ziyaretçi akınına uğruyor. Parkımızda tüm canlılarımız çok mutlu ve 380 çeşit hayvanımızın parkta bir yaşam alanı var' dedi.</p>

<p><strong>'Herkesi parkımıza davet ediyorum'</strong></p>

<p>Çevre iller başta olmak üzere Gaziantep'i gezmeye gelen ziyaretçilerin tercihleri arasında ilk sırada yer alan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'na herkesi davet eden Şahin, 'Türkiye'nin her bir şehrinden, Karadeniz'den, Akdeniz'den, Güneydoğu Anadolu'dan, Doğu Anadolu'dan, İç Anadolu'dan ziyaretçi parkımıza geliyor. Parkımıza gelenler çok mutlu, ailece geliyorlar, çocuklarını gezdiriyorlar. Hayvanlar çok mutlu, şu an üreme zamanı, yani yavrularımız oldu ve onları ziyaret ettik. Türkiye'de doğan ilk zürafa Gaziantep'te dünyaya geldi. Bunlar hepsi bizim ilklerimiz. Dolayısıyla Doğal Yaşam Parkı'mız her yıl kendini yenileyerek yoluna devam ediyor. Ben herkesi parkımıza davet ediyorum. Gaziantep'te Doğal Yaşam Parkı'nı ziyaret ettikten sonra şehrin merkezine gidip, 5 antik kent, 22 müze, bir de güzel lezzetleriyle, gastronomi, mutfağın ve lezzetin başkentiyle daha çok tanışmalarını arzu ediyorum. Şimdi yeniden Gaziantep'e gelme zamanı, Doğal Yaşam Parkı'nı gezme zamanı diyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantep-dogal-yasam-parkinda-hedef-10-milyon-ziyaretci</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantep-dogal-yasam-parkinda-hedef-10-milyon-ziyaretci.jpg" type="image/jpeg" length="46962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te 'Bir Umut Bir Can' tüp bebek desteği projesinin ilk bebeği dünyaya geldi]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-bir-umut-bir-can-tup-bebek-destegi-projesinin-ilk-bebegi-dunyaya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-bir-umut-bir-can-tup-bebek-destegi-projesinin-ilk-bebegi-dunyaya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 'Aile Yılı' kapsamında hayata geçirilen 'Bir Umut Bir Can' tüp bebek destek projesinin ilk bebeği olarak dünyaya gelen minik Fatma Şahin'i ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 'Aile Yılı' kapsamında hayata geçirilen 'Bir Umut Bir Can' tüp bebek destek projesinin ilk bebeği olarak dünyaya gelen minik Fatma Şahin'i ziyaret etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan edilmesiyle birlikte, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde başlatılan 'Bir Umut Bir Can' projesinin ilk meyvesi alındı ve projenin ilk bebeği dünyaya geldi. 5 yıldır çocuk hasreti çeken ve projeden ilk yararlanan ailelerden biri olan İsmail-Eylem Şahin çifti, dünyaya gelen kızlarına, verilen desteklerden dolayı Başkan Fatma Şahin'in adını verdi.</p>

<p><strong>Minik Fatma Şahin'i ilk ziyaret eden isim Başkan Fatma Şahin oldu</strong></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı doğumun ardından, minik Fatma Şahin'i ziyaret eden ilk isimlerden biri de Başkan Fatma Şahin oldu. Başkan Şahin, aileyi tebrik ederek minik Fatma için iyi dileklerini iletti. Ziyarette konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Aile Yılı'nın ilan edilmesinin hemen ardından kapsamlı bir aile destek paketi açıkladıklarını belirtti.</p>

<p><strong>'Projenin ilk bebeği dünyaya geldi'</strong></p>

<p>Başkan Şahin, 'Bu aile paketi içerisinde bebeği olmayanlara tüp bebek desteği de vardı. Devlet ve özel hastanelerden destek aldık. Çok güzel bir protokol yapmıştık. Bu işlerin mali boyutu ve takibi var. Biz bu desteği vereceğimizi söyledik. Projenin ilk bebeği oldu. Lütfettiler benim ismimi koydular bebeğe. Fatma'mız ilk bebeğimiz. Destek veren, yanımızda olan değerli doktorlarımız ve bütün sağlık camiasına, sağlık kurumlarına çok teşekkür ediyorum. Bu aile yılının ilk bebeği. Bakanlık dönemimde yaptığımız proje vardı. Belediye Başkanı olduktan sonra da talepler gelince tüp bebek desteğine devam ettik. Orada 300 bebeğimizi proje ile anne ve babasına kavuşturmuştuk. Bu yeni aile yılının ilk bebeği' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Proje kapsamında 10 bebek daha yolda</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin son durumuna ilişkin bilgi veren Başkan Fatma Şahin, 'Bir Umut Bir Can' tüp bebek desteğine 200 başvuru yapıldığını belirterek, 'Şu anda 10 yeni bebeğimiz daha yolda' dedi.</p>

<p><strong>Aileden Başkan Şahin'e teşekkür</strong></p>

<p>İsmail-Eylem Şahin çifti ise yaptıkları açıklamada, 5 yıllık çocuk hasretlerinin sona ermesine vesile olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'e destekleri için teşekkür ederek duydukları mutluluğu dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-bir-umut-bir-can-tup-bebek-destegi-projesinin-ilk-bebegi-dunyaya-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-bir-umut-bir-can-tup-bebek-destegi-projesinin-ilk-bebegi-dunyaya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="48346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te öğretmenden hayat kurtaran Heimlich müdahalesi!]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-ogretmenden-hayat-kurtaran-heimlich-mudahalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-ogretmenden-hayat-kurtaran-heimlich-mudahalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te öğle yemeğinde nefes borusuna elma parçası kaçan lise öğrencisi, öğretmenin heimlich manevrası sayesinde kurtuldu. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te öğle yemeğinde nefes borusuna elma parçası kaçan lise öğrencisi, öğretmenin heimlich manevrası sayesinde kurtuldu. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.</p>

<p>Olay, Şehitkamil ilçesinin Karacaburç Mahallesi'ndeki Karacaburç Çok Programlı Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 10'uncu sınıf öğrencisi Beyza Cançelik öğle arasında, okulun öğle yemeği menüsünde yer alan elmayı yediği esnada nefes borusuna elma dilimi kaçması sonucu nefes almakta güçlük çekmeye başladı.</p>

<p>Durumu fark eden Beyza Çelik'in arkadaşları bağırmaya başlayınca Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Faik Aktaş, Çelik'e heimlich manevrası uygulayarak, elma dilimini çıkarttı ve Çelik'in rahat nefes almasını sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğretmenin öğrencisine müdahale anları, okulun güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Öğrencisinin hayatını kurtaran öğretmen Aktaş, soğukkanlı davranışıyla takdir topladı.</p>

<p>Sağlık durumu iyi olan öğrenci Çelik ise öğretmenine teşekkür etti. Olayın ardından okul yönetimi ve sağlık yetkilileri de öğrencisinin hayatını heimlich manevrası ile kurtaran öğretmeni tebrik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-ogretmenden-hayat-kurtaran-heimlich-mudahalesi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-ogretmenden-hayat-kurtaran-heimlich-mudahalesi.jpg" type="image/jpeg" length="53893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te jandarmadan çocuklara 23 Nisan sürprizi]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-jandarmadan-cocuklara-23-nisan-surprizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-jandarmadan-cocuklara-23-nisan-surprizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Oğuzeli ilçesinde 2 ilkokula sürpriz ziyarette bulunarak öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Oğuzeli ilçesinde 2 ilkokula sürpriz ziyarette bulunarak öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladı.</p>

<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Oğuzeli İlçe Jandarma Komutanlığı ile Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği ekipleri, çocuklara 23 Nisan sürprizi yaptı. Ekipler, Oğuzeli ilçesinde bulunan Büyük Şahinbey İlkokulu ve Yeşildere Cumhuriyet İlkokulu'nu ziyaret ederek öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladı. Jandarma ekipleri, ziyaret sırasında öğrencilere okul güvenliği, çocukları suçtan koruma, akran zorbalığı, emniyet kemeri kullanımı, yaya geçitlerinde karşıdan karşıya geçiş ve trafikte uyulması gereken diğer kurallar ile çocukların suçtan korunması konularında eğitim verdi. Eğitim sonunda öğrencilere Tim Jandarma çizgi filmi gösterimi de yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekipler, öğrencilere Jandarma Çocuk Dergisi, boyama kitabı ve çeşitli hediyeler de verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-jandarmadan-cocuklara-23-nisan-surprizi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-jandarmadan-cocuklara-23-nisan-surprizi.jpg" type="image/jpeg" length="40444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te 300 yıllık Zincirli Bedesten turistlerin gözdesi]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-300-yillik-zincirli-bedesten-turistlerin-gozdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-300-yillik-zincirli-bedesten-turistlerin-gozdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te 300 yıllık geçmişiyle ticaretin kalbi olan tarihi Zincirli Bedesten, GAP turları ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te 300 yıllık geçmişiyle ticaretin kalbi olan tarihi Zincirli Bedesten, GAP turları ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi.</p>

<p>Asıl adı Hüseyin Paşa Bedesteni olan ve 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan 300 yıllık tarihi Zincirli Bedesten, kentin en eski ticaret alanlarından biri olarak dikkati çekiyor. Kültür Yolu'nun üzerinde bulunan ve şehir merkezinde yer alması dolayısıyla ulaşımın da kolay olduğu Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri durumunda bulunuyor.</p>

<p><strong>Yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor</strong></p>

<p>Gaziantep'te geçmişte ticari hayatın merkezi olan ve bugünde büyük ilgi gören tarihi Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki tarihi alışveriş noktalarından biri olan Zincirli Bedesten, yenilenmiş yapısı ve otantik atmosferiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Halk arasında 'Kara Basamak Bedesteni' olarak da bilinen Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlere alışveriş ve kültür deneyimini bir arada sunuyor. Gaziantep'in en kıymetli ve önemli mirasları arasında yer alan ve binlerce yıllık geçmişe sahip olan Zincirli Bedesten'de daha çok hediyelik ve turistik eşyalar ile Antep fıstığı, kurutmalık, baharat ve kente ait yöresel ürünlerin satılıyor.</p>

<p><strong>Gaziantep'in ticaretine ve turizmine hizmet ediyor</strong></p>

<p>300 yıldır Gaziantep'in ticaretine ve turizmine hizmet eden Zincirli Bedesten'i gezen turistler, doğal ve yöresel ürünlerin yanı sıra geleneksel el sanatları ile hediyelik ürünlere yoğun ilgi gösteriyor.</p>

<p>Geçmişin bütün renklerini barındıran tarihi çarşıda turistler, alışveriş yaptıkları esnada tarihe yolculuk yapıyor. Özellikle hafta sonları yaşanan turist hareketliliği esnafı çok mutlu ediyor.</p>

<p><strong>'Turist yoğunluğu bizi mutlu ediyor'</strong></p>

<p>Bedesten esnaflarından Selim Öztop, tarihi Zincirli Bedesten'in yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gördüğünü belirterek, 'Tarihi Zincirli Bedesten, Osmanlı döneminde, yaklaşık 300 yıl önce yapılmış tarihi bir çarşıdır. Tarihi Zincirli Bedesten, daha çok alışveriş için yapılmış olan bir yapı olduğu için günümüzde de alışveriş için turistlerin ziyaret ettiği bir mekan oluyor. Tarihi Zincirli Bedesten, Kültür Yolu güzergahının tam ortasında bulunuyor. Gaziantep'e dair tüm el sanatlarını burada görebiliyoruz. Çarşımızda Başlıca bakır, sedef, çini, telkari, kuruyemişçiler ve baharatçılar gibi esnaflarımız var. Tüm bu ürünleri tek seferde çarşımıza girip alabiliyorsunuz. Son dönemlerde turistlerin çarşımıza ilgisi çok daha iyi arttı. Özellikle nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında bizim 'sezon' dediğimiz dönemde ciddi bir yoğunluk oluyor' dedi.</p>

<p><strong>'Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz'</strong></p>

<p>Tarihi dokunun yaşatıldığı, el emeği bakır, sedef ve çini işlemelerinin yanı sıra üfleme camların, doğal kurutmalıklar ile organik kökboyası kullanılarak yapılan kutnu kumaş dokuması gibi kente özgü birçok ürünün Zincirli Bedesten'de yer aldığını belirten Erhan Yeter de, 'Şehrimizde gerek yerli gerek yabancı turist olmak üzere birçok misafiri ağırlıyoruz. Yöresel lezzetlerimiz ve yöresel hediyelik eşyalarımız ilgi çekiyor. Gaziantep çok zengin bir şehirdir. Yurt dışından veya yurt içinden olsun, bütün misafirlerimizi ağırlamaktan şeref duyarız. Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz, kapımız kendilerine sonuna kadar açıktır. Depremden sonra bayağı bir sıkıntı yaşadık. Ama elhamdülillah turlarımız akın akın şehrimize geliyorlar' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Turistlerimizi çarşımızda ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'daki tarihi Kapalı Çarşı gibi Gaziantep'teki Zincirli Bedesten'in de kentin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Halil Karabacak da, 'Yurt dışından ve yurt içindeki bütün turistlerimizi burada ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz. Depremden sonra yeni toparlanan şehrimize turistlerin gelmesi hem ekonomik açıdan hem de manevi açıdan bizi çok güzel etkiliyor. Allah'ın izniyle daha güzel olacağını düşünüyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-300-yillik-zincirli-bedesten-turistlerin-gozdesi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-300-yillik-zincirli-bedesten-turistlerin-gozdesi.jpg" type="image/jpeg" length="91901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te bahar aylarında tescilli lezzet Beyran'a yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-bahar-aylarinda-tescilli-lezzet-beyrana-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-bahar-aylarinda-tescilli-lezzet-beyrana-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in tescilli lezzetlerinden, padişah yemeği olarak bilinen beyran, bahar aylarında da yoğun ilgi görmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'in tescilli lezzetlerinden, padişah yemeği olarak bilinen beyran, bahar aylarında da yoğun ilgi görmeye devam ediyor.</p>

<p>Özellikle mevsim geçişlerinin etkisiyle artan grip ve soğuk algınlığı vakaları, vatandaşları doğal ve geleneksel yöntemlere yönlendirirken, beyran bu noktada adeta şifa kaynağı olarak öne çıkıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren beyran salonlarının yolunu tutan vatandaşlar, hem lezzetli bir öğün tüketiyor hem de hastalıklara karşı direnç kazandıklarına inanıyor.</p>

<p><strong>Bağışıklık sistemini güçlendirdiği düşüncesiyle tercih ediliyor</strong></p>

<p>Kuzu eti, et suyu, pirinç, sarımsak ve çeşitli baharatlarla hazırlanan beyran, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirdiği düşüncesiyle tercih ediliyor. Beyran ustaları ise yılın her döneminde yoğunluk yaşandığını ancak bahar aylarında bu ilginin daha da arttığını belirtiyor.</p>

<p>Vatandaşların özellikle soğuk algınlığı, halsizlik ve kırgınlık şikayetleriyle geldiğini ifade eden usta Yusuf Pektaş, 'Beyran hem doyurucu hem de içenleri terleterek rahatlatıyor. Bu yüzden hasta olan da sağlıklı olan da tercih ediyor' dedi. Gaziantep mutfağının en önemli değerlerinden biri olan beyran, sadece yerli halkın değil, şehre gelen turistlerin de ilgisini çekmeye devam ediyor. Geleneksel yapımı ve güçlü aromasıyla dikkat çeken bu özel yemek, dört mevsim sofralardaki yerini korurken, özellikle bahar aylarında adeta şifa niyetine tüketiliyor' dedi.</p>

<p><strong>'Biz beyranı doğal bir antibiyotik olarak görüyoruz'</strong></p>

<p>Beyran yemeğine ilginin her mevsim yoğun olduğunu söyleyen usta Yusuf Pektaş, 'Beyran, haşlanmış pirinç ve kuzu etiyle yapılır. Et olarak genellikle kuzunun kürek kısmı tercih edilir. Ayrıca yaklaşık 12 saat kaynatılarak hazırlanan ilikli kemik suyu kullanılır. Biz beyranı doğal bir antibiyotik olarak görüyoruz. Yaklaşık 80 yıl önce beylere hitap eden bir yemek olduğu için 'beyran' adını almıştır. Misafirlerimiz bazen beyranı çorba olarak adlandırır ancak biz buna katılmıyoruz. Beyran bir çorba değil, sulu bir ana yemektir. Oldukça doyurucudur; içerisinde pirinç ve et bulunur. Sağlık açısından da önemli bir yere sahiptir. Özellikle kış aylarında hastalandığımızda hastaneye gitmeden önce bol acılı ve sarımsaklı beyran tüketiriz. Ardından dinleniriz ve ertesi güne daha enerjik uyanırız. Beyran kolajen içerir. İçerisinde sarımsak ve ilikli kemik suyu bulunduğu için doğal bir antibiyotik olarak kabul edilir. Beyranın belirli bir zamanı yoktur, günün her saatinde tüketilebilir. Sabah kahvaltısında, öğle yemeğinde, akşam ya da gece saatlerinde tercih edilebilir. Yaz aylarında ise sıcak havalar nedeniyle sabah saatlerinde çok tercih edilmez. İçeriğindeki pul biber, sarımsak ve kemik suyu sıcak havada ağır gelebilir. Ancak akşam serinliğinde yeniden yoğun ilgi görür. Beyranın fiyatı 360 TL'dir ve bizde her gün bulunur. Hazırlık sürecinde, önceden elde edilen ilikli kemik suyu ocağa alınır ve yüksek ateşte yaklaşık 4-5 dakika kadar özleşmesi sağlanarak servise hazır hale getirilir' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'En çok tercih edeceğimiz yemek kesinlikle beyran olur'</strong></p>

<p>Ankara'dan geldiklerini belirten vatandaş Kubilay Yorulmaz, 'Gittiğimiz birçok yerde bu tarz özgün tatları bulamıyoruz. Bu yüzden özellikle beyran yemek için buraya geldik. Gerçekten çok memnun kaldık, ustanın eline sağlık. Gaziantep gastronomi açısından çok zengin bir şehir. Sadece beyran değil, diğer yemekler de oldukça lezzetli. Ama en çok tercih edeceğimiz yemek kesinlikle beyran olur' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-bahar-aylarinda-tescilli-lezzet-beyrana-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-bahar-aylarinda-tescilli-lezzet-beyrana-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="24521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te işitme engelli kadınlar işaret diliyle Kur'an-ı Kerim öğreniyor]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-isitme-engelli-kadinlar-isaret-diliyle-kuran-i-kerim-ogreniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-isitme-engelli-kadinlar-isaret-diliyle-kuran-i-kerim-ogreniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te işitme engelli kadınlar, işaret diliyle Kur'an-ı Kerim öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te işitme engelli kadınlar, işaret diliyle Kur'an-ı Kerim öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor.</p>

<p>Gaziantep İl Müftülüğü tarafından Ulu Camii'ndeki Kur'an Kursu'nda işitme engelli kadınlara yönelik işaret diliyle Kur'an-ı Kerim kursu açıldı. Farklı yaş gruplarından çeşitli nedenlerle işitme ve konuşma kaybı yaşayan kadınlar, kursta hem işaret diliyle Kur'an-ı Kerim okuyor hem de dini bilgiler öğreniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kur'an-ı Kerim öğrenmek için büyük azim ve gayret gösteren işitme engelli kadınların Kur'an sevgisi görenleri imrendiriyor. İşaret diliyle Kur'an-ı Kerim öğrenmenin sevincini yaşayan kadınlar, sessiz dünyalarını Kur'an-ı Kerimle anlamlandırıyor.</p>

<p><strong>Kur'an-ı Kerim aşkı engel tanımıyor</strong></p>

<p>Birçoğunun ilk kez Kur'an-ı Kerim okumaya başladığı kursta işitme engelli kadınlar, Kur'an-ı Kerim'i işaret diliyle öğrenerek ruhlarına aktarıyor. Engellerine aldırış etmeden büyük bir azimle Kur'an-ı Kerim öğrenen kadınlar, kursta öğrendikleri dini bilgileri de hayatlarında uyguluyor.</p>

<p>Eğitmen Kifayet Ateş tarafından hafta içi sabah saat 10.00 ile 12.00 saatleri arasında verilen derslerle birçok işitme engelli kadın Kur'an-ı Kerim öğrenmenin yanı sıra temel bilgiler dersi de alıyor.</p>

<p><strong>'Kursiyerlerimizin kursa büyük ilgisi var'</strong></p>

<p>İşitme engelli kursiyerlerin Kur'an-ı Kerim öğrenme çabalarının kendisini çok etkilediğini dile getiren Kifayet Ateş, '2016'dan itibaren işitme engellilere yönelik Kur'an kursunu açmış bulunmaktayız ve kursumuz devam ediyor. Öğrencilerimiz arasında kursun açıldığı ilk günden beri gelenler ve daha sonraki yıllarda gelenlerde var. Buradaki ilk önceliğimiz Kur'an-ı Kerim'i işaret diliyle öğretmek ancak temel dini bilgileri, ibadet, itikad, siyer ve ahlak derslerini de işaret diliyle öğretiyoruz. Kursiyerlerimiz Kur'an-ı Kerim'in yanı sıra bu dersleri de bizden talep ettiler. Yine kursiyerlerimiz Kur'an-ı Kerim kursu açmamız için de talepte bulundu. Biz de işitme engelli kadınlarımızın bu talebini il müftülüğümüze bildirdik ve şu anda hem Kur'an-ı Kerim'i hem de temel dini bilgileri öğreniyorlar. Daha önce böyle bir kurs olmadığı için, bu kurs onlar için de büyük bir fırsat oluyor. Kursiyerlerimizin kursa büyük bir ilgileri var. Kursu ve Kur'an-ı Kerim öğrenmeyi çok merak ediyorlar' dedi.</p>

<p><strong>'Kursu çok seviyorlar'</strong></p>

<p>10 yıldır işaret diliyle Kur'an-ı Kerim eğitimi verdiğini ve kursiyerlerinin çeşitli sebeplerle işitme kaybı yaşayan özel grup olduğunu anlatan Ateş, 'İşitme engelli öğrencilerimiz hem Kur'an-ı Kerim'i hem de dini bilgileri işaret diliyle öğrendikleri bu kursu çok seviyorlar. Kursumuz Gaziantep'te tek olduğu için kursumuza yoğun ilgi ve talep var. Öğrencilerimiz hem Kur'an-ı Kerim'i öğrendikleri hem de ibadetle ilgili hayatlarında kafalarına takılan sorulara bu kursta cevaplar buldukları için kursumuzu çok beğeniyorlar ve gelmeye devam ediyorlar' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Kursiyerler Kur'an-ı Kerim öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor</strong></p>

<p>Kursiyerlerden Hatice Demir de kursta Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendiğini belirterek, emek verenlere teşekkür ederek, 'Kursa 2016'da başladım. 10 yıldır Kur'an-ı Kerim öğrenmeye geliyorum. Ben önce Kur'an-ı Kerim hiç bilmiyordum. Hep içim sıkılıyordu. Şimdi işaret diliyle Kur'an-ı Kerim'i öğrendim ve başardım. Kur'an-ı Kerim işaret diliyle okuyorum. Sureleri işaret diliyle ezberledim. Bu kursa geldiğim için çok mutluyum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kursu çok sevdiğini ve arkadaşlarıyla güzel vakit geçirdiğini belirten Ayşe Özufacık ise, '9 yıldır bu kursa geliyorum ve kursu hiç bırakmayacağım. Kur'an-ı Kerim'i okumayı bu kursta öğrendim. Aynı zamanda temel dini bilgileri de öğrendim' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-isitme-engelli-kadinlar-isaret-diliyle-kuran-i-kerim-ogreniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-1854.png" type="image/jpeg" length="76234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'in kadın ciğer ustası müşterilerden tam not alıyor]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepin-kadin-ciger-ustasi-musterilerden-tam-not-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepin-kadin-ciger-ustasi-musterilerden-tam-not-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde yaşayan 4 çocuk annesi Yelda Güler, ilçenin tek kadın ciğer ustası olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde yaşayan 4 çocuk annesi Yelda Güler, ilçenin tek kadın ciğer ustası olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Yaklaşık 8 yıl önce eşinin desteğiyle iş hayatına adım atan Yelda Güler, bugün kebap ve ciğer üzerine kurulu işletmesinde hem patronluk hem de ustalık yapıyor. Erkek egemen bir sektör olarak bilinen kebapçılıkta gösterdiği başarıyla adından söz ettiren Güler, özellikle ciğer konusundaki ustalığıyla müşterilerden tam not alıyor.</p>

<p><strong>Birçok kadına da ilham kaynağı oluyor</strong></p>

<p>Eşinin kesimhanede çalışarak temin ettiği taze ürünleri kendi elleriyle hazırlayan Güler, şişleme, pişirme ve servis aşamalarının tamamını titizlikle yürütüyor. İşletmede müşteri ilişkilerinden mutfak hazırlıklarına kadar her detayla birebir ilgilenen Güler, ailesinin de desteğiyle çalışmalarını sürdürüyor. İş hayatına başlamadan önce çekingen bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Güler, zamanla özgüven kazandığını ve bugün bulunduğu noktaya kendi emeğiyle ulaştığını belirtti. İlçede kadınların iş hayatına katılımına öncülük eden isimlerden biri olarak gösterilen Güler, birçok kadına da ilham kaynağı oluyor.</p>

<p><strong>'8 yıl önce ev hanımıydım, şimdi ciğer ustası'</strong></p>

<p>Mesleğe başlama hikayesini anlatan usta Güler, '8 yıl önce ev hanımıydım. Çocuklarımla ilgileniyordum. Eşim bir gün 'Bir dükkan açalım, ben mezbahadan malzemeyi getireyim, sen de bize yardımcı ol' dedi. Böylece bu işe başladım. Şu an kendi işimin hem patronuyum hem de çalışanıyım. Dolaptaki ciğerden satışa kadar her şeyden ben sorumluyum. Müşterilerle ben ilgileniyorum. İşimizi bu şekilde sürdürüyoruz. Çocuklarım da burada, aile şirketi olarak çalışıyoruz. Bizi seven müşterilerimiz var, gelen herkese teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Başlarda böyle değildim. Çekingen biriydim, konuşamazdım. Erkeklerin yanında rahat duramazdım. Ama şimdi öyle değil. Artık gerektiğinde tartışmamı da yaparım, kendimi savunurum. Yani artık bu işin içinde, herkes gibi oldum. Tek kadın olduğum için arada rekabet de oluyor tabii. Ama ben kimsenin ne dediğine bakmadan işimi yapıyorum. Kadınlara şunu söylemek istiyorum: Hangi meslek olursa olsun fark etmez, yeter ki kendinize güvenin. Kadın isterse her işi yapar' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Bizim çevrede kadınların kebapçıda çalışması alışılmış bir şey değildi'</strong></p>

<p>Usta Güler, 'Eşim mezbahadan malzemeyi getirir, biz burada hazırlığını yaparız. Doğrarız, şişlere dizeriz. Sonra müşterilerimizi bekleriz. Bizi sevenler gelir, biz de onlara ikramda bulunuruz. Müşteri sayımızın belli bir sınırı yok, çok şükür yoğunuz. Şu an eşim bir kampanya yaptı, saat 15.00'e kadar dürümler 160 TL, 15.00'ten sonra ise 200 TL. Ben ilkokul mezunuyum. Eskiden evden dışarı çıkmayan biriydim. Ama şimdi öyle değil. Artık işin her aşamasındayım. Hesaplardan giderlere, ciğerin hazırlanmasından müşteri hizmetine kadar her şeyle ben ilgileniyorum. Müşteri geldiğinde siparişini alıyoruz. Ateşimiz 7/24 hazır. Hemen pişirip servis ediyoruz. İsteyenlere kendi hazırladığım acılı soslardan da ikram ediyorum. Başta insanlar yadırgadı. Çünkü bizim çevrede kadınların kebapçıda çalışması alışılmış bir şey değildi. Hele ki erkeklerin yoğun olduğu bir ortamda. Ama ben başardım. Ben başardıysam, bütün kadınlar da başarır' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Oğuzeli ilçesi olarak Yelda ablayla gurur duyuyoruz'</strong></p>

<p>Gaziantep'in tek kadın ciğer ustası olan Yelda ustanın başarılı olduğunu söyleyen vatandaş Hayri Alan, 'Biz Gaziantep'te, Oğuzeli ilçesi olarak Yelda ablayla gurur duyuyoruz. Bir kadın olarak Oğuzeli'ne kebap konusunda önemli bir lezzet kazandırdı. Kendisi güvenilir ve işini hakkıyla yapan bir esnaf. Eşi de bu işin içinde; kesimhanede çalışıyor ve taze ürünleri temin ediyor. Yelda abla da bunları en güzel şekilde hazırlayıp müşterilere sunuyor. Eskiden ilçemizde kadınların iş hayatında aktif olması pek yaygın değildi. Ancak Yelda ablanın öncülüğü sayesinde bugün birçok kadın ticarete atıldı. Bakkal işleten, çay ocağı açan ve farklı alanlarda çalışan kadınlarımızın sayısı arttı. Bu anlamda Yelda abla önemli bir örnek oldu. Gerçekten çok başarılı bir insan. Başarılarının devamını diliyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yelda Güler'in eşi Kartal Güler ise, 'Eşimle gurur duyuyorum. Kadın olarak çok iyi bir usta oldu. Her zaman destecisiyim' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepin-kadin-ciger-ustasi-musterilerden-tam-not-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepin-kadin-ciger-ustasi-musterilerden-tam-not-aliyor.jpg" type="image/jpeg" length="61599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te çini kursu açıldı! Kadınların ellerinde hayat buluyor...]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-cini-kursu-acildi-kadinlarin-ellerinde-hayat-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-cini-kursu-acildi-kadinlarin-ellerinde-hayat-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te açılan çini kursuna katılan kadın kursiyerler, seramikten hazırladıkları eserlerle hem sanat öğreniyor hem de aile ekonomilerine katkıda bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te açılan çini kursuna katılan kadın kursiyerler, seramikten hazırladıkları eserlerle hem sanat öğreniyor hem de aile ekonomilerine katkıda bulunuyor.</p>

<p>Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya taşıdığı, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı devletlerinden günümüze miras kalan, UNESCO'nun da 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası' listesine aldığı çini sanatı kadınların ellerinde geleceğe aktarılıyor. Çini sanatını yaşatmak için Şahinbey Belediyesinin Türkiye'nin en büyük ikinci camisi olan Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi'nde kadınlara yönelik açtığı kursa, kadınlar yoğun ilgi gösteriyor.</p>

<p><strong>Kadınlar birbirinden güzel ürünler yapıyor</strong></p>

<p>Birçok sanat dalına yönelik kursun bulunduğu Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi'ndeki kurslar, büyük ilgi görüyor. Kadınlar, seramikten yaptıkları kahve fincanları, tabaklar, tablolar ve hediyelik plaket gibi ürünleri sabırla boyayarak sanatsal ürünler ortaya çıkarıyor. Kadınların ürettiği ürünler büyük ilgi görüyor.</p>

<p><strong>'Çini sanatı Türk'ün öz sanatıdır'</strong></p>

<p>Çini sanatının Osmanlı tarafından günümüze ulaşan bir sanat olduğunu belirten kurs çini sanatçısı ve eğitmeni Özlem Karabüber, 'Çini sadece bize mahsus, Türk'ün öz sanatıdır. Çini sanatı Mezopotamya ve Orta Asya kökenli pişmiş toprağın işlenmesiyle oluşan Türk kültüründe Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde zirveye ulaşan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Türklerin en önemli süsleme sanatıdır. Ben de bu sanatı öğrenmek için kursiyerlikten başladım. 2006 yılından bu yana bu sanatın içerisindeyim. Amacım bu geleneksel sanatımızı daha fazla kişiye ulaştırmak ve gelecek nesillerimize aktarmaktır' dedi.</p>

<p>Karabiber, unutulmaya yüz tutmuş sanat dallarından olan çini sanatını yaşatmak için kadınlara yönelik açılan ve kadınların hobi amaçlı başladıkları kursta aldıkları uygulamalı eğitimler kapsamında çeşitli ürünler yaparak hem ev ekonomisine katkıda bulunduklarını hem de psikolojik terapi niteliği taşıyan Osmanlı motiflerinin desenlerini çizerek eğlenceli vakit geçirdiklerini bildirdi.</p>

<p><strong>'Kadınlar ev ekonomisine katkıda bulunuyor'</strong></p>

<p>Osmanlı dönemine ait çini motifler üzerine eserler yaptıklarını dile getiren Karabüber, 'Çini sanatı sabır ve emek isteyen, aynı zamanda da insana huzur veren çok özel bir sanattır. Kursumuzda sadece bir el sanatı değil, aynı zamanda insanların sosyalleştiği, özellikle ev hanımlarının kendilerine zaman ayırdıkları ve üretmenin mutluluğunu yaşadıkları psikolojik olarak da kendilerini iyi hissettikleri bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Kadın kursiyerlerimiz bu kursta yaptıkları ürünleri satabiliyorlar ve bu şekilde ev ekonomilerine de katkıda bulunuyorlar' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Çini sanatı psikolojik terapi gibi geldi'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından İslahiye ilçesinden Gaziantep kent merkezine yerleştiğini ve deprem sürecinde yaşadığı sıkıntıları çini sanatı kursu sayesinde aştığını belirten kursiyerlerden Sevgi Yazaroğlu Kaya, çini sanatının kendisi için terapi gibi geldiğine değinerek, 'Geçtiğimiz yıl çini sanatı ile tanıştım. Camideki farklı kurslara da katılıyorum. Çini kursunda çok mutluyum. Eğitmenimiz Özlem hanımın da bize çok faydası oluyor ve güzel eğitim veriyor. Daha önce de tezhip sanatında eğitim aldığımdan dolayı çini sanatını çok güzel bir şekilde yaptığımı düşünüyorum. Bir depremzede olarak depremden sonra çok sıkıntıya girmiştim. Fakat bu kursta çini sanatıyla hayat buluyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Çini sanatıyla hayat buldum'</strong></p>

<p>Kursun en yaşlı kursiyeri 62 yaşındaki Pempe Nur Öner ise 'Çini kursuna geliyorum. Bu kursu tüm ev hanımlarına tavsiye ediyorum. çünkü bu kurs aynı zamanda bir terapi kursu. Çini yapsınlar. Çini sanatı benim için çok büyük önem taşıyor ve ben çini sanatıyla tanıştıktan sonra evde tüm işleri bırakıp her gün kursa gelmeye başladım' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-cini-kursu-acildi-kadinlarin-ellerinde-hayat-buluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/a-w684033-07.jpg" type="image/jpeg" length="25549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te misafirlerine yaptığı yuvalama hayatını değiştirdi]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-misafirlerine-yaptigi-yuvalama-hayatini-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/gaziantepte-misafirlerine-yaptigi-yuvalama-hayatini-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan Şahide Ulukök, bayramda evine gelen misafirlere yaptığı yuvalamanın çok beğenilmesi üzerine arkadaşlarının ve misafirlerinin tavsiyesi üzerine açtığı işletmede siparişlere yetişemiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan Şahide Ulukök, bayramda evine gelen misafirlere yaptığı yuvalamanın çok beğenilmesi üzerine arkadaşlarının ve misafirlerinin tavsiyesi üzerine açtığı işletmede siparişlere yetişemiyor.</p>

<p>Gaziantep'te yaşayan 55 yaşındaki Şahide Ulukök'ün 10 yıl önce Ramazan Bayramı'nda evine gelen misafirlere ikram ettiği kentin geleneksel ve tescilli lezzeti olan yuvalama çok beğenildi.</p>

<p><strong>Misafirlerinin beğenisi ilham oldu</strong></p>

<p>Misafirlerinin, 'Neden bir işletme açıp da yuvalama yapmıyorsun' tavsiyesi üzerine yuvalama yemeğinin üretimini yapmak için bir arayış içerisine giren Ulukök, kentte bayram sofralarının vazgeçilmezi olan yuvalama yemeğinin üretimi için araştırmalar yaptı. Kendi sermayesiyle işletme kuran ve bir makine alarak üretime başlayan Ulukök, 2 kişiyle yuvalamanın yanı sıra içli köfte, mantı ve kente ait yöresel yemeklerin de üretimini yapmaya başladı.</p>

<p><strong>Kurduğu işletmede patron oldu</strong></p>

<p>Gastronomi kenti Gaziantep'te daha çok Ramazan Bayramı'na özel olarak yapılan ve oldukça zahmetli bir yemek olan yuvalama, içli köfte ve mantı üretimi yapan Ulukök, kurduğu işletmede hem patron oldu hem de kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen ev kadınlarına iş kapısı oldu. Kısa sürede sosyal medyada yayılan ve kentin farklı noktalarından da sipariş almaya başlayan Ulukök, siparişlere yetişemeyince hem makine hem de eleman sayısını artırmaya karar verdi.</p>

<p><strong>5 kadına istihdam sağlıyor</strong></p>

<p>Süreç içerisinde ürünlerinin beğenilmesi ve taleplerin artmasıyla KOSGEB'e başvuran Şahide Ulukök, aldığı destekle yeni makine ve ekipman alıp istihdam sayısını da 5'e çıkardı. Kentin yöresel lezzetlerini bin bir emek ve zahmetle üreten girişimci Ulukök, günlük 100 kilogram yuvalama üretmeye başladı. Yuvalama üretimini seri hale getiren ve yemekleri büyük bir ilgi gören Ulukök, işletmesinde istihdam sağladığı 5 kadınla azimle yoluna devam ediyor. Bayram sürecinde işçi sayısını 12 kişiye kadar çıkaran Ulukkök, ürünlerini farklı kentlerdeki müşterilerine de gönderiyor. Merakı ve kararlılığı sayesinde kendi işinin patronu olan Ulukök, azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına da örnek oluyor.</p>

<p><strong>'Daha fazla kadın istihdam etmek istiyorum'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Misafirlerinin tadını beğenerek başladığı yuvalama üretimi sayesinde hem hayalini gerçekleştirdiğini hem de istihdam sağladığını anlatan Ulukök, işini büyütüp daha fazla kadına istihdam sağlamayı ve iş kapısı olmayı hedeflediğini söyledi. 2026 yılında bir küçük üretim tesisi kurduğunu belirten Ulukök, 'Hanımlarla beraber çalışıyoruz. Bizim burada istihdam ettiğimiz 5 kadına da iş kapısı olduk. Ramazan Bayramlarında daha yoğun bir şekilde çalışırız. O zaman çalışan kadın sayısı 10-12'yi bulur' dedi.</p>

<p><strong>'İşletmemi büyütmeyi hedefliyorum'</strong></p>

<p>Yuvalama yemeğinin Gaziantep mutfağının en önemli lezzetlerinden biri olduğunu belirten Ulukök, 'Gaziantep'te yuvalama bayramlarda en çok rağbet edilen bir yemektir. Yuvalama Gaziantep'te Ramazan Bayramı'nda olmazsa olmazımızdır. Şu anda biz yuvalamayı teknolojiyle buluşturduk. Genç kızlarımız olsun, hanımlar olsun hepsi çalışma hayatında yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Bu boşluğu biz iş yeri açarak kapatmaya çalıştık. Hamdolsun çalışıyoruz ve işlerimizden memnunuz. İnşallah ileride de işimizi genişletmeyi ve büyütmeyi düşünüyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Tek makineyle üretime başladım'</strong></p>

<p>Yoğun bir talep gördüklerini ve siparişlere yetişemediklerini belirten Ulukök, 'Yuvalama hazırlamak biraz sosyal bir iştir. Sosyalleşme de artık komşular arasında azaldı. Dolayısıyla bu boşluğu biz bu iş yeriyle kapatmaya çalıştık. Ramazan Bayramı öncesi gece-gündüz çalışıyoruz. Hemen hemen hedefimize ulaştık. Müşteri potansiyelimiz çok güzel. Tek makineyle üretime başladım. Daha sonra aldığımız destekle diğer makinelerimizi aldık. Sağ olsun devletimiz bize bu konuda bayağı yardımcı oldu. Birçok makineyi destekle aldık. Sadece kendi el emeğimiz bizi zorlayacaktı. Devletimiz sağ olsun birçok açığımızı kapattı. Devletimiz, 'siz çalışın biz size destek oluruz, yardımcı oluruz' demek istiyor. Gereken desteği de verdiler. Biz de suistimal etmeden bu destekle işimizi büyüttük' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Bütün ev hanımlarının başarılı olmalarını istiyorum'</strong></p>

<p>Şahide Ulukök'ün istihdam ettiği kadınlardan Fadime Mutlu ise 'Burada çalıştığım için çok memnunum. Şahide hanım bize böyle iş imkanı sağladığı için çok kendisine çok teşekkür ederim. İyi ki bu iş yerini kurmuş. Bizim gibi ev hanımlarına iş kapısı oldu, bizde çalışıyoruz. Çok şükür ekmeğimizi kazanıyoruz. Böyle iş yerlerinin açılmasının istiyorum. Bütün ev hanımlarının evde oturacaklarına çalışmalarını ve başarılı olmalarını istiyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/gaziantepte-misafirlerine-yaptigi-yuvalama-hayatini-degistirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/gaziantepte-misafirlerine-yaptigi-yuvalama-hayatini-degistirdi.jpg" type="image/jpeg" length="17348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filmlerden etkilendi, karatede şampiyon oldu]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/filmlerden-etkilendi-karatede-sampiyon-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/filmlerden-etkilendi-karatede-sampiyon-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te izlediği karate filmlerinden etkilenen 13 yaşındaki Nesibe Nur Şimşek, 3 yıl önce başladığı karate sporunda üst üste 2 defa Türkiye şampiyonu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te izlediği karate filmlerinden etkilenen 13 yaşındaki Nesibe Nur Şimşek, 3 yıl önce başladığı karate sporunda üst üste 2 defa Türkiye şampiyonu oldu.</p>

<p>Gaziantep'in Şehitkamil ilçesinde ikamet eden Kıbrıs Ortaokulu 7'inci sınıf öğrencisi Nesibe Nur Şimşek, küçük yaştan itibaren karate filmlerine ilgi duymaya başladı. Okuldaki tüm spor etkinliklerine katılan ve 3 yıl önce okulun beden eğitim öğretmenleri tarafından karate sporuna yönlendirilen Şimşek, kısa sürede önemli başarılara imza attı. Karateye 11 yaşında başlayan ve bu branşta katıldığı ulusal turnuvalarda dereceler elde eden Şimşek, kazandığı başarılarla geçtiğimiz yıl milli formayı giymeye hak kazandı. Yeni başladığı karate sporunda kendini geliştiren Şimşek, 2025 yılında Türkiye karate şampiyonu oldu.</p>

<p><strong>Üst üste şampiyonluklar kazandı</strong></p>

<p>2025'te Kocaeli'nde düzenlenen Türkiye Çocuklar Karate Şampiyonası'nda 35 kiloda kazandığı şampiyonlukla Türkiye'yi Karadağ'da temsil etme hakkı kazanan ve katıldığı müsabakada da birincilik elde ederek şampiyon olan Şimşek, 24-29 Mart 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenen Minik Yıldız Türkiye Şampiyonası'nda 13 yaş 39 kilogram kategorisinde altın madalya kazandı. 5 bin 130 sporcunun katılımıyla rekor düzeyde düzenlenen Karate Şampiyonası'nda Gaziantep'i temsil eden Şimşek, büyük bir başarıya imza attı. 39 kilogram yıldızlar kategorisinde mücadele eden Şimşek, çıktığı tüm karşılaşmaları kazanarak Türkiye Şampiyonu oldu ve spor şehri Gaziantep'i gururlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Balkan Şampiyonası'nda Türkiye'yi ve Gaziantep'i temsil edecek</strong></p>

<p>Elde ettiği bu önemli başarının ardından Şimşek, önümüzdeki dönemde düzenlenecek olan Balkan Şampiyonası'nda Türkiye'yi ve Gaziantep'i temsil etme hakkı kazandı. Genç sporcunun başarısı spor camiasında takdirle karşılandı. Elde ettiği bu önemli başarıyla Milli formayı giymeye hak kazanan Şimşek, Balkan Şampiyonası'nda da Türkiye'yi temsil edecek olan Şimşek, okulun Beden Eğitimi Öğretmeni Mahmut Şahin ve antrenörü Reşit Yavuz'un destekleriyle ara vermeden çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Filmlerden Etkilendi, Karatede Şampiyon Oldu" class="detail-photo img-fluid" height="undefined" src="https://reformhabercom.teimg.com/reformhaber-com/uploads/2026/04/filmlerden-etkilendi-karatede-sampiyon-oldu.jpg" width="undefined" /></p>

<p><strong>'Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum'</strong></p>

<p>Balkan Şampiyonası'ndaki şampiyonluk için ter döken, Türkiye'ye ve memleketi Gaziantep'e yeni bir başarı getirmeyi hedefleyen Şimşek, Balkan Çocuklar Karate Şampiyonası'na yoğun bir tempoyla hazırlanıyor. Altın madalya alarak Türk bayrağını dalgalandırmak istediğini dile getiren Şimşek, en büyük hayalinin ise olimpiyat madalyası olduğunu söyledi. Yeni şampiyonluklara ulaşmak için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Şimşek, 'Spora zaten hep ilgi duyuyordum. Arkadaşlarım beni bu spora yönlendirdi. İlk başladığımda bu kadar ilerleyeceğimi hiç düşünmemiştim. Madalya kazandıkça ve başarı elde ettikçe karateye ilgim daha çok arttı ve kendime hep hedefler belirledim. Türkiye derecesi aldıktan sonra daha da ilerlemeye başladım. Katıldığım tüm spor müsabakalarında daha da azmim arttı. Arkadaşlarım bana sürekli destek verdi. İlk başta aslında hiç bu kadar ilerleyeceğimi düşünmemiştim. Türkiye derecelerim var. İki defa birinci oldum. Liglerde ikinci ve üçüncülüğüm var. Gaziantep'te ve bölgede derecem çok. Balkan Çocuklar Karate Şampiyonası'nda da şampiyon olmak, ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum' dedi.</p>

<p><strong>'Öğrencimizle gurur duyuyoruz'</strong></p>

<p>Okul Müdürü Ali Osman Tapsız ise, 'Nesibe Nur Şimşek, Antalya'da Türkiye Karate Federasyonu'nun düzenlediği organizasyonda Türkiye birincisi oldu. Aslında bu başarısı yeni değil, geçen senede bizlere bu gurur yaşattı. Öğrencimiz 5 bin 130 öğrencinin katıldığı bu büyük turnuvada Türkiye birinciliği elde ettiği için okul idaresi, öğretmenleri ve arkadaşlar olarak çok mutluyuz, gururluyuz. Nesibe'nin Balkan Çocuklar Karate Şampiyonası'nda, olimpiyatlarda ve dünya arenasında kendini göstermesi en büyük hedefimiz olacak. Spor şehri Gaziantep olarak devletimizin sunduğu bu imkanlarla önemli başarılara imza atacağız. Aslında dezavantajlı bir bölgede çalışıyoruz. Nesibe, diğer arkadaşlarına da örnek oldu. Bu bölgenin okullarındaki bir öğrencinin Türkiye şampiyonlukları elde edebileceğini diğer öğrencilere de örnek olarak göstermiş oldu. Bunlar bizim için çok gurur vericidir' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Nesibe gururumuz oldu'</strong></p>

<p>Nesibe Nur Şimşek'in antrenörü Reşit Yavuz da iyi bir sporcu yetiştirdiklerini belirterek, 'Nesibe Nur ile 3 yıl önce tanıştık. 3 yıl önce kurs verdiğim Kıbrıs Ortaokulu'nda antrenman yaparken antrenmana Nesibe geldi. Antrenmanda onun ilk böyle yumruk attığında iyi bir sporcu olabileceğini düşündüm. 6 ay sonra götürmüş olduğum Türkiye Şampiyonası'nda milli takım seçmelerine kaldı ve bir sonraki yıl Türkiye Şampiyonu oldu. Geçen yıl milli takımımızı temsil etti. Şu anda yine tekrardan milli takımı temsil edecek. Nesibe, çok başarılı bir çocuk. Gelecekte ise çok daha iyi başarılar elde edebileceğini düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Ülkemizi en güzel şekilde temsil edecek'</strong></p>

<p>Gaziantep'ten bir yıldızın doğduğunu belirten Beden Eğitimi Öğretmeni Mahmut Şahin, 'Okulumuzda beden eğitimi öğretmenleri ve idare olarak sportif etkinliklere büyük önem veriyoruz. Öğrencimiz Nesibe, disiplinli çalışması ve azmiyle bu başarıyı sonuna kadar hak etmiştir. Bu başarı tesadüf değil, düzenli antrenman ve emeğin bir sonucudur. Nesibe, okul sporlarında ilimizde şampiyon olmuştur. Hafta sonu Hatay'da düzenlenecek grup finallerinde okulumuzu ve şehrimizi temsil edecektir. Nesibe, ileride ülkemizi en güzel şekilde temsil edecek bir karaktere sahiptir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/filmlerden-etkilendi-karatede-sampiyon-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/a-w682344-02.jpg" type="image/jpeg" length="98051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zihinsel engelli Beyza filografi sanatıyla hayata tutunuyor]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/zihinsel-engelli-beyza-filografi-sanatiyla-hayata-tutunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/zihinsel-engelli-beyza-filografi-sanatiyla-hayata-tutunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan yüzde 55 zihinsel engelli Beyza Nur Küçüktürkmen, annesinin büyük desteği ile başladığı filografi sanatı çalışmaları sayesinde yaşama tutunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan yüzde 55 zihinsel engelli Beyza Nur Küçüktürkmen, annesinin büyük desteği ile başladığı filografi sanatı çalışmaları sayesinde yaşama tutunuyor.</p>

<p>Şahinbey ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Beyza Nur Küçüktürkmen, kalp hastası olarak dünyaya geldi ve henüz çocuk yaşta defalarca ameliyat oldu. Birçok hastalık geçiren Beyza Nur Küçüktürkmen, geçirdiği hastalıklar ve kullandığı ilaçların da etkisiyle zihinsel engelli kaldı.</p>

<p>Filografi sanatıyla yapılan tablolara ilgi duydu</p>

<p>Sürekli ilaç kullanan ve evden de kolay kolay çıkmayan Beyza Nur Küçüktürkmen, bir yıl önce mahallelerindeki Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi içinde yer alan filografi kursundaki kadınların yaptıkları tabloları tek tek inceledi.</p>

<p>Kadınların çalışmalarını görüp etkilenen, her eve gidip gelişinde kurstaki filografi çalışmalarını izleyen ve inceleyen Küçüktürkmen, kendisi de aynı şekilde filografi çalışması yapmak istedi. Durumu annesi Şule Nergiz Şenel'e anlatan Beyza Nur'un bu merakına annesi de büyük destek verdi.</p>

<p>Kızı Beyza Nur'un Osmanlı döneminin unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında yer alan ve tellerin çivilerin arasından geçirilmesiyle yapılan filografi tabloların dikkatini çekmesi üzerine kursa başvuran anne Şule Nergiz Şenel, filografi sanatçısı ve kurs eğitmeni Fatoş Karayılan'ın desteğiyle kızının kaydını yaptırdı.</p>

<p><strong>Annesinin desteğiyle kursa katıldı</strong></p>

<p>Şahinbey Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi'nde kadınlar için açılan kursa başlayan Beyza Nur Küçüktürkmen, annesinin desteğiyle düzenli olarak kursa katıldı. Binlerce çivi ve metrelerce bakır telle yapılan filografi sanatında kendini geliştiren Küçüktürkmen, 1 yıldan beri aralıksız gittiği kursta filografi sanatıyla tablolar yapmaya başladı.</p>

<p>Filografi sanatı ile hayata tutunan, yaptığı çalışmalarla birçok insana örnek olan Küçüktürkmen, hayata küsmek yerine dört elle sarıldı ve yaptığı bir birinden güzel çalışmalarla birçok insana örnek oldu.</p>

<p>Zamanla filografi sanatı çalışmasında gelişen ve ortaya koyduğu eserlerle profesyonellere taş çıkartan Küçüktürkmen, boş zamanlarında evde de çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Ortaya koyduğu eserlerle herkesin beğenisini kazanan Küçüktürkmen, kendisini daha da geliştirerek annesiyle birlikte sergi açmayı planlıyor.</p>

<p><strong>'Bir yılda 3 tablo yaptım'</strong></p>

<p>Filiografi sanatının hayata bağlanma noktasında kendisi için güzel bir aktivite olduğunu belirten Beyza Nur Küçüktürkmen, 'Kursa annemle gidip geliyorum. Kurs ve bu sanat bana çok iyi geldi. Tablo yapmayı da çok seviyorum. Kursa düzenli olarak geliyorum ve kursta güzel vakit geçiriyorum. Kursta vakit geçirdikten sonra annemle beraber eve gidiyorum. Annem beni bu kursa getirdi. Evde hiçbir şey yapmıyordum ve ben de kursa gelmeye karar verdim. Kursa geldim. Şu ana kadar üç tablo yaptım. Elif, vav ve kelebek tablosu yaptım' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Ben de kızım sayesinde kursa başladım'</strong></p>

<p>Kızının kalp hastası olarak doğduğunu belirten anne Şule Nergiz Şenel, 'Kızım açık kalp ameliyatı oldu. Ameliyatı 7-8 saat sürdü. Arkasından 4 defa anjiyo oldu. Beyza'nın hastalık süreci çok zorlu bir süreçti. Aldığı anesteziler ve ilaçlar Beyza'nın biraz beynine zarar verdi, Beyza yüzde 55 zihinsel engelli kaldı. Beyza'nın diğer kardeşlerinde de sıkıntı var ama Beyza kadar değil. Bu hastalık süreci de Beyza'yı çok etkiledi. Beyza son zamanlarda çok ağır depresyon ilaçları kullanıyordu. Biz bu kursa gelmezden önce Beyza tedavi görüyordu. İlaçların vermediği faydayı kızıma bu kurs verdi ve kursta kızıma normal bir bireymiş gibi davrandılar, kızım hiç dışlanmadı. Kızım kursa gelip giderek sosyalleşti. Bu kurs ve sanat kızıma çok iyi geldi. Şu an Beyza Nur ilacı bıraktı. Doktoru da çok şaşırdı. 'Annesi ne yapıyorsa Beyza Nur devam etsin' dedi. Yıllardır verdiğim o mücadelenin sonunda bu günleri görmeye başladım' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Filografi kursu Beyza Nur'a çok iyi geldi'</strong></p>

<p>Filografi sanatçısı ve kurs eğitmeni Fatoş Karayılan da, 'Bir gün atölyeye Beyza Nur'un annesi geldi ve ağlayarak 'hocam, özel durumu olduğu için benim kızımı hiç kimse kabul etmiyor' dedi. Derdini anlattı Ben de, 'sorumluluk alıyorsan kursa getir, bir çocuğunu göreyim. Bir başlayalım, nasıl devam edecek ve gözlemleyelim. Eğer yapabiliyorsa burada devam edecek' dedim. Annesi Beyza'yı getirdi. Beyza Nur kursa başladı. O gün bugündür burada çok güzel işler başardı. Hem motivesi çok yüksek hem de güzel işler çıkarıyor. Kursa gelmeden önce ilaç kullanıyordu. Şu anda ilacının bir kısmı kesildi. Çünkü burada gerçekten de motive oluyor, kendisine özgüven geldi. Aynı zamanda güzel işler çıkarıyor ve takdir alıyor. Beyza Nur, burada diğer kursiyerlerle sosyalleşiyor. Beyza Nur'a birçok şey kattığımıza inanıyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/zihinsel-engelli-beyza-filografi-sanatiyla-hayata-tutunuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/zihinsel-engelli-beyza-filografi-sanatiyla-hayata-tutunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="82385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atık kumaşlar Gaziantepli kadınların ellerinde yeniden şekilleniyor]]></title>
      <link>https://www.reformhaber.com/atik-kumaslar-kadinlarin-ellerinde-yeniden-sekilleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.reformhaber.com/atik-kumaslar-kadinlarin-ellerinde-yeniden-sekilleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te giyim kursuna katılan kadınlar, çevrelerinden temin ettikleri kumaş atıklarından ve evlerinde kullanmadıkları ürünlerden kendilerine özgü yeni giysiler elde ederek aile ekonomilerine katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te giyim kursuna katılan kadınlar, çevrelerinden temin ettikleri kumaş atıklarından ve evlerinde kullanmadıkları ürünlerden kendilerine özgü yeni giysiler elde ederek aile ekonomilerine katkı sağlıyor.</p>

<p>Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde Şehit Cevdet Deniz Özdemir Sosyal Tesisindeki dikiş-nakış kurslarına katılan kadınlar, atık tekstil ürünlerini, aksesuarlara ve kıyafetlere dönüştürüyor.</p>

<p>Şahinbey Belediyesi'ne bağlı tesisteki kursta kadınlar, evlerinde kullanmadıkları atık tekstil ürünlerini kursa getiriyor. Kursta bir araya gelen kadınlar, atık tekstil ürünlerini dikiş makinesi ve malzemelerini kullanarak ortaya çıkardıkları aksesuar ve kıyafetleri satarak aile ekonomilerine katkıda bulunuyor.</p>

<p><img alt="20260412Aw681935" class="detail-photo img-fluid" height="1043" src="https://reformhabercom.teimg.com/reformhaber-com/uploads/2026/04/20260412aw681935.jpg" width="1566" /></p>

<p><strong>Aile ekonomilerine katkıda bulunuyorlar</strong></p>

<p>Kadınların hem sosyal hayata katılımları sağlanan hem de ekonomik olarak da güçlenmelerine katkı sunulan kursa kadınlar, büyük ilgi gösteriyor. Kursta aldıkları eğitim sayesinde kendi ihtiyaçlarını da karşılayan ve kızlarının çeyizlerini de hazırlama imkanı bulan kadınlar, el emeği göz nuru ürünlerini satarak ev ekonomisine katkıda bulunuyor.</p>

<p>Kursta ortaya çıkardıkları ürünlerle hem mesleki becerilerini geliştiren hem de çevresel farkındalık kazandıran kadınlar, kurs sayesinde meslek öğrenmenin yanı sıra kendi ayakları üzerinde de durma fırsatı yakalıyor.</p>

<p><strong>'Kursta çeşitli kıyafetler ve süs eşyaları üretiyoruz'</strong></p>

<p>Dikiş eğitimi alan kadınların atık kumaşlardan elde ettikleri ürünlerle ekonomiye katkı sağladığını ve ailelerinin ihtiyaçlarını da giderdiğini belirten Derecik, 'Kadınlarımızın kalplerine dokunmak, burada onları bir meslek sahibi edindirmek istiyoruz. Dikiş-nakış bilmeyenlere makinede dikim yapmayı öğretiyoruz. Daha sonra kendi ihtiyaçları olan kumaşları dikiyorlar. İleri zamanlarda kendilerini daha da geliştiriyorlar ve dışarıya satış yapıyorlar. Artık sipariş alıyoruz. Herkes kendi bireysel siparişini alıyor ve siparişlerini burada dikiyorlar. Evlerine de katkı sağlıyorlar. Bu konuda başkanımıza gerçekten çok teşekkür ediyoruz. Bu kurs öğrencilerime gerçekten büyük bir motivasyon oluyor. Yaptıkları ürünleri kongre merkezine götürüp satış yapıyoruz. İlk defa Ramazan Sokağı'na katıldık. Orada yine satışlarımızı yaptık ve herkes memnun olarak ayrıldı. Biz bu kursun devamını istiyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin yaptığı ürünleri satabileceği bir pazar ortamı istiyoruz. Biz burada yaptığımız ürünleri satmak ve tekrar daha iyilerini yapmak için ürün almak istiyoruz. Hem öğrenciler aile ekonomisine katkı sağlıyor hem psikolojik olarak da burada rahatlıyorlar' dedi.</p>

<p><strong>'Kendimi daha da gelişmek istiyorum'</strong></p>

<p>Kadınların kendilerini geliştirmeleri ve geri dönüşüme katkıda bulunmaları açısından bu tür kurslara katılmalarını tavsiye eden kursiyerlerden Gamze Korkmaz, 'Bu kursa bir yıldır geliyorum. Sertifikamı almak ve kursumu tamamlamak için geliyorum. Sınavlarıma gidiyorum. Uzak bir memleketten geldim. Canım sıkılırken burayı keşfettim. Kendime bir sayfa açtım. Burada çantalarımı yaptım ve sosyal medya üzerinden sattım. Çiçek buketleri yaptım. Psikoloji açıdan da çok güzel oluyor. Zaten gidecek bir yerde olmayınca burada mutlu olabiliyorum. Buranın bana psikolojik açıdan çok çok güzellikleri oldu. Mutluluk veriyor. Hocamızın, belediyemizin desteğiyle kendimi daha da gelişmek istiyorum' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Atık kumaşları değerlendiriyoruz'</strong></p>

<p>Kursiyerlerden Kader Hürmet ise, 'Ben buraya bir senedir geliyorum. Evde kot kumaşı, uyku seti kumaşı ve çarşaf vardı. 'Bunları ne yapabilirim, nasıl değerlendirebilirim' dedim. Hocama sordum. Hocamızda, 'bundan piknik çantası olur, böyle değerlendirebiliriz' dedi. Ben de getirdim yaptım. Şimdi çocuklarımla güzelce çay bardaklarımı, bisküvimi kısacası her şeyimi koyuyorum. Çok rahatta gidip geliyorum. Bu fırsatı bize verdiği için Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu'na teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Çok güzel ürünler çıkardık'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atık kumaşlardan elde ettikleri ürünlerle ekonomiye katkı sağladıklarını ve ailelerinin ihtiyaçlarını da giderdiklerini belirten Hüsna Toppa da, 'Evde kumaşlarımız vardı, ne yapacağımızı bilmiyorduk ve topluyorduk. Seher hocamızla tanıştık, bizi buraya teşvik etti. 5 senedir buradayım. Kumaşlarımızı değerlendiriyoruz ve ürün yapıyoruz. Çok güzel ürünler çıkardık. Bu imkanları bize sağladığı için Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu'na teşekkür ederiz. Bize makine ve kumaş desteği olarak yardımlarının devam etmesini istiyoruz. Eski kumaşları güzelleştiriyoruz ve yeni ürünlere dönüştürüyoruz. Çok hoşumuza gidiyor. Biz de mutlu oluyoruz' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.reformhaber.com/atik-kumaslar-kadinlarin-ellerinde-yeniden-sekilleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://reformhabercom.teimg.com/crop/1280x720/reformhaber-com/uploads/2026/04/20260412aw681935-6.jpg" type="image/jpeg" length="31507"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
