1 Mayıs ayrışma değil birleşme günüdür… Şükrü KARAMAN yazdı...

Emek hareketi 1 Mayıs’a bu yıl da birlikte değil, parçalanmış halde girecek. Ortak sorunlarına karşın farklı illerde kutlama gerçekleştirecekler.

Türk-İş 1 Mayıs’ta Edirne’de olacak, Hak-İş Bursa’da etkinlikler gerçekleştirecek. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB Taksim Meydanı’ndaki kutlama taleplerine valilikten olumlu yanıt gelmemesi üzerine İstanbul-Kadıköy Meydanı’nda 1 Mayıs’ı kutlayacak. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “ihlal kararına “ karşın Taksim Meydanı 2012 yılından bu yana emekçiye, kitlesel kutlamalara kapalı.

Uzun yıllar olduğu gibi Türkiye’nin en büyük işçi sendikaları konfederasyonları ve meslek örgütleri yine ayrışacak. Oysa tümünün sorunları,talepleri ortak ve yaşamsal nitelikte. Emekli de asgari ücretli de memur da dayanılmaz boyuta ulaşan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon altında kavruluyor, kısıtlı maaş, aylık ve ücretleri erdikçe eriyor. Emekçi gelir vergisinden emekli dolaylı vergiden yakınıyor. İşçinin patronundan fazla vergi ödediği sistem milyonların cebini boşaltıyor. Vergide eşitsizlik hayat pahalılığının ardından ülkenin en temel sorunu. İşçi ve memur sendikaları adaletsiz vergi sisteminin değiştirilmesi için alanlarda haykırıyor.

Hal böyle iken işçi ve memur sendikaları gücünü birleştiremiyor. Kimi siyasi iradeye yakınlığı sayesinde üye sayısını artırıyor ve çekiniyor, kimi ürkek davranıyor, ortak kutlamaya yanaşmıyor. DİSK üyelerinin geniş katılımı ile alanlarda 1 Mayıs’ı coşku ile kutluyor. DİSK, önceki yıllarda Türk-İş ve Hak-İş’e “ 1 Mayıs’ı birlikte kutlayalım” çağrısı yapmış, ilk başlarda olumlu girişimler yapılmış olsa bile uzlaşı sağlanamamıştı. Sendikaların ayrışması sürüyor.

1 Mayıs emeğin evrensel dayanışma ve mücadele günüdür.1 Mayıs emek hareketinin ve toplumsal muhalefetin gücünü gösterme ve taleplerini haykırdığı gündür. Bu yıl 1 Mayıs kutlamalarının 140. Yılı, Türkiye’de ilk kitlesel kutlamaların 50 . yılıdır. Türkiye’de ilk kitlesel kutlama 1976 yılında gerçekleştirildi. Böylesine önemli bir özelliği var bu yılki kutlamaların.Ne var ki 1 Mayıs 2026 yılında emek hareketi, sendikalar dağınık halde. Her biri farklı illerde kutlama yapacak.

İkinci kitlesel kutlamanın yapıldığı 1977 yılında Taksim Meydanı meçhul birileri tarafından açılan ateşle kana bulanmış, 41 emekçi yaşamını yitirmişti. Hala aydınlatılamadı bu karanlık olay. Yıllardır gizemini koruyor. Aslında açılan ateşlerle diri hale gelen toplumsal muhalefeti baskılamak, halkın belleğine 1 Mayıs’ı “korku günü” olarak yerleştirmekti. Amaçlarına da belli süre ulaştılar, halk 1 Mayıs denildiğinde ürker hale geldi. Lakin yıllar içinde korku eşiği atlatıldı, işçiler, emekçiler, memur ve halk en demokratik hakları olan 1 Mayıs’ı korkusuzca kutlamaya başladı. Kışkırtıcı bazı karanlık tipliler kutlamaları sabote etmeye kalksa da bilinçli işçi sınıfı bunları püskürtmeyi başardı.

1977 yılındaki kanlı olaylardan ötürü oluşan “Taksim Fobisi” Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin birbirine koşut verdiği kararlar uyarınca çoktan atlatıldı Ne var ki yasaklama hala sürüyor. DİSK ve paydaşları diğer sendika ile meslek örgütleri gerginlik yaşanmaması için İstanbul’daki kutlamaları Kadıköy Meydanı’nda yapacak.

Asıl üzücü olan ortak sorunları ve talepleri olmasına rağmen üç büyük işçi sendikaları konfederasyonlarının bu yıl da ayrışması, birlikte olamaması. Oysa birlikten kuvvet olacağı, istemlerini siyasi iradeye daha kararlı duyurulacağı aşikar. 1 Mayıs gibi önemli bir günde bile bir araya gelememeleri emek hareketi adına düşündürücü. Zira alacaklarına kavuşabilmek için madenciler günlerce Ankara’ya yürüdü, köylüler vahşi madenciliğe karşı topraklarını, doğayı koruma adına gece gündüz nöbette, memur vergi adaletsizliğine karşı alanlarda her gün bağırıyor. Böylesi ortamda sendikalar siyasi görüş farklılığını bir yana bırakarak bir araya gelemeyecek de ne zaman gelecek.

{ "vars": { "account": "G-1REJ3H5V8B" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }