35 bin lira geliri olmayan aç… Şükrü KARAMAN yazdı...

Yaşam maliyeti her geçen gün artıyor, aşırı pahalılık hayatı içinden çıkılmaz hale dönüştürüyor. Dört kişilik bir ailenin aylık geliri 35 bin liranın altında ise aç kalıyor.

Türk-İş’in mayıs ayı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlık, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 35 bin 175 TL oldu. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut ( kira, elektrik, su, yakıt) ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri gereksinimler için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise ( yoksulluk sınırı) 114 bin 576 TL’ye yükseldi. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti de aylık 45 bin 488 TL’ye çıktı.

Dört kişilik bir alenin salt gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 1.70 oranında gerçekleşti. Yıllık artış ortalama yüzde 40.58, beş aylık artış oranı da yüzde 16.69 oldu. Verilerin ortaya koyduğu gibi başta gıda ürünleri olmak üzere dar ve sabit gelirlinin temel gereksinimleri için yaptığı harcama sürekli artıyor. Hani enflasyon ve pahalılık önlenecek , milyonlarca memur, emekçi, emekli, dul, yetim, esnaf ve çiftçi rahat bir nefes alacaktı. Hep sözde kalıyor, milim adım ilerlemiyor. TÜİK’e göre fiyatlar geriliyor, enflasyon düşüyor, lakin çarşı pazar öyle demiyor.

Türk-İş araştırmasının gözler önüne serdiği gibi, yaşam maliyetlerindeki artış, ücretli çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere geniş toplum kesiminin geçim koşullarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle temel ihtiyaç harcamaları içerisinde önemli paya sahip olan gıda fiyatlarındaki aşırı yükseliş milyonların bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor. Düşük ve sabit gelirle yaşamını sürdürmeye çalışan kitlenin temel harcamaları içerisinde önemli yer tutan mutfak giderlerindeki artışın, genel tüketici fiyatlarındaki artışın üzerinde seyretmesi dikkat çekici. Enflasyonun yüksek düzeyini koruduğu mevcut ekonomik koşullarda ücret, maaş ve aylıklardaki artış, çarşı pazar, market fiyatlarındaki artışı karşılamıyor. Hali ile emekçi ve emeklinin satın alma gücü hızla eriyor. 6 aylık enflasyona bağlı aylık artışı ve dört bin liralık bayram ikramiyesinin emeklinin zorunlu harcamalarını karşılamadığı Kurban Bayramı’nda açıkça görüldü.

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması son bir ayda 588 TL arttı. Mutfakta beş aylık artış 3 bin 950 TL’ye çıktı. Memurun, emeklinin, işçinin mutfağı alev alev yanmaya devam ediyor. 28 bin 75 TL alan asgari ücretli ile 20 bin TL’ye mahkum olan emeklinin geliri gıda fiyatlarındaki artış kadar zamlanmıyor. Yılın ilk üç ayının ardından cepten yemeye başlıyorlar. Aylık gelirleri 35 bin TL’nin altında kaldığından açlıkla boğuşuyorlar.

Ücret, maaş ve aylıkların hedeflenen, ancak bir türlü tutturulamayan enflasyon doğrultusunda artırılması yeterli olmuyor, milyonların satın alma gücü dibe vuruyor. Çalışanların ve emeklinin satın alma gücünün korunmasına, gönenç içinde yaşamasına, gelir dağılımındaki adaletsizliğin önlenmesine, yoksulluğun giderilmesine yönelik yeni ücret belirleme ve zam politikasına ihtiyaç var. Bunun için her kitle temsilcilerinin katılacağı geniş bir sosyal ve ekonomik toplantılar sonucu oluşacak düzenlemeler in hayata geçirilmesi gerekiyor. Yıllardır toplanamayan Ekonomik ve Sosyal Konsey bu yasaların oluşturulması için en uygun organ. Nedense iktidar bir türlü konseyi toplantıya çağırmıyor. Niye çağırmadığı da bilinmiyor.

Mutfağın alev alev yandığı ortamda eline geçen 20 bin TL yetmediğinden milyonlarca emekli ileri yaşlarına karşın ikinci işte çalışıyor. Kayıt dışı dahil 6 milyon emeklinin bir işte tek akıttığı ifade ediliyor. Yanı sıra İş Kurumu’na başvuran yüz binlerce emekli, dul ve yetim ikinci iş için sıra bekliyor. Oysa elleri nasırlı bu insanların emeklilik dönemlerinde aileleri ve torunları ile ikinci baharlarında gönenç içinde yaşam sürdürmeleri gerekmez mi? Avrupalı mevkidaşları tatil için Türkiye’ye gelirken bizimkiler ikinci iş için çalmadık kapı bırakmıyor.

TÜİK, yarın mayıs ayına ilişkin enflasyon verisini duyuracak. Beş aylık TÜFE verisi emekli, dul ve yetime temmuzda yapılacak aylık artışını büyük ölçüde ortaya koyacak. Net zam oranı 3 temmuzda açılanacak haziran ayı TÜFE oranı ile belli olacak. Milyonları şimdiden 3 temmuzu merakla bekliyor.

{ "vars": { "account": "G-1REJ3H5V8B" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }