Evinde torunu eşi, dostu ile keyifli günler geçirmesi, seyahate çıkıp yeni yerler tanıması, sorunsuz yaşam sürdürmesi gereken işçi emeklisi düşük aylıktan ötürü ayakta durabilmek ileri yaşlarında ter akıtıyor.
En düşük emekli aylığının 20 bin TL, ortalama emekli aylığının 25 bin TL olduğu günümüzde 32 bin 365 TL’ye yükselen açlık sınırı altında kalan aylıkla geçinmeye çalışan milyonlarca emekli var. Bayramda eşine, torununa gönlünce armağan alamamanın, harçlık verememenin ezikliğini, utancını yaşıyor. 5 milyon emekli 20 bin TL’ye talim ediyor, 10 milyon emekli de açlık sınırının gerisinde aylık alıyor, zorunlu olarak ikinci işte çalışıyor.
Maddi durumu iyi olan emekli ikinci baharlarının keyfini sürerken, ekonomik durumu kısıtlı olanlar başkasının yanında ücretli işçi olarak emek harcıyor. Hali vakti yerinde olanların bir bölümü emeklilikte kendi işini kuruyor, 4/B’li yani Bağ-Kur’lu patron oluyor. Maddi durumu elvermeyen emekliler ise bir işyerinde başkasının yanında 4/A statüsünde işçi, yani SSK’lı olarak çalışmaya devam ediyor.
2008 yılı ekim ayı öncesinde emekli olan ve yaşlılık aylığı alanlar özel sektörde tercihleri doğrultusunda 4/A yani SSK’lı kapsamında çalışması halinde SGK’ya Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödüyor. SGDP yüzde 30 destek primi ve yüzde 2 kısa vadeli sigorta primi olmak üzere toplam yüzde 32 oranında. Bunun yüzde 7.5’ni çalışan emekli ödüyor. SGDP 2008 yılı ekim ayı öncesi emekli olanların aylıklarının kesilmeksizin çalışmalarına olanak tanıyan uygulama. Emekli aylığına etkisi bulunmuyor. SGDP, emeklilerin çalışırken meslek hastalığı ve iş kazası riskine karşı alınan prim. SGDP’ye tabi çalışılırken aylıklar ödendiğinden bu kapsamdaki süreler aylıkların yeniden hesaplanmasında etkisi yok. Emekli sonrası çalışmaların aylıkların yeniden hesaplanmasında dikkate alınması için bu çalışmaların SGDP yerine tüm sigorta kollarına tabi olması ve çalışırken aylıkların kesilmesi gerekiyor.
10 Şubat 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6663 sayılı torba yasa ile emekli olduktan sonra kendi işini kuranların, yani işinin sahibi olanların (Bağ-Kur’lu) aylığından yapılan yüzde 10 oranındaki Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesintisine son verilmişti. Böylece Bağ-Kur statüsündeki emeklinin aylığında otomatikman yüzde 10 oranında artış olmuştu. SSK emeklisi yasa kapsamı dışında bırakılmıştı.
Emekliliğin ardından başkasının yanında ücretli işçi yani 4/A’lı (SSK’ya tabi) olarak çalışanlardan brüt ücretinin yüzde 7.5’i oranında SGDP kesintisi uygulaması sürüyor. Bağ-Kur kapsamında çalışan emekliye10 yıl önce tanınan bu hak, SSK kapsamında çalışan emekliden esirgenerek ciddi ayrımcılık oluştu. Haksızlığa yol açan uygulama SSK’lı çalışan emekliler tarafından tepki ile karşılanmıştı. Yakınmalar doğal olarak sürüyor . Öyle ya birine var diğerine yok. SSK’lı emekliler de SGDP kesintisine son verilmesinden yararlansaydı emekli aylıklarında hatırı sayılır tutarda artış olacaktı. 20 bin TL olan en düşük aylığı alan emeklinin yüzde 7.5’lik prim kesintisinin sonlandırılması halinde ceplerine girecek para artacak.
Nedense bu hak SSK emeklilerinden esirgendi. Yoğun taleplere karşın SSK ve Bağ-Kur emeklileri arasında ayrımcılık ve haksızlık sürüyor. Kendi işini kuran, patron olan Bağ-Kur’lu emekliler 6663 sayılı yasa ile bir anlamda imtiyazlı hale geldi. Emekliler arasında oluşan ayrımcılığın ve haksızlığın giderilmesi için başkasının yanında işçi olarak 4/A’lı SSK’ya tabi çalışan emeklinin ödediği yüzde 7.5 oranındaki SGDP uygulaması kesinlikle sonlandırılmalı. Hükümet bu konuda söz vermesine karşın hala bir adım atılmadı. Bağ-Kur kapsamında çalışan emeklinin aylığından yüzde 10’luk SGDP prim kesintinin kaldırılması ne denli olumluysa, SSK kapsamında çalışan emeklilerin yüzde 7.5 oranında prim ödemesi uygulamasının sürmesi o denli haksız ve ayrımcı uygulama.
Siyasi iktidar tarafında oluşturulan mağduriyet ve haksızlık yine siyasi iktidar tarafından çıkarılacak yasa ile ortadan kaldırılmalı. 10 yıldır emekli arasında süren farklı uygulama sonlandırılmazsa SSK emeklisinin yoksunluğu daha artacak. Ayrımcılığın ortadan kaldırılması aynı zamanda sosyal devlet olmanın vazgeçilmezidir. Birine bir hak veriliyor, diğerine verilmiyor. Emekliler arasında öz ve üvey evlat ayrımı açlıkla boğuşan milyonlarca garibanın vicdanını incitiyor.