16 Mayıs 1919. Tam 107 yıl önce Bandırma Vapuru sisler arasından
sıyrılıp İstanbul Galata Rıhtımı’ndan tarihi bir yolculuğa başladı.
Karşısında azgın Karadeniz, ardında düşman zırhlıları olan bu eski
geminin ne pusulası çalışıyor ne de taşıdığı ordu ve silahları vardı.
Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu Kıtaları Müfettişi olarak Karadeniz’de baş
gösteren isyanı bastırmak, asayişi sağlamak ve çetelerin elindeki
silahları toplamakla görevlendirildi. Kaptan İsmail Hakkı Durusu
yönetiminde 9. Ordu Müfettişliği Karargahında görevli subayların
olduğu gemide tam bağımsızlık inancı vardı. Bandırma Vapuru’nun
taşıdığı tek ve en büyük güç, tam bağımsız bir Türkiye özlemiydi.
Bandırma Vapuru bir milletin kaderini kökten değiştirdi. Ulu Önder ve
beraberindekiler Karadeniz’in dev dalgalarına karşı üç gün süren
yolculuğun ardından 19 Mayıs 1919’ta Samsun’a ulaştı. Asıl önemli
yolculuk şimdi başlıyordu Atatürk, Erzurum ve Sivas Kongreleriyle
tüm milleti bağımsızlık ateşi etrafında birleştirdi. Önce vatanı
düşmandan kurtardı , ardından tüm dünyanın örnek gösterdiği çağdaş
Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.
16 Mayıs 1919, bağımsızlık ateşinin yakıldığı, esarete karşı direnişin
ilk adımının atıldığı gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma
Vapuru’yla Samsun’a doğru başlattığı bu kutlu yolculuk , Türk
milletinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin başlangıcıdır.
Atatürk’ün azim ve kararlılıkla yaktığı bağımsızlık meşalesi bugün de
yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Türkiye bugün kurtuluş
mücadelesinin meşalesinin yakıldığı , milli mücadele tarihinin en
önemli adımlarından birinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa
Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 107. Yılını coşku
ile kutluyor.
Ülkenin her yanını kuşatan düşman ordularına karşı yürütülen Milli
Mücadele, kurtuluşun simge kenti Samsun’dan 107 yıl önce bugün
başlatıldı. 19 Mayıs 1919’, Samsun’dan doğan, ulusun üzerine aydınlık,
bağımsızlık, özgürlük saçan güneşin doğuşunun 107. yıldönümünüdür.
Karartılmak istense de o güneş ülkeyi hala aydınlatıyor. Türk milleti
Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim doğum günüm” dediği 19 Mayıs’ın 107.
Yıldönümünde gür sesle “Bağımsızlık benim karakterim” diye
haykırıyor.
Bir avuç yurtsever arkadaşları ve arkasında halkın büyük desteği ile
bağımsızlık meşalesini 107 yıl önce Karadeniz’in incisi Samsun’da
yakmıştı. O meşalenin ışığı tüm Anadolu’yu aydınlatmış, Ankara’da
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile taçlanmıştı. 19 Mayıs günü, Türk
milleti için önemli bir gündür. Özgürlüğe, bağımsızlığa atılan ilk
adımdır.
Takvimde bir yaprak değil, bir milletin kaderi, bağımsızlığa ve
özgürlüğe ilk adımın atıldığıdır 19 Mayıs. Samsun’a yalnızca bir
asker çıkmamış, işgal altındaki bir ülkenin karanlığına ilk ateş
düşmüştür. Ulu Önderin “Benim doğum günüm 19 Mayıs’tır” demesi
Samsun’u Atatürk’ün kenti yapmıştır. Samsun, Atatürk’ün kenti olmaktan
ötürü çok mutlu. Zira bu kentte bir tarih yazılmıştır. Üzerindeki
Atatürk ile şaha kalkan at heykeli Samsun’un simgesi olmuş, dünya
Samsun’u bu heykelle tanımaktadır.
Türk halkına bu güzel yurdu, Cumhuriyeti, bağımsızlığı ve özgürlüğü
armağan eden Ulu Önder’in halkın gönlündeki sevgisi, saygısı günümüzde
tüm karalamalara, alçakça saldırılara rağmen tükenmiyor, çoğalıyor.
Dünyada bugün yaşanan gelişmeler onun ne denli dahi önder olduğunu bir
kez daha gözler önüne seriyor.
Gerçekleştirdiği devrimlerle mazlum ülkelere örnek olan bir liderdir
Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Ne yaparsa yapsınlar, ne denli karalama ve
iftiralar atarsa atsınlar nafile çaba içindeler. Bazı meczuplar,
Atatürk ve ailesine ne kadar dil uzatsa, Cumhuriyeti yerden yere
vursa, ışık saçan Cumhuriyet güneşini söndürme çabasında olsalar da
başaramıyorlar, başaramayacaklar. 107 yıl önce Samsun’dan doğan güneş
sönmüyor, aksine daha güçlü şekilde karanlıkları yenerek her yeri
aydınlatıyor.