Kale tapınanak anlamına gelen ‘VİHARA’ kelimesinden geldiği rivayet edilen Buhara tarihte birçok Türk devletine siyasal ve kültürel anlamda başkentlik yapmış bir şehirdir.
Buhara Özbekistan topraklarında 1599 dan 1920 ye karar hüküm süren 3 hanlıktan biri olan Buhara hanlığına başkentlik yaptı. 1920 deki Sovyet işgalı sırasında büyük yıkım yaşadı. Çok sayıdaki tarihi eser tahrip edildi.
Köklü tarihinin yanısıra bir dönem ilim ve sanatın merkezi durumunda olan Buhara bir çok alim , şair ve bilim adamı yetiştirdi.
Batıda Avicenna olarak tanınan İbn-i Sina nın dogup büyüdüğü yer olmasından dolayı batılı turistlerin de ilgisini çekiyor. İbn-i sinanın yanı sıra ünlü Türk islam alimi İmam Buhari de bu topraklarda yaşadı.
Mekke Medine Buhara islamın üç kulesi olarak anılan şehir Türk İslam medeniyetinde önemli bir merkezidir.
Ayrıca Nakşibendi tarikatının kurucusu Bahauddin Nakşibendi gibi bir çok mutasavvıfı yetiştiren Buhara islam medeniyetindede merkez konumundadır.
Tarihin dondugu yer dediğim Buhara ile Gaziantep in ortak bagı 1983 te Afganistan dan getirilen son Buhara emiri Alim Han soyundan gelen ve Gaziantep e yerleştirilen kardeşlerimizden eskiye dayanmaktadır.
Tarihçi Bedrettin El-Ayni Gaziantep için küçük Buhara tanımlamasını ilk defa kullanmıştır.
Buhara da nereye gitseniz kiminle konuşsanız Gaziantepliliyim dediğinizde bir duygusal yakınlık oluşmakta, bizim akrabalarınız orada dediklerine şahitlik etmektesiniz.
Başkent Taşkent’ten 3.5 saat lik bir hızlı tren ile ulaştığınız Buhara mutlaka görmeniz , yaşamanız, hissetmeniz gereken bir şehirdir.