MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve beraberindeki isimlerin “mobbing/eziyet” ve “resmi belgede sahtecilik” iddialarının yer aldığı bir soruşturma kapsamında gözaltına alınması, artık yalnızca bugünün haberi olarak okunamaz.
Çünkü geçmişte söylenen çok ağır sözler var.
Yapılan uyarılar var.
Sorulan ama cevapsız kalan sorular var.
Ve Gaziantep’in hafızasında hâlâ çok taze olan bir Burak Yılmaz gerçeği var.
“FERHAT GÜNDOĞDU DOKUNULMAZ MI KARDEŞİM?”
Dönemin Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, Çaykur Rizespor maçının ardından istifasını açıklarken Türk futbolunun yönetimine ve MHK’ya adeta ateş püskürmüştü.
Ve çok çarpıcı bir soru sormuştu:
“Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı kardeşim?”
O gün belki kızgın bir teknik direktörün sözleri olarak değerlendirildi.
Belki “maç sonu öfkesi” denilip geçildi.
Ama bugün?
Bugün aynı cümle çok daha farklı yankılanıyor.
Burak Yılmaz ayrıca bahis soruşturması sürecinde kendisine önce bir bildirim yapıldığını, ardından söz konusu kişinin başka bir Burak Yılmaz olduğunun söylendiğini ileri sürmüş ve yaşananlardan sonra Gaziantep FK’nın hakem kararlarıyla mağdur edildiğini savunmuştu.
Şimdi soralım:
Burak Yılmaz’ın o gün anlattıkları yeterince araştırıldı mı?
Gaziantep FK’nın yaşadığı hakem tartışmaları gerçekten tek tek, birbirinden bağımsız hakem hatalarından mı ibaretti?
Kulübün itirazları ciddiyetle incelendi mi?
Bunların cevaplarını bugün istemek, kimseyi peşinen suçlamak değildir.
Tam tersine Türk futbolunun temizlenmesi adına zorunluluktur.
Son iki sezondur kasırlı veya kasıtsız Gaziantep FK'ya yapılan bariz hakem hatalarıyla Avrupa'nın kapısından döndü. Şimdi bunun hesabı nasıl olacak.
Onun için diyorum ki: ''Hesaplaşmadan helalleşme olmaz.''
ALİ KOÇ KONUŞTU, SERDAL ADALI İSYAN ETTİ
Üstelik MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakkında yüksek sesle konuşan yalnızca Burak Yılmaz değildi.
Fenerbahçe’nin eski başkanı Ali Koç, TFF yönetimini Ferhat Gündoğdu konusunda uyardığını açıklamış ve hakkında araştırma yapılmasını istemişti.
Ali Koç; '' Fenerbahçe’nin eski başkanı Ali Koç, aylar önce yaptığı açıklamada hakemlerin sınavlarıyla ilgili usulsüzlükleri ve bazı hakemlerin MHK Başkanı Gündoğdu tarafından ayrıcalıklı konuma alındığını söylemişti. Yine Koç, Ferhat Gündoğdu'nun ne olduğunu, neyi temsil ettiğini öyle ya da böyle bütün ülke görecek" ifadelerini kullanmıştı.
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı da MHK yönetimini ağır biçimde eleştirerek Gündoğdu’yu istifaya davet etmişti.
Serdal Adalı ise; ''Geçtiğimiz günlerde MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'ya yönelik sert ifadeler kullanan Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın o ifadeleri akıllara geldi. Başkan Adalı, "Bu MHK, taraftarları sokağa dökmek için şartları zorluyor. Açıkça söylüyorum, Ferhat Gündoğdu’nun kendinden haberi yok! Altındaki birkaç kişi ayarlıyor listeyi, onaylıyor o da" demişti.
Şimdi bütün bu açıklamalar yeniden masanın üzerinde.
Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta var:
Bugünkü soruşturma, geçmişte yapılan her hakem eleştirisinin doğru olduğunu kanıtlamaz. Ali Koç’un, Serdal Adalı’nın veya Burak Yılmaz’ın geçmişte söyledikleri ile soruşturmadaki suçlamalar arasında hukuken kurulmuş doğrudan bir bağ bulunduğunu söylemek için de henüz erken.
Ama bu durum soru sormamıza engel değil.
Tam tersine, soru sormayı daha önemli hale getiriyor.
MESELE BİR PENALTI DEĞİL!
Çünkü ortaya atılan iddialar doğruysa mesele bir penaltının verilmemesi değil.
Bir kırmızı kart değil.
VAR’ın hakemi ekrana çağırıp çağırmaması hiç değil.
Soruşturmanın hakem klasmanlarının oluşturulması, görevlendirme, puanlama ve atama süreçleri ile kural sınavlarına müdahale edildiği yönündeki iddiaları da kapsadığı kamuoyuna yansıdı.
İşte Türk futbolunun üzerinde durması gereken asıl konu budur.
Hakemi kim değerlendiriyor?
Kim yükseltiyor?
Kim klasman düşürüyor?
Hangi hakem hangi kriterle maça atanıyor?
Gözlemci puanları gerçekten objektif mi?
Sınavlar gerçekten herkese eşit şartlarda mı uygulanıyor?
Çünkü hakemlik sisteminin mutfağında adalet yoksa, sahadaki adalete güvenmek de mümkün değildir.
GAZİANTEP’İN SORULARI VAR
Biz meseleye Gaziantep’ten baktığımızda ayrıca sormak zorundayız.
Burak Yılmaz neden o kadar öfkeliydi?
Neden açık açık MHK Başkanı’nın adını verdi?
Neden “dokunulmaz mı?” diye sordu?
Gaziantep FK yönetiminin ve teknik heyetinin o dönem yaptığı itirazların ardından TFF içerisinde hangi incelemeler gerçekleştirildi?
Varsa sonuçları neden kamuoyuyla paylaşılmadı?
Bugün yapılması gereken Burak Yılmaz’ı peşinen haklı ilan etmek değildir.
Yapılması gereken, söylediklerini yeniden masaya yatırmaktır.
Çünkü iddiaların böylesine ağırlaştığı bir ortamda geçmişte yapılan ciddi uyarıların üzeri “futbol polemiği” denilerek kapatılamaz.
TFF'DE SESSİZ KALMAMALI CEVAP VERMELİ
Bu dosya yalnızca Ferhat Gündoğdu’nun dosyası değildir.
TFF de kamuoyunu mümkün olan en geniş ölçüde aydınlatmalıdır.
Federasyon, soruşturmayla ilgili açıklamasında Nisan 2025’ten itibaren birden fazla suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.
O halde sorular daha da büyüyor:
TFF neyi, ne zaman öğrendi?
Hangi işlemlerden şüphelendi?
Kendi bünyesinde hangi incelemeleri yaptı?
Bu süreç devam ederken hakemlik kurumuna duyulan güveni korumak için hangi tedbirleri aldı?
Türk futbol kamuoyunun bunları bilmeye hakkı var.
ŞİMDİ DOSYALAR AÇILMALI; ŞİMDİ HESAPLAŞMA ZAMANI
Yıllardır kulüp başkanları konuşuyor.
Teknik direktörler isyan ediyor.
Futbolcular şikâyet ediyor.
Taraftarlar “adalet” diye bağırıyor.
Her tartışmanın ardından birkaç gün konuşuyor, sonra yeni haftanın maçları başlayınca unutuyoruz.
Bu kez unutulmamalı.
Çünkü artık ortada yalnızca sportif bir tartışma değil, savcılık tarafından yürütülen bir soruşturma var.
Elbette Ferhat Gündoğdu ve diğer şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı sürece hiç kimse suçlu ilan edilemez. Suçlamaların doğru olup olmadığına bağımsız yargı karar verecek.
Ama aynı hassasiyet, haksızlığa uğradığını söyleyenler için de gösterilmeli.
Eğer birileri mobbinge uğradıysa ortaya çıkarılmalı.
Eğer resmi belgelerde usulsüzlük yapıldığı iddiası doğruysa sorumluları belirlenmeli.
Eğer hakemlerin klasman, sınav, puanlama veya görevlendirme süreçlerine hukuka aykırı müdahaleler yapıldıysa bunun Türk futboluna etkileri bütün boyutlarıyla araştırılmalı.
Ve eğer iddialar doğru değilse, o da bütün açıklığıyla ortaya konulmalı.
Çünkü Türk futbolunun artık söylentiye değil, gerçeğe ihtiyacı var.
Burak Yılmaz aylar önce Gaziantep’ten sormuştu:
“Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı kardeşim?”
Bugün mesele artık bir kişinin dokunulmaz olup olmadığı meselesinden çok daha büyük.
Bugün sorulması gereken soru şu:
Türk futbolunda gerçekten dokunulmaması gereken bir düzen mi vardı, yoksa yıllardır yaşananlar yalnızca kötü yönetim ve hakem hatalarından mı ibaretti?
Bu sorunun cevabını artık dedikodular değil, belgeler ve yargı vermeli.
Çünkü Gaziantep de, İstanbul da, Anadolu’nun bütün kulüpleri de aynı şeyi hak ediyor:
Şeffaf, hesap verebilir ve kimsenin ayrıcalıklı olmadığı bir futbol düzeni.