Bir şehrin ruhu, sadece ayakta kalan binalarında değil; nesilleri birbirine bağlayan, mahalle kültürünü yaşatan tarihi ve manevi mekanlarında gizlidir.
Gaziantep’in tarihi dokusunu, yaşanmışlıklarını ve inanç haritasını şekillendiren bu mekanların başında hiç şüphesiz Hacı Nasır Camii gelir. Ancak ne yazık ki, asırlara meydan okuyan bu koca çınar, 2023 depremlerinin ardından kaderine terk edilmiş durumda.
Tam üç buçuk yıl geçti... Dile kolay, koskoca üçbuçuk yıl. Depremin açtığı yaralar şehrin pek çok noktasında sarılmaya çalışılırken, Hacı Nasır Camii’nin kapısına vurulan kilit bir türlü açılamadı.
Camiler sadece namaz kılınan dört duvardan ibaret değildir; hele ki bayram sabahlarında, o avlular bir şehrin kalbinin attığı yerdir. Bu bayram da Hacı Nasır Camii’nin minaresinden ezan sesi yükselmedi, o meşhur avlusu öksüz, cemaati ise boynu bükük kaldı.
*Bürokratik Sessizlik ve Haklı Sitem*
Depremin hemen ardından tarihi yapıların restorasyon süreçlerinin hassas olduğu, zaman alacağı söylendi; cemaat olarak bu duruma saygı duyuldu, sabredildi. Ancak aradan geçen üç buçuk yıla rağmen somut bir adımın atılmaması, ne bir çivinin çakılması ne de net bir takvimin açıklanması artık sabır sınırlarını aşmıştır.
Gaziantep gibi tarihine ve kültürüne sahip çıkmasıyla bilinen bir şehirde, böylesine köklü bir ibadethanenin bu kadar uzun süre kapalı kalması kabul edilebilir bir durum değildir.
Şimdi Soruyoruz:
* Hacı Nasır Camii’nin restorasyonu için daha ne kadar beklenecek?
* Ödenek mi yetersiz, planlama mı eksik, yoksa bürokratik engeller mi var?
* Bu mahallenin, bu cemaatin bayram sabahlarını daha kaç yıl öksüz bırakacaksınız?
*"Geç Gelen Adalet Gibi, Geç Gelen Restorasyon da İncitiyor"*
Kültür varlıklarını korumak, sadece onları yıkılmaktan kurtarmak demek değildir; onları içerisindeki insanla, yani ruhuyla buluşturmaktır. Hacı Nasır Camii kapalı kaldığı her gün, Gaziantep’in hafızasından bir parça daha siliniyor. Cemaat, çocukluğunun geçtiği, babasının, dedesinin elinden tutup bayram namazına gittiği o avluda yeniden buluşmak istiyor.
Yetkililere, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ve şehri yönetenlere açık bir çağrıdır: Hacı Nasır Camii’ni daha fazla sessizliğe gömülmeye mahkum etmeyin.
Bu haklı şikayet ve feryat, sadece bir binanın onarılması talebi değil; bir şehrin hafızasına, mahalle kültürüne ve maneviyatına sahip çıkma çabasıdır.
o kapıların tekrar açılması ve Hacı Nasır’ın o öksüzlüğünün son bulması bu şehrin insanına olan borcunuzdur.
Ayrıca 3.5 yıldır açık olan Ağa camii ne hikmetse tadilata alındı
HACI NASIR CAMİİ