İktidar yürüttüğü “ sıkı para politikası ve mali disiplini” gerekçe göstererek milyonlarca emeklinin ikramiyesinde artış yapmaktan kaçınıyor. Ne zaman dar ve sabit gelirlinin bütçesine küçük de olsa katkı yapacak düzenleme söz konusu olsa siyasi irade hemen mali disiplini ve sıkı para politikasını gündeme taşıyor. Bayram ikramiyesi, Şeker Bayramı’nda aynı gerekçelerle artırılmadı. Beklentilere rağmen Kurban Bayramı’nda ikramiyelerin artırılmasına ilişkin iktidar tarafında bir açıklama gelmedi. Suskunluk egemen. Görünen o ki, milyonlara yine 4 bin TL verilecek.
Mali disiplin, sıkı para politikası, bütçe olanakları hep en düşük emekli aylığının artırılmasında, emekliye seyyanen zam verilmesinde, ikramiyelerin artırılmasında akla geliyor. Açlık sınırının 33 bin TL’yi aştığı ekonomik ortamda emeklinin 20 bin liraya mahkum edilmesi sırasında “Bütçe imkanlarını zorlayarak ancak bu kadar zam yapabildik” deniliyor. Gerçekten bu söz emeklinin onurunu incitiyor. Sermayeye teşvikler yolu ile musluk açılırken dar ve sabit gelirliye kapatılıyor. Mali disiplin, bütçe olanakları, pula dönmüş emekli aylığını, bayram ikramiyesini artırmamanın gerekçesi olarak kullanılıyor. İktidar sürekli aynı bahaneler sığınarak aylık, maaş, ücret ve ikramiyeleri insan onuruna yakışacak düzeyde artırmıyor.
Mali disiplin emekliyi 20 bin liraya mahkum etmekle, bayram ikramiyelerini dört katta sabitleyerek, çiftçiye hak ettiği teşvik ödemelerini vermeyerek, bütçedeki yatırımları kısarak, kamu taşınmazlarını satarak, bordrolu ve emeklinin ekmeğini küçülterek sağlanamaz. Mali disiplin vergiyi tabana yayarak, bütçeden yapılan faiz ödemelerini azaltarak, kamuda lüks araç saltanatına son vererek, vergi adaletiyle olur.
Anımsanacağı üzere 2018 yılında ilk kez 1000 TL olarak ödenmeye başlanan bayram ikramiyesi o dönem hatırı sayılır tutardaydı. Yüksek enflasyondan ötürü zaman içinde kuşa döndü. 2018 yılında net asgari ücret 1603 TL idi. Bin liralık ikramiye asgari ücretin yüzde 62.4’üne denk geliyordu.2026 yılına net asgari ücret 28 bin 75 TL. 4 bin liralık ikramiye net asgari ücretin yüzde 14.2’sine denk geliyor. 2018 yılında Diyanet işleri Başkanlığı’nın açıkladığı kurban kesim bedeli 850 liraydı. 2026 yılında açıklanan kurban kesim bedeli 18 bin TL. 2018 yılında bin liralık ikramiye ile bir kurban kesip 150 lirası emeklinin cebinde kalıyordu. 2026 yılında ikramiye tutarı kurban bedelinin dörtte birini bile karşılamıyor. 2018 yılından bu yana gıda enflasyonu 14 kat artarken , bayram ikramiyesi 4 kat arttı. Sekiz yılda arada oluşan fark ve emeklinin ikramiye kaybını veriler ortaya koyuyor.
Aslında rakamlar enflasyona, hayat pahalılığına yenilen emekli, dul ve yetimin ikramiyelere zam yapılmayarak kendisinin kurban olduğunu kanıtlıyor. Bırakın kurban kesmeyi kırmızı ete bile ulaşamıyor dar ve sabit gelirli kitle.20 bin lira olan en düşük aylık, kira, fatura ödemeleri ve sağlık harcamalarını ucu ucuna karşılayabiliyor. Geriye elde bir şey kalmıyor. Bu durumda kırmızı et bile lüks hale geldi. İkramiyeler göreceli artırılsaydı o zaman kurbanını kesebilirlerdi. Gerçekleşmediğine göre emeklinin kurban kesmesi olanaksız. Ancak 5-6 emekli bir araya gelirse kurbanlık alabilir. İşçi ve memurun durumu da emekliden farklı değil.
İkramiyeden beklediği zammı alamayan 17 milyonu aşkın emekli, dul ve yetim temmuz ayını gözetlemeye başladı. TÜİK’in enflasyon verilerine göre SSK ve Bağ-Kur emekli, dul ve yetim aylığına yüzde 15-17 arasında zam yapılması öngörülüyor. Memur ile memur emeklisine de 6 aylık enflasyon farkı ile birlikte yüzde 11-13 arasında zam verilmesi söz konusu.
Medyada temmuz ayında emekliye seyyanen zam verileceği haberleri yer alıyor. Lakin bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum. Zira siyasi irade 2027 yılında seçime gitmeyi düşünüyor. Bu nedenle önümüzdeki yılbaşından itibaren kesenin ağzı açılarak, milyonarca dar ve sabit gelirliye bol kepçeden dağıtılacak. Seçim dönemlerinde emekli, memur ve işçi hatırlanıyor. Seçim ortamına girilmeden düşük aylık, maaş ve ücretlerin 6 aylık enflasyon zammı dışında artırılması olası değil.