Erol Bulut'un nedenleri ne acaba?

Süper Lig’in 31.haftasında İstanbulda Kasımpaşa ile karşılaşan Gaziantep FK maçtan 2-1’lik skorla mağlup ayrıldı. 

Gazintep FK’nın deplasman performansı tabiri caizse dosta korku düşmana güven veriyor açıkcası. Öyle ki böyle bir maçta direk rakibi olan ve eksik kalmış rakibine karşı sergilediği oyun bir çok yönden eleştiriyi hakediyor. Eksik rakibine karşı öne geçmesine rağmen koruyamamasını mı diyelim yoksa Djilobodji’nin ucuz kırmızı kartını mı diyelim, oyun olarak mahkum oynamasını mı diyelim bilemedim. 

Öncelikle Kasımpaşa’dan başlayalım. Kasımpaşa son 12 maçta sadece 2 mağlubiyet, 2 beraberlik alırken bunun yanında 8 galibiyet aldı. Sami Uğurlu’nun takımın başına geçmesi ile beraber bambaşka bir hüviyete büründü ve düşme potasının üstüne çıktı sergilediği güzel performansla. Sami Uğurlu’nun ilk transferinden olan Muleka takımın gösterdiği bu performansta büyük paya sahip. Sekizinci maçında 6 gol ve 2 asist ile mükemmel ve yabana atılmayacak bir performans sergiledi. En nihayetinde de Süper Ligde bugüne kadar Hiç mağlup edemediği Gaziantep FK’yı mağlup etmiş oldu. 
 
Gaziantep FK açısından ise işler kötü giderken iyi oyunla beraber gelen Galatasaray galibiyeti takıma ivme kazandırabileceği görüşündeydim. İç saha da bu görüşüm halen geçerli olabileceğini düşünsem de malesef ki sene başından beri süre gelen kötü deplasman performansı artık bu sezonun en problemli yanı olarak kalacak.  

Takımda çok ciddi anlamda motivasyon eksikliği göze çarpıyor. Bu motivasyon eksikliği önümüzdeki maçlarda ligin ilk dört sırasını paylaşan takımlarla karşılaşacak bir ekip için ciddi handikap. Düşme potasıyla puan farkı gittikçe kapandığından panik havası da yaratabilecektir. Bu da dezavantaj Gaziantep FK için. 

Kasımpaşa maçında şüphesiz Maxim gibi bir oyuncunun eksikliği hissedilecekti. Maxim’in olmaması hücüm poziyonları varyasyonlarını kısıtladı. Buna bağlı olarak da ne Figueiredo’ya ne de Muhammet’e yeteri kadar top taşıyamadılar. Maç boyunca Gaziantep FK’nın 6 , Kasımpaşa’nın ise 17 şutunun olması, Gaziantep FK’nın 0,36 gol beklentisinin olması Kasımpaşa’nın ise 2.1 gol beklentisinin olması zaten bu durumun açıklayıcısı. 

Bu maç için en büyük eleştiri Djilobodji’ye benim tarafımdan. Disiplinsiz, topla alakalı olmayan, rakibin yedek kulubesiyle ağız dalaşına girerek, takımı için önemli bir maçta kırmızı kart görmesi ve takımını eksik bırakması kabul edilemez. Rakib eksik kalmışken ve takımın üç puana ihtiyacı varken bu şekilde bir hareket asla kabul edilemez. 

Gaziantep FK’nın takımın küme düşme potasında olmaması acaba Gaziantep FK’nın çok iyi olduğundan mı yoksa alttaki takımların kötü olmasından mı kaynaklı? Bazı oyunculara kötü oynamasına rağmen aşırı ve gereksiz şekilde ısrar edilerek oynatılması akıllarda hep acaba mı? Sorularını getiriyor. 

Erol Bulut’un maç sonundaki röportajında "Başından sonuna kadar kazanmayı hak etmediğimiz bir maç oldu. Nedenlerini biliyorum ama bunları kendi aramızda konuşmamız lazım. Nedenlerini net biliyoruz. " demesi ne demek? Bunlar hangi nedenler? Nedenlerini biliyorsanız neden müdahale etmiyorsunuz? Bu kadar çok sorunun olduğu yerde başarının olması elbette çok zor. 

Sonuç olarak rakamlara boğmadan, ayrıntıya girip sizleri boğmadan tek bir şey söylemek istiyorum. Gaziantep FK’nın işi çok zor malesef umarım sezon sonuna kadar yeteri kadar puan toplayıp en azından stressiz bir sezon sonu geçirebilir. 

Son olarak Trabzonspor maçında da taraftarlara çok iş düştüğünü söylemek istiyor ve taratarın takımı yalnız bırakmaması gereketiğini söylemek istiyorum.

Sağlıcakla kalın…

{ "vars": { "account": "G-1REJ3H5V8B" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }