Mutlak butlan kararı, genel merkezin polis zoru ile boşaltılması CHP
üyesi ve seçmenine Kurban Bayramı’nı zehir etmişti. Bayram süresince
Türkiye CHP’deki baş döndüren gelişmeleri , trafiği izledi, konuştu.
Genel merkezin boşaltılmasının hemen ardından Özgür Özel’in yağmurlu
havada arkasında binlerce kişi ile Meclis’e yürümesi siyasete damga
vurmuştu. TOMA’nın kapısında ıslak gömleği ile çekilen fotoğraf
arşivlerde tarihi siyasi belge olarak yerini almıştı.
Her iki lider açısından asıl hesaplaşma 30 Mayıs Cumartesi günü
Güvenpark ve parti genel merkezinde “ Bayramlaşma” adı altında
gerçekleştirilecek mitingdi. Zira hangisinin daha kalabalık olacağı
merak ediliyordu. Türkiye’nin gözü de bu iki mitinge kilitlenmişti. Ve
o gün geldi çattı. Her ikisi de saat 14.00’ü gösterdiğinde seçmenin,
tabanın karşısına çıktı. İktidara yakın televizyon kanalları bugüne
dek ilgi göstermediği Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını canlı
yayınlarken, muhalif televizyon kanalları Özgür Özel’in konuşmasını
izleyicilere aktardı.
Televizyon görüntülerinden Özgür Özel’in konuşmasını dinleyenlerin
daha kalabalık olduğu görüldü. Hatta ezici üstünlük vardı.
Kızılay’ın göbeğindeki Güvenpark’a sığmayan binler hem mutlak butlan
kararını protesto etti hem Kemal Kılıçdaroğlu’na olan tepkilerini
attıkları sloganlarla dile getirdi. Öylesine coşkulu idi kalabalık
Özel’in konuşması zaman zaman kesildi. Kızılay’daki mitinge katılan
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın konuşması da ilgi
ile dinlendi. Yavaş konuşması ile tarafını da belli etti. Zira
kendisine karşı kuşkulu yaklaşımlar vardı. Kızılay mitingine
katılması bu kuşkuyu ortadan kaldırdı.
Kızılay’da bunlar yaşanırken, Kemal Kılıçdaroğlu da Söğütözü’ndeki
CHP genel merkezi bahçesinde toplanan belli bir kitleye hitap etti.
Konuşmasında sürekli CHP’de arınma ve FETÖ vurgusu yapan
Kılıçdaroğlu, partiyi hırsızlardan ve FETÖ artıklarından
temizleyeceğini vurguladı. Oysa genel başkanlığı döneminde FETÖ ile
bağlantısı olduğu gerekçesiyle yargılanan ve bağlantılı olduğu
savlanan isimleri milletvekili adayı yapmış, parti üst yönetimine
taşımıştı. Kemal Kılıçdaroğlu’na genel başkanlığı döneminde getirilen
en önemli eleştirilerden biri de Atatürkçü isimleri partiden
uzaklaştırmasıydı. Mahkeme kararı ile yeniden genel başkan olmasının
ardından yaptığı konuşma anlamlı karşılandı.
Konuşmasının ardından kitleye “ Hep birlikte Anıtkabir’e gitmeye var
mısınız” diyerek soran Özgür Özel, on binlerle birlikte Ulu Önder
Atatürk’ün ebedi istirahatgahına , Anıtkabir’e yürüdü. Coşkulu
kalabalık Aslan Yol’dan yürüyerek Anıtkabir’in avlusunu tamamen
doldurdu. Sanki insan seli akmıştı Anıtkabir’e. Öylesine coşkulu bir
halk vardı. İnsanlar öfkesini Atatürk’ün kabrine giderek bir ölçüde
dindirdi. O kalabalık, mutlak butlan kararıyla yeniden genel başkanlık
koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na çok öfkeliydi.
Her iki mitingi değerlendirdiğimizde Özgür Özel’le bayramlaşmaya
gelenler, Söğütözü’ndeki kalabalıktan çok fazlaydı, daha coşkuluydu.
Attıkları sloganlar bunu gösteriyordu. Özgür Özel liderlik
pozisyonunu bu mitingle çok güçlendirdi, seçmen tarafından tercih
edildiği açıkça görüldü. Güvenpark mitingi ve Anıtkabir yürüyüşü her
ne denli görevden uzaklaştırılsa da CHP’nin gerçek liderinin Özgür
Özel olduğunu gösterdi.
Mutlak butlan kararı ters tepti, halk, seçmen Özgür Özel’e sahip
çıktı, yanında olduğunu ortaya koydu.Genel başkanlık görevini kabul
ederek CHP tabanında sevilmeyen figüre dönüşen Kemal Kılıçdaroğlu
destekçilerine hayal kırıklığı yaşattı. Oysa butlan kararı öncesi
yaşananlarda CHP’nin yanında olsa görev kabul etmese daha yüceleşirdi
CHP’li seçmenin kalbinde. Ne var ki dinmeyen kini ve koltuk sevdası
kendisini aşağılara doğru yuvarladı. Mevcut ortamda iki başlı CHP
görüntüsü var. Biri seçilmiş başkan Özgür Özel, diğeri yargı kararı
ile yeniden genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu.
Bu yaz süresince CHP’de bundan sonraki gelişmeler, yeni parti
olasılığı, Özgür Özel ve arkadaşlarının dokunulmazlığının kaldırılması
söylentileri, baskın seçim senaryoları Türkiye’nin bir numaralı
gündemi olacak. Herkesin sağ duyu ile hareket etmesi gerekir. Umarım
milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılıp da yeni gerginlikler
oluşmaz. Bu tür hareketlerin geçmişte ters teptiği, seçmende karşılık
bulmadığı tarihin tozlu sayfalarında yazıyor. Halk ve seçmen her zaman
mağdurun yanında yer alıyor.