Aynı festivalde Gümüş Ayı ödülüne layık görülen Emin Alper’in
“Kurtuluş” film ile birlikte Altın Ayı ödülünü edinen “Sarı Zarflar”
Berlin’de göğsümüzü kabartmıştı. İki yapımın ödüller kazanması “Türk
sinemasının çifte zaferi” olarak nitelendirilmişti. 6 Mart’ta
gösterime çıkan “Kurtuluş”un ardından “Sarı Zarflar” da salonlarda
yerini aldı.
İdealist bir öğretmenin görevli olduğu okulda yaşadığı sorunları,
tükenmeyen hayallerini anlatan “Öğretmenler Odası” yapımıyla
dikkatleri üzerine çeken, övgüler alan yönetmen İlker Çatak, “Sarı
Zarflar” da oyun yazarı bir akademisyenle tiyatro oyuncusu eşinin
politik görüşlerinden ötürü işlerine son verilmesini, ardından
yaşadıkları ekonomik zorlukları, ayakta durma mücadelelerini
anlatıyor.
Ankara’da yaşayan Aziz (Tansu Biçer ) oyun yazarı, akademisyendir. Eşi
Derya da (Özgü Namal) son derece yetenekli, yıldız tiyatro
oyuncusudur. Her şey yolunda giderken Aziz ve Derya politik
tutumlarından ötürü üniversiteden ve konservatuardan uzaklaştırılır.
Bir yanda 13 yaşındaki kızları Ezgi’nin (Leyla Symrna Cabas) ergen
davranışları diğer yanda derinleşen ekonomik kriz, Aziz ve Derya’yı
çıkmaza sokar. Maddi olarak zorlanan çift çözümü Aziz’in annesinin
(İpek Bilgin) yanına, İstanbul’a taşınmakta bulur. Akademisyen ve
tiyatro oyuncusu çift kızları ile birlikte İstanbul’a, umuda doğru
yelken açar. Aziz’in annesi zorunlu göçten hoşnut olsa bile torunu
Ezgi ile yaşadığı kuşak farklılığı ve görüş ayrılıkları ev içinde
tartışmalara yol açar. Ezgi’nin başına buyruk tutumu, küçük yaşına
karşın gece yarıları erkek arkadaşı ile gezmesi , habersiz evden
kaçışı babaanne kadar Aziz ve Derya’yı da huzursuz eder.
İstanbul’da aradığı işi bulamayan Aziz, eşi Derya’nın ağabeyinin
taksisinde gece şoförlük yaparak para kazanmaya çalışır. Ancak yeterli
olmaz şoförlükten kazandıkları. Bu arada TV dizilerine hep soğuk bakan
Derya’ya dizi oyunculuğu teklifleri gelmektedir. Maddi
olanaksızlıktan ve Ezgi’nin okul masrafları sonunda” pes” ettirir
Derya’yı . Hem bol para kazanacak hem daha tanınır olacaktır TV
dizileri sayesinde . Ne gariptir ki başrolünü üstlendiği dizi siyasi
görüşlerinden dolayı bir dönem kendilerine yönelik ağır
eleştirilerin yapıldığı kanalda gösterilecektir. Aslında yaşamın acı
ve çarpık gerçeğidir bu gelişme.
1984 Berlin doğumlu Türk yönetmen İlker Çatak, filmi Ankara yerine
Berlin’de, İstanbul yerine Hamburg’da çekmiş. İki yıl önce kotardığı
ve Almanya’nın Oscar adayı olan “Öğretmenler Odası” filmi ile dikkati
üzerinde toplayan İlker Çatak, “Sarı Zarflar” da sistemin dışladığı
bir ailenin içine itildiği baskılarla parçalanma aşamasına dek gelen
öyküsünü duygusallığa kapılmadan sade bir dille anlatıyor.Senaryosunu
İlker Çatak’ın yanı sıra Ayda Meltem Çatak ve Kaya Köstepen’in kaleme
aldığı film, bir anlamda akademisyenlerin yaşadığı olumsuzluklara
gönderme yapıyor. Tabii ne denli bilgi dağarcığı ve bilinç düzeyi
zengin olsa bile entelektüel çevrenin iki yüzlülüğüne ve arkadaşını
satmalarına vurgu yapılıyor. Adamlığın, güvenilir olmanın bilinç düzeyi
ile değil, karakter ile ilintili olduğuna dikkat çekiyor İlker Çatak.
Sonuçta hangi etik değerlerin insanlar için önemli olduğunu, kuvvet,
medyanın özellikle TVlerin günümüzdeki gücü, çıkara dayanan
ilişkiler, paranın gücünü esas alan vahşi kapitalizm sorgulanıyor
“Sarı Zarflar”da. Her yaşanan olumsuzluklara, umarsızlıkların sonunda
umut vardır. Her gecenin bir sabahı olduğu gibi. Aziz , Derya ve
kızları Ezgi’ ile çektikleri sıkıntıların son ereceği, finalde
Aziz’in dizi oyuncusu Derya’ya tahsis edilen karavanın içinden
gökyüzüne bakması olarak betimlenir .
Şu sıralarda” Kıskanmak” dizisinde Seniha karakterini canlandıran Özgü
Namal, eşinin ölümü nedeniyle uzun süre ayrı kaldığı film ve
dizilerdeki ayrılığın acısını bu filmdeki görkemli oyunculuğu ile
gideriyor. Derya rolünde olağanüstü oyunculuğunu bir kez daha
kanıtlıyor. Yine Aziz’i canlandıran Tansu Biçer ve babaanneyi oynayan
İpek Bilgin üzerlerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyor.Derya’da
Özgü Namal, Aziz’de Tansu Biçer verdikleri siyasi mücadeleyi , kişisel
dönüşümlerini, yaşadıkları ekonomik sorunları ve kızları Ezgi’ye karşı
duyulan kaygıları anlatmakta çok başarılılar. Keza Ezgi’de Leyla
Smyrna Cabas genç kuşağın duygularını, düşüncelerini ve tutumunu
yansıtmakta hayli inandırıcı.
78. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan “Sarı
Zarflar” Yedinci Sanat tutkunlarının kayıtsız kalamayacağı Türk
sinema tarihinde yerini alacak önemli bir film.