Kılıçdaroğlu’nun sosyal medyada paylaştığı video siyaset gündemine bomba gibi düştü. Çok tartışılan ve ses getiren videoda Kılıçdaroğlu, yolsuzluk savı ile tutuklu yargılanan belediye başkanları ve yöneticiler üzerinden 13 yıl genel başkanlığını üstlendiği CHP’ye yönelik ağır ifadeler kullandı. Videosunda, “Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez, emanete kara çalınamaz. Kardeşlerim… Hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da…” diyerek CHP’ye etik tavsiyelerde bulundu.
Elbette arınmak, kirlilikten kurtulmak iyi bir tutumdur. Ancak bunu CHP’nin eski genel başkanının söylemesi çok anlamlı. Zira arınmasını istediği tutuklu belediye başkanlarının çoğu kendi döneminde aday gösterilen, yıldızı parlatılan isimler. Aynı belediye başkanları bugün yolsuzluk savı ile tutuklu yargılanıyor. Oteldeki görüntüleri , özel yaşamı ile kamuoyu ve CHP tarafından çok tepki gören Uşak eski belediye başkanı Özkan Yalım, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde üç kez Uşak milletvekilliği yaptı. Keza AK Parti’ye katılan “Topuklayan Efe” olarak nitelendirilen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal yine Kılıçdaroğlu döneminin milletvekilleri idi. İktidarın hedefindeki Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde önce Beylikdüzü Belediye Başkanı, ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Halen Meclis’te yer alan çok sayıda milletvekili Kılıçdaroğlu’nun liste tercihi ile Parlamentoya girdi .Genel başkanlığı yitirdiği son genel kurulda kendisini açıktan destekleyen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve onun gibi isimleri genelleme yaparak bugün hırsız ve kirlenmiş olarak suçluyor.
Aday yaptığı, siyaset sahnesine sürdüğü isimleri ve CHP’yi kirlilikle itham eden Kemal Kııçdaroğlu’nun arınma çağrısı partinin başında sallanan “mutlak butlan” davası öncesi “genel başkanlığa yeniden dönüşe” göz kırpma olarak yorumlanıyor. Oysa CHP’li birçok belediye başkanı tutuklu ve yargılanıyor. Gerek yoktu böyle bir çağrıya. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP 38. olağan genel kurulunun iptal istemli davayı “ CHP, 2023’ten bu yana iki kez kurultay yaptı. Dava dayanaksız kaldı” kararı ile reddetti. Dava halen istinaf mahkemesi aşamasında. Buradan her an karar çıkması bekleniyor. Eğer istinaf mahkemesi “mutlak butlan” derse Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları yeniden CHP’nin başına geçecek.
Parti birçok yönden baskı altında iken Kemal Kılıçdaroğlu’nun arınma çağrısı yapması doğru olmadı. Belediye başkanları sabaha karşı göz altına alınırken sesini çıkarmayan Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi çıkmış CHP’ye “arının, kirlilikten kurtulun” diye sesleniyor. Hiç olmazsa yargı kararı belli oluncaya dek sussaydı. Eğer o belediye başkanları mahkeme tarafından suçlu bulunursa ayrıca partisi ve toplum tarafından da cezalandırılacak. Hal böyle iken bu acelecilik, koltuk hırsı niye.
Koltuğunu yitirmeyi hala hazmedemeyen,” Bay Kemal”, “ bir an önce mutlak butlan kararı çıksın da yeniden CHP’nin başına geçeyim” hesabını yapıyor. Parti zor günlerin eşiğinde iken böyle bir video, açıklama parti tabanı tarafından karşılık bulmaz. Nitekim videoya yapılan yorumların yüzde 90’nında açıklama doğru bulunmuyor, Kılıçdaroğlu’na ağır eleştiriler yapılıyor. Eğer, mutlak butlan kararı ile yeniden genel başkanlık koltuğuna oturursa CHP’li taban ve kamuoyunun desteğini arkasında göremez, büyük öfke oluşturur.
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Türkiye’yi adım adım gezerek 100’ü aşkın miting gerçekleştirilen Özgür Özel, iyiden iyiye liderliğini perçinleştirdi. Atom karınca gibi yerinde duramayarak büyük enerji ve coşku ile halkın ayağına gidiyor, dertlerini dinliyor, olası iktidarlarında hayata geçireceklerini anlatıyor. 13 yıllık genel başkanlığı süresince seçim yenilgilerine abone olan, tabanda umutsuzluğa yol açan Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olsa bundan sonra CHP’ye ne katkısı olur. Sadece egosunu tatmin eder.
İstinaftan“ mutlak butlan” kararı çıkarsa siyaset ve Türkiye gündemi çok hareketli günlere gebe. CHP enerjisini ve yoğunluğunu parti içine yöneltir. İktidarın CHP kendi iç işleri ile uğraşırken ekimde “baskın seçime” gidebileceği söyleniyor. Lakin halkın ekonomik durumu çok kötü, yoksulluk artıyor. Halk pahalılıktan, düşük gelirden feryat ediyor. Bu durumda siyasi iradenin acil seçime gideceğini sanmıyorum.