☰
✕

TFF yönetimi daha neyi bekliyor… Şükrü KARAMAN yazdı...

Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bazı eski ve yeni MHK üyelerinin de aralarında olduğu 6 kişi evrakta sahtecilik ve mobbing uyguladıkları gerekçesiyle göz altına alındı.

Bu kişiler hakkında önemli iddialar var. Soruşturma kapsamında bazı hakemlerin objektif ve gerekçeli bir karar gösterilmeden klasman dışı bırakıldığı, bazı hakemlere görev verilmediği veya sistematik şekilde görevlerinin azaltıldığı, bazı hakemlere ise ayrıcalıklı davranıldığı iddiaları var. Kuşkusuz bu savların gerçek olup olmadığı soruşturma veya yargılama sonucunda ortaya çıkacak. Peşinen bu kişileri suçlu veya suçsuz diye değerlendirmek olanaksız. Ancak iddialar son derece vahim ve üzerinde ciddiyetle durulması gerekiyor.

Merkez Hakem Kurulu’nun atamalarından ve can yakan hakem hatalarından yakınmayan takım yok gibi. Bilindiği üzere mevcut MHK, spor kamuoyunda büyük yankı uyandıran tutumla bazı deneyimli hakemlere düdük astırttı. Ferhat Gündoğdu ile ekibi, genç ve yeni hakemlerin önünü açmak amacıyla böyle bir uygulamaya gidildiğini savundu. Lakin, yeni nesil genç hakemler şampiyonluğu ve küme düşmeyi belirleyen maçlarda sonucu etkileyen öyle büyük hatalar yaptı ki. Çok sayıda maça kusurlu kararları ile damga vurdular. Hali ile canı yanan, puan ve puanlar yitiren kulüp yöneticileri maç sonu şiddetli tepki gösterdi, TFF’ye çıkarma yaparak Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’na yakınmalarını iletti. Ne var ki hata yapan hakemler sanki kollanırcasına maç almaya devam etti. Şikayetler dikkate alınmadı. Zira genç hakemler MHK’nın prensleriydi, sanki dokunulmazlıkları vardı.

Anımsanacağı üzere Fenerbahçe’nin önceki başkanı Ali Koç, geçen sezon bir maç sonunda, bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyuna duyurduğu gibi evrakta sahtecilik ve bazı hakemlere baskı yapıldığını medyaya açıklamıştı. Bu yöndeki şikayetini TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nu da aktarmıştı. O şikayetler Hacıosmanoğlu’nun odasında kaldı. Hiçbir işlem uygulanmadı dudak uçuklatan iddialar karşısında. Salt Ali Koç değil, Süper Lig ile diğer alt liglerin kulüp başkanları da hakemlerden yaka silkti. Ne var ki MHK’nın “Ben bildiğimi okurum” misali tavrı ile o hakemler göze batan kusurlu kararları ile maçlara damga vurmayı sürdürdü. Süper Lig’in 2026-2027 sezonunda daha 6 hafta maçları oynandı. Hakem hataları erken konuşulmaya başladı. Öylesine belirgin kusurlu kararlara imza attılar ki tribünde olsun ekran başında olsun milyonlarca taraftar kahroldu. Bakalım gelecek haftalarda maçlar bu hakemlerle nasıl oynanacak.

Bir yerde lastiğin patlayacağı belli idi. Ve spor kamuoyunun yakından bildiği, tanık olduğu , duyduğu iddialara yargı sonunda el atmak zorunda kaldı. Yineliyorum, göz altına alınan kişiler “suçlu veya suçsuz” diye bir kanıya varmak istemiyorum. Soruşturmalar veya gerekirse yargılama sonucu iddialar ortaya çıkacak. Yargı bu konuda son kararı verecek. Ortaya saçılan savların soruşturulması Türk futbolu adına son derece doğru ve yararlı olacaktır.

Kuşkusuz son gelişmeler İbrahim Hacıosmanoğlu ve TFF yönetimini de bağlamaktadır. 18 Temmuz 2024’te yapılan genel kurulda kulüplerin desteğini arkasına alarak TFF Başkanlığı koltuğuna oturan İbrahim Hacıosmanoğlu ya MHY’ya söz geçirememekte ya da kapalı kapılar arkasında Ferhat Gündoğdu ve ekibini desteklemektedir. İkinci seçenek daha öne çıkıyor. Zira hakem hatalarından canı yanan, soluğu TFF binasında alan kulüp başkanları ve yöneticilerini sadece dinlemekle yetindi TFF Başkanı . Hiçbir yaptırım uygulanmadı. Sadece Trabzonspor-Gaziantepspor FK maçında hatalı karar veren Arda Kardeşler’in kariyeri sonlandırıldı. Oysa hakem hataları sürüyor. Yine bir veya iki hafta dinlendirildikten sonra maç yönetmeye devam ettiler. MHK’nın elinde geniş hakem kadrosu var. Niye bu geniş kadro değerlendirilmiyor da hep belli isimler maçlara atanıyor. Diğer hakemlere güvenilmiyor mu. O zaman neden üst klasman grubuna alındı. Aynı isimler üzerinde ısrar etmek hataları beraberinde getiriyor.

Milli takımın ABD’de düzenlenen 2026 Dünya Kupası’ndaki utanılası başarısızlığı unutulmadan bu kez Uluslar A Ligi’ne iki yenilgi ile başlaması bardağı taşıran damla oldu. Haydi, dünya dördüncüsü Fransa karşısında alınan 1-0 yenilgi makul karşılanabilir. Kötü de oynamadı oyuncularımız o maçta. Ancak, en kötü dönemini yaşayan İtalya karşısında ruhsuz bir oyunla 4-1’lik yenilgi asla kabul edilemez. Arda Güler dışındaki oyuncularımız sanki sahada değildi. Teknik Direktör Vincenzo Montella ne Dünya Kupası’nda ne de Uluslar A Ligi’nde başarılı oldu. Oyuncu tercihleri, kimsenin anlayamadığı garip maç taktikleri ile sınıfta kaldı. Montella ile yolları ayırmanın zamanı geldi. Yerli hocalar bu görevi fazlasıyla hak ediyor.

Net hakem hataları, yargıya ulaşan vahim iddialar karşısında TFF Başkanı daha fazla susamaz, görevini sürdüremez. Hacıosmanoğlu’nun yapması gereken bir önce istifa etmesidir. Kalmakta ısrar ederse topal ördek durumuna düşer. Zaten kulüpler de yakında olağanüstü genel kurul için imza toplamaya başlar. Bu görev için en uygun isim ileri yaşta olmasına karşın Şenez Erzik’tir. Geçmiş yıllarda Avrupa’da Türk futbolunu başarı ile temsil etmiştir. Hem akıl yaşta değil, baştadır.

{ "vars": { "account": "G-1REJ3H5V8B" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }