Toplumsal hastalık silahlanma çılgınlığı… Şükrü KARAMAN yazdı...

Hukukun üstünlüğünün egemen kılınması, bireysel silahsızlanma konusunda toplumsal farkındalık yaratma ve uzlaşmazlıkların çözümünde barışçıl yöntemleri gençlere benimsetme amacıyla kurulan UMUT Vakfı’nın araştırması bireysel silahlanma ve şiddettin ne denli ürkütücü boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.

Araştırmaya göre, 2025 yılında Türkiye genelinde 3 bin 422 silahlı şiddet olayı gerçekleşti. Olaylarda 2 bin 225 kişi yaşamını yitirdi. Bir kısmı ağır olmak üzere 3 bin 167 kişi de silahlı şiddet sonucu yaralandı. 3 bin 422 şiddet olayının 638’inde her türlü kesici ve delici alet kullanılırken 2 bin 784’ünde tabanca ve tüfeklerden oluşan ateşli silahlar kullanıldı. UMUT Vakfı’nın medyaya yansıyan haberlerden yararlanarak gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Marmara Bölgesi’nde en çok şiddet olayı yaşandı. 2025 yılında ölümlü ve yaralamalı en çok şiddet olayların gerçekleştiği iller sıralamasında İstanbul, Şanlıurfa, Adana, Bursa, İzmir, Konya, Samsun, Kocaeli, Sakarya ve Diyarbakır öne çıktı.

Umut Vakfı’nın verilerine göre, toplumda 20 milyon silah var. Neredeyse nüfusun dörtte biri silah taşıyor. Silaha sahip beş kişiden biri silahını toplumsal sorun haline dönüşen kadın cinayetinde kullanıyor. Geçen yıl öldürülen 391 kadından 203’ü ateşli silahla canice öldürüldü. Silah en çok aile içi şiddette, sonra namus ve alacak verecek meselelerinde kullanılıyor. Yıllar sonra aydınlatılma aşamasına gelen Gülistan Doku cinayeti bireysel silahlanmayı, kadına şiddetti yeniden gündeme taşıdı. Onun gibi çok sayıda kadın hiç yoktan öldürüldü.

Veriler bireysel silahlanmadaki çılgınlığı, önü alınamayan kadın cinayetleri başta olmak üzere toplumsal şiddetti ortaya koyuyor. Toplum adeta silahlanma yarışında. Beline silah takan sorumsuz cani kişiler kan davası, husumet, namus gibi sudan gerekçelerle masum canları yaşamdan koparıyor. Düğünlerde, asker uğurlamalarında, bayram sabahlarında, ulusal takımın başarısında alıyor eline silahını, tüfeğini havaya rastgele saydırıyor da saydırıyor. Hiç düşünmüyor , bilmiyor attığı kurşunların nereye gideceğini, kimleri hedef alacağını. Ulusal sevinç,coşku bir anda hüzün ve acıya dönüşüyor.

Kan davası ve namus uğruna erkeklik yaparak can alıyor bilinçsiz insanlar. Sorunları hukuksal yollarla gidermek varken neden hemen silaha sarılırlar. Eğitimsizlik, kırsal kesimde kırılamayan töreler ve namusu koruma algısı kadın cinayetlerini tetikleyen en önemli unsurlar. Kadınlar yaşamını yitirirken, kendileri yıllarca demir parmaklık arkasında cezasını çekiyor. Can alan katillere yargılama aşamasındaki tutumlarına bakılmadan en ağır cezaları vermek, indirim yapmamak bir ölçüde teselli oluyor. Ama giden canlar geriye gelmiyor.

Silah edinebilmek çok kolay . İsteyen kuru sıkı alıyor, canı çeken ruhsatsız şekilde belinde silahla dolaşıyor. Bu silahlarla market, kuyumcu, banka soymaya kalkıyorlar. Ülkenin askeri, polisi, jandarması görevde iken sorumsuz ruh hastası kişiler kendilerine vazife çıkarıp sözüm ona güvenliği, mahallenin namusunu korumaya kalkıyor. Polis ve güvenlik görevlileri varken size ne oluyor? Adam elini kolunu sallıyor sokakta, trafikte tartıştığı kişiye acımadan kurşun yağdırıyor ya da kesici aletlerle saldırıyor.

Silahlanma yerine, silahsızlanmayı yaşam biçimine dönüştürmek toplum kadar, insanların da önceliği olmalı. Kuşkusuz bireysel silahsızlanmanın öncülüğünü yapacak olan yasal düzenlemeleri, ağır önlemleri hayata geçirecek devletin kendisi. Silahı sınırlandırmak, ruhsat vermede katı kurallar getirmek en ciddi önlemler olarak kendini gösterse de toplumu, bireyi silahsızlanma konusunda eğitmek, spot filmler yayınlamak, seferberlik başlatmak devletin temel görevi olmalı, cezalar olabildiğince ağırlaştırılmalı. Bireysel silahsızlanma yaşam biçimine dönüştürülmeli. Toplumun ortak hedefi silah değil, barış ve kardeşlik olmalı.

UMUT Vakfı bu tehlikeye dikkat çekmek amacıyla torununu silahlı saldırıda yitiren rahmetli Nazire Dedeman’ın öncülüğünde yıllardır toplumu bilinçlendirmeye çalıştı. Yokluğunda yakınları bu tarihi ödevi sürdürüyor. Silah yerine kardeşlik ve barış egemen olsa ne güzel olur.

{ "vars": { "account": "G-1REJ3H5V8B" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }