Toplumsal filmleriyle belleklere kazınan, laik ve cumhuriyetçi tutumundan hiçbir zaman ödün vermeyen, Atatürk ilkelerinin sıkı savunucusu Tarık Akan, aynı zamanda emekçi ve ezilen kadınların yakın dostuydu. Kurduğu “Taş Mektep” okulunda Atatürkçü gençler yetiştirmek için yoğun çaba harcadı.
Ölümünden bu yana 10 yıl geçmesine karşın gönüllerdeki sevgisini koruyan örnek sanatçılardan biridir Tarık Akan. Türk sinemasına damgasını vuran, hala televizyonlarda milyonlarca izleyiciyi ekran başına kilitleyen, Rıfat Ilgaz’ın aynı adlı yapıtından çekilen “Hababam Sınıfı” filmindeki Damat Ferit rolü ile özdeşleşen Tarık Akan, tam bir halk adamıydı.
Bakırköy’ün cankurtaranlığından “Ses” dergisinin yarışmasıyla beyazperdenin bebek yüzlü yakışlılığına terfi eden Tarık Akan, oynadığı toplumsal filmlerle kariyerini sürdüren hakiki sinema emekçisiydi. Sinema Emekçileri Sendikası’nda (SİNE-SEN) etkin görev üstlenerek sinema emekçilerinin hakları için uğraş verdi. Emekçilerin, köylülerin, garibanların hak mücadelesini anlatan “Maden”, “Nehir”, “Baraj”, “Sürü”, “Yol” filmleriyle emeğin, yoksulun dostu olduğunu kanıtlamıştı. 1 Mayıs kutlamalarına aksaksız katılarak her daim emekçinin yanında olduğunu göstermişti.
Salon filmlerinden toplumsal filmlere yönelmesi onun içindeki yeteneğin dışa vurumuydu aslında. Olgunluk döneminde oynadığı “Kanal”, “Pehlivan”, “Canım Kardeşim”, “Ses”, “Adak”, “Karartma Geceleri” Türk sinemasına damga vuran yapıtlardı.
Kadın haklarının gelişimi ve çağdaş toplumun yaygınlaşması için savaşım veren, bu uğurda Atatürkçü gençler yetiştirmek isteyen usta oyuncu günümüzde faaliyetini sürdüren “Taş Mektep” okulunu kurmuş, binlerce Cumhuriyet sevdalısı genci okulundan mezun etmişti. Yetenekli oyunculuğunun yanında nitelikli eğitimci olduğunu yetiştiği Bakırköy’deki bu okulla kanıtlamıştı.
Salon filmlerinden, işçi, memur gibi dar gelirli kitlelerin sorunlarına ışık tutan toplumsal filmlere yönelmesinde ve olağanüstü yeteneğini gözler önüne sermesinde “Sürü” filminde oynamasını öneren , teşvik eden usta oyuncu Yılmaz Güney’in etkisi oldu. Sürü’nün ardından, yine Yılmaz Güney’in kaleme aldığı ve 1982 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülü kazanan “Yol” filmi tanınırlığını uluslararası alana taşıdı. O ödül ustalığının, harcanan emeğin kanıtıydı aynı zamanda.
“Ah Nerede”, “Mavi Boncuk”, “Sev Kardeşim”, “Oh Olsun”, “Bizim Aile” gibi hoş, sevimli hala televizyonlarda gösterilen filmleriydi. O “Ülkenin Gülen Yüzü” idi. Filmlerinde insanın içini ısıtan gülümseyişi içtenliğin,çıkara dayanmayan arkadaşlığın ve dostluğun simgesiydi. 2009 yılında çekilen Şerif Sezer ile oynadığı son filmi “Deli Deli Olma” seyirci ile vedasıydı. Seyirci kendisinden yeni yapımlar bekledi. Ancak kendine uygun proje oluşmadığından sinemadan elini eteğini çekti.
Son nefesine dek demokratik, laik, hukuk devleti için yılmadan, çekinmeden emek harcadı. Bu uğurda 12 Eylül darbesi sonrası gözaltına alındı, işkence gördü, yargılandı, 2.5 ay hücre hapsine mahkum edildi. “Anne Kafamda Bit Var” kitabında bu süreçte yaşadığı zor günleri, işkence gördüğü göz altı günlerini anlattı. .
FETÖ’nün kumpası ile tutuklanan “Ergenekon “davası sanıklarını mahkemelerde hiç yalnız bırakmadı. O davanın kumpas olduğunu çok iyi biliyordu. Nitekim inandığı gibi o davadan sanık olanlar aklandı, yargılayan FETÖ’cü savcı ve yargıçlar kaçarak soluğu yurt dışında aldı.
Cumhuriyet gazetesinin genel yayın dönemi İlhan Selçuk en yakın dostuydu. Atatürk’ün talimatı ile Kurtuluş Savaşı’na destek için kurulan Cumhuriyet gazetesi ve Atatürkçü yazarlarının en zor zamanlarında yanında oldu. İnandığı ideallerinden, Atatürk ve cumhuriyet sevdasından ölümünün son anına değin vazgeçmedi. Öylesine dik duruşu olan sanatçıydı Tarık Akan.
O illet hastalık ciğerine yapışmıştı bir kez. Hekimlerin ısrarlı önerisine karşın dudağından eksik etmediği sigara tutkusu ve inancı uğruna yargılandığı davalar dev cüssesini içten içe kemirdi. Sonuç vermeyen tedavilerin ardından 16 Eylül 2016’te canı kadar sevdiği ülkesine ve emekçi dostlarına, yakınlarına veda etti “Ülkenin Gülen Yüzü”. 10 yıl önce bir sinema emekçisi, dev oyuncu göçtü bu dünyadan.