Sosyal medyada gündem olan çakarlı araç paylaşımıyla ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğü harekete geçti. Gazeteci yazar Emin Pazarcı'nın kızı olduğu öğrenilen Begüm Ece Pazarcı'ya ait çakarlı otomobille ilgili işlem başlatıldı ve cezai işlem uygulandı.
BEGÜM ECE PAZARCI'NIN ÇAKARLI ARAÇ GÖRÜNTÜLERİNE CEZA YAĞDI
Pazarcı'nın sosyal medyada büyük tepki çeken görüntülerindeki çakarlı aracının 30 gün süreyle trafikten men edilirken, sürücü belgesine de el konularak para cezası uygulandığı aktarıldı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden açıklama
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından konuya dair yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
"Bazı sosyal medya platformlarında çakar tertibatı bulunan bir araç içerisinde paylaşım yapan B.E.P. isimle şahsa ilişkin görüntülerin yer alması üzerine kamuoyunun bilgilendirilmesine ihtiyaç duyulmuştur.
Koruma Hizmetleri Yönetmeliği çevçevesinde görüntülere konu olan şahsın adına düzenlenmiş herhangi bir koruma kararı ve geçiş üstünlüğü bulunmamaktadır.
Söz konusu görüntülerdeki araç tespit edilmiş; 173.392 TL idari para cezası uygulanmış, aracın 30 gün süreyle trafikten men edilmesine ve sürücü belgesinin 30 gün süreyle geri alınmasına yönelik cezai işlem başlatılmıştır.
Geçiş üstünlüğü hakkının amacı dışında kullanımına yönelik denetimimiz aralıksız sürdürülmekte olup, mevzuata aykırı hiçbir kullanıma müsamaha gösterilmemektedir. "
BEGÜM ECE PAZARCI AÇIKLAMA YAPTI
''Konuyu çok dikkate almamıştım ve açıklama yapmayacaktım ama madem babama da saldırılıyor ve ahlaksızca bir şekilde bana mesajlar atılıyor o zaman iki kelime edeyim.. Malum Ankara’da yaşıyorum ben…
Kullandığım araç Ankara’da… İstanbul’a arkadaşlarımın aracıyla geldik. Maç günü yasal olarak kendisine bu araç tahsis edilmiş olan bir yakınım başka yere geçerken beni de stada bıraktı. Kendisi de aynı araçta önde oturuyordu.
Maç ve şampiyonluk heyecanıyla ben de bir video paylaştım. Hepsi bu. İstediğiniz yerden istediğiniz araştırmayı yapabilirsiniz ki benim bir Çakarlı aracım yok. Hiç bir ayrıcalığım da yok. Zannettiğiniz rakamları da kazanmıyorum. Ofisimde kiracıyım mesela… Ezcümle, konu bundan ibaret. Türkiye gündeminde tt yapacak kadar büyütülecek bir durum da yok. Bugün istanbul’da hava çok güzel bırakın biraz sosyal medyayı bırakın nefret kusmayı da çıkın dışarıda bir hava alın iyi gelir …
Bir maç günü, stada giderken çekilmiş birkaç saniyelik görüntü üzerinden; şahsım, ailem ve mesleğim hakkında organize biçimde hakaret ve itham üretilmesini dikkatle izliyorum. Türkiye’de bir insanın kimlerle aynı karede göründüğünden hareketle “ayrıcalıklı”, “şaibeli” ya da hedef gösterilebilir ilan edilmesi; sosyal medya linç kültürünün geldiği noktayı göstermesi açısından ibretliktir. Ne kamu kaynaklarıyla ilişkim vardır, ne de iddia edildiği gibi gösterişli ve ayrıcalıklı bir hayat sürüyorum. Mesleğini aktif şekilde icra eden, hâlen arabuluculuk dosyalarında ve hukuk mücadelesinin içinde aktif çalışan bir avukatım.
Bir araca binmek, bir tanıdık tarafından stada bırakılmak ya da bir sosyal çevrede bulunmak; hiç kimseye insanların haysiyetine saldırma hakkı vermez. Hayatım boyunca kirli hiçbir ilişkinin içinde olmadım. Bugün de alnım açık, vicdanım rahattır. Aksini iddia eden herkes, bunu somut delilleriyle birlikte ispat etmek zorundadır.
Sosyal medya dedikodularıyla insanlar hakkında hüküm kurmanın da, aileleri hedef göstermenin de bir hukuki karşılığı vardır. Şahsıma ve aileme yönelik gerçekle bağdaşmayan içeriklerin tamamı kayıt altındadır. Hukuki süreçler ilgili kişiler yönünden ayrıca değerlendirilecektir. Bu süreçte iyi niyetle destek veren herkese teşekkür ederim.''