CHP Gaziantep İl Başkanlığı ülkenin ve şehrimizin en önemli sorunu olarak görülen sığınmacı sorununa yaklaşımlarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayınladı.

Aydın: “Gördük Ki Çok Büyük Eserlere, Çok Güzel Hizmetlere İmza Atılmış” Aydın: “Gördük Ki Çok Büyük Eserlere, Çok Güzel Hizmetlere İmza Atılmış”

Açıklamada resmi verilere göre 4 milyonu suriyeli olmak üzere toplamda 6 milyona yakın sığınmacının ülkemizde yaşadığı belirtilirken, CHP İktidarında göçmen ve sığınmacı sorununun 2 yılda nasıl çözüleceği 4 başlıkta açıklandı.

CHP Gaziantep İl Başkanlığından yapılan açıklama şöyle;

“Ülkemizde farklı coğrafyalardan gelen milyonlarca mülteci-sığınmacı var. Gelenlerin büyük bir bölümünü Suriyeliler oluşturuyor. Resmi verilere göre yaşamlarını ülkemizde sürdüren Suriyeli sayısı yaklaşık 4 milyon. Başta Afganistan ve diğer ülkelerden gelenlerle birlikte toplam göçmen sayımız 6 milyona dayanmış durumda…

Bu durum ülkemiz açısından sürdürülebilir değil. Irkçılık, ayrımcılık yapmadan ve kimseye düşmanlık beslemeden tüm göçmenleri, sığınmacıları Suriyelilerden başlayarak kendi ülkelerine geri göndermeye kararlıyız.

İktidarımızın ilk gününden itibaren çalışmalara başlayacak ve Suriyeli kardeşlerimizi en geç iki yıl içinde ülkelerine geri göndereceğiz. Şunu çok iyi bilmeliyiz, sorunu yaratanlar, Suriyeli sorununu çözemez. Bu sorunu ancak biz, barışçıl bir dil ve uygulamayla çözebiliriz. Sorunun çözümü için de dört aşamalı planımız hazır:

1. Suriye ile masaya oturulacak

Öncelikle tüm komşularımızla barışacağız. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurma hedefiyle başlatacağımız barışçıl diplomasinin ilk adımlarından biri olarak Suriye yönetimiyle masaya oturacağız. Karşılıklı olarak büyükelçiliklerimizi açacak; kendileriyle en üst düzeyde diyalog kuracağız. Tüm sorunlarımızı, düşmanca değil, barışçıl bir dil konuşarak masaya yatıracağız.

2. Kentler yeniden inşa edilecek

Oluşacak barış iklimiyle birlikte Suriye’nin yeniden inşasına sıra gelecek. Başta Avrupa Birliği fonları olmak üzere sağlanacak kaynaklarla, savaşta ağır hasar almış tüm yerleşim birimlerinin alt ve üst yapılarını

yenileyeceğiz. Okulları, hastaneleri, kreşleri, konutları, ibadethaneleri, çarşıları, sosyal donatı alanlarıyla birlikte yaşanabilir kentler oluşturacağız. Bunu AB fonlarıyla bizim müteahhitler yapacak. Bu süreç Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşünü de kolaylaştıracak. “Döndüğümde nerede ve nasıl yaşayacağım?” endişesi Suriyelilerin aklından ve yüreğinden silinecek.

3. Dönenlerin can güvenliği sağlanacak

Suriyeli kardeşlerimiz, ülkelerine döndükleri an itibariyle can ve mal güvenliğine de kavuşmuş olacaklar. Suriye hükümeti, geri dönenlerin can ve mal güvenliklerinin güvencesini verecek; gerekirse Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin öncülüğünde bir denetleme, gözlem mekanizması tesis edilecek; Suriye ile bunun sözleşmesi de imzalanacak.

4. Suriye’ye yatırıma destek verilecek

Savaş öncesinde olduğu gibi, Türk iş inAsanlarının Suriye’ye yönelik her türden yatırımları desteklenecek. Geri dönen Suriyelilerin, yatırımları da ulusal ve uluslararası yatırım fonlarıyla güvence altına alınacak. Öte yandan geri dönen Suriyelilerin, ülkelerindeki istihdamına yönelik olarak da özel çalışmalar yürütülecek.

Özetle tek bir Suriyeliyi dahi ateşe atmayacağız; “davullarla, zurnalarla” ülkelerine geri dönecekler. Kendi vatanlarında insani koşullarda; özgürce ve refah içinde yeni bir gelecek kurmaları için gerekli tüm desteği vereceğiz. Bu sayede kendi ülkemizle birlikte Suriye’nin ve Orta Doğu’nun da huzurunu yeniden tesis edeceğiz.”

Vatandaşlarımızın yargıya olan güvenini arttıracak ve adalete erişimini temin edecek tüm adımları kararlılıkla atacağız. Bu manada yargının iş yükünü hafifleterek etkin soruşturma ve kovuşturmaların önünü açmak için yargı üzerindeki baskılara son vereceğiz. Hukuk devletinin olmazsa olmazı yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının teminat altına alınmış olmasıdır. Bu kapsamda HSK’nın yapısını ve seçilme usulünü değiştirerek yüksek yargı üzerindeki siyasi taassubu ortadan kaldıracağız.

Ehliyetsiz ve liyakatsiz kadroların elindeki devlet kurumları maalesef can çekişmekte, adam kayırma ile yolsuzluklar ayyuka çıkmış durumdadır.Bu kapsamda devlet kadrolarında işe alımlarda uygulanan mülakat sistemini kaldırarak yazılı sınavın esas alındığı bir sitemi getireceğiz.