Savaşlar, ülkelerin yaşadıkları iç siyasi belirsizlikler ve ekonomik krizlerin kitlesel veya bireysel göçü tetiklediğini söyleyen Meriç, “Ülkemiz de doğu-batı ile kuzey-güney arasındaki köprü konumundan dolayı ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk sayesinde sahip olduğu laik, demokratik, gelişmiş yapısı nedeniyle kitlesel ve bireysel göçlerin yoğun hedefi haline geldi. Türkiye, 2011 yılında Suriye’de baş gösteren savaşla Suriyelilerin, 2021 yılında Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele almasından sonra Afganların, 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte Rusların ve Ukraynalıların, ekonomik ve siyasi nedenlerle Iraklı ve İranlıların, benzer nedenlerle Fas, Tunus, Cezayirlilerin ve yakın Asya ülkelerinin vatandaşlarının, totaliter/baskıcı rejimlerle yönetilen ülkelerin vatandaşları için göç noktası haline dönüştü.” diye konuştu.

“Zayıf göç politikaları yabancı karşıtlığını ve korkusunu körüklüyor”

Gelinen noktada Türkiye’de neredeyse nüfusun yüzde 10’u kadar yabancı yaşadığını ifade eden CHP’li Meriç, “Son açıklanan verilere göre Türkiye’de geçici koruma altında 3 milyon 237 bin 585 Suriyeli, ikamet izni ile 1 milyon 113 bin 761 yabancı ve uluslararası koruma kapsamında 262 bin 638 yabancı olmak üzere toplam 4 milyon 613 bin 984 yabancı bulunmaktadır. 2-3 milyon arasında düzensiz ve kaçak göçmenler de hesaba katıldığında Türkiye’deki yabancı

SANKO Okulları basketbol takımlarının şampiyonluk sevinci SANKO Okulları basketbol takımlarının şampiyonluk sevinci

sayısının 8 milyonu bulduğu, diğer bir deyişle nüfusumuzun %10’u kadar yabancı barındırdığımız ortadadır. Çeşitli statülerde yaşayan milyonlarca yabancı bulunmasına rağmen hükümetin göç yönetimi konusunda eksikleri, zaafları ve yanlışları oldukça fazladır. Göç yönetimi konusundaki bu boşluklar hem güvenlik hem de uyum açısından ülkemize ciddi sorunlar yaşatmaktadır. Zayıf politikalar ve kontrolsüzce gerçekleşen göç dalgaları ile Türkiye’nin demografik ve sosyo-kültürel yapısı olumsuz etkilenmiş, kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ekonomi yaygınlaşmış, büyük rant içeren göçmen kaçakçılığı suçu ve bu suç sonucu yaşanan dramlar artmış ve en nihayetinde halkımızda yabancı korkusu baş göstermiş, yabancılara karşı tepki büyümüştür.” dedi.

Göç Bakanlığı göç sorununa etkin, kalıcı ve nitelikli çözüm üretecek”

Böylesine ciddi problemlerin Başkanlık düzeyinde çözülemeyeceğinin altını çizen Melih Meriç, “Ülkemize yönelik kaçak ve düzensiz göçleri kontrol edecek güvenlik eksenindeki öngörülü, sağlam politikaları belirleyecek, kaçınılmaz göçlere karşı ise etkili uyum politikaları geliştirecek ve uygulayacak şekilde, göç sorunu Bakanlık düzeyinde çözülmelidir. Bu sebeplerden ötürü verdiğimiz Göç Bakanlığı kurulmasına dair kanun teklifi ile dünyada giderek artan göç sorununda hem transit hem de hedef ülke olarak Türkiye’nin yaşadığı ve gelecekte karşı karşıya kalacağı her türlü sorunu etkin, kalıcı ve nitelikli politika ve uygulamalarla çözmek/önlemek mümkün olabilecektir.” ifadelerini kullandı.