Aile içi krize dönüşen süreçte, 20 milyon dolarlık sendikasyon kredisi üzerinden imza taklidi yapıldığı öne sürüldü.
Celaleddin Enver Kayalı ve eşi Yasemen Kayalı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdikleri dilekçede, daha önce 5 bankanın ortak verdiği 20 milyon dolarlık kredinin yapılandırılması sürecinde sahte imza kullanıldığını iddia etti.
“Hisselerime el konuldu”
Celaleddin Enver Kayalı, ifadesinde Mogul Tekstil’in eski ortağı olduğunu ve şirkette yönetim kurulu başkanlığı ile başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu belirtti. Şirket hisselerine hile yoluyla el konulduğunu ve yönetimden uzaklaştırıldığını iddia eden Kayalı, bankalar nezdinde imzalanan kredi sözleşmelerinde şirket ortaklarının müteselsil kefaletinin talep edildiğini vurguladı.
Kayalı, Türkiye İş Bankası, QNB Bank, Yapı Kredi Bankası, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Ziraat Bankası ve Garanti Bankası ile yaklaşık 20 milyon dolar tutarında kredi sözleşmesi imzalandığını belirterek, hisselerine ve yetkisine el konulduktan sonra da kefaletinin sahte belge ve imzalarla devam ettirildiğini ileri sürdü.
“Eşimin imzası taklit edildi”
Kayalı, ortaklıktan ayrıldıktan sonra kredi sözleşmelerine ilişkin kefaletin devamı için eşinin yazılı muvafakatinin zorunlu olduğunu belirtti. İddiaya göre, Yasemin Kayalı’ya fiziki olarak benzeyen bir kişi tarafından eşinin imzası taklit edilerek 2018 ve 2019 yıllarına ait kredi uzatma ve yeniden yapılandırma sözleşmeleri imzalandı.
Dilekçede ayrıca, müteselsil kefil olarak yer alan başka bir isme ait imzanın da kredi dosyasında bulunduğuna ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu ifade edildi.
Savcılıktan takipsizlik kararı
Şikayet üzerine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, krediyi veren bankalardan sözleşmelerin aslını talep etti. Ancak bankaların sözleşme asıllarını göndermediği, yalnızca Ziraat Bankası’nın ilgili sözleşmeyi ilettiği belirtildi.
Yapılan incelemede, gönderilen sözleşmede Yasemen Kayalı adına imzalanmış bir bölüm bulunmadığı ifade edildi. Bankalardan yeterli belge temin edilememesi ve delil yetersizliği gerekçesiyle savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Dosyayla ilgili hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu olurken, tarafların yasal haklarını kullanmaya devam edeceği öğrenildi.
(kaynak:doğuş gzt)





