Güneydoğu Anadolu bölgesinde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, yılın ilk yarısında yüzde 3,6 artışla 1,8 milyar dolar oldu. Hububat sektörü yüzde 30,8’lik payla bölge ihracatının lokomotifi olurken; Güneydoğu Anadolu bölgesi de Türkiye’nin toplam hububat ihracatının yüzde 30,9’unu tek başına gerçekleştirerek ülke genelinde ilk sırada yer aldı. Altı aylık süreçte yaklaşık 608 bin ton makarna, 395 bin ton buğday unu, 240 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 23,1 artış ile 392,5 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 14,5 artışla 328 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 8,9 düşüşle 726 milyon dolar olurken, 651,2 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 20,9 artış sağlandı.

Gaziantep'te o ilçe başkanı görevinden alındı
Gaziantep'te o ilçe başkanı görevinden alındı
İçeriği Görüntüle

“Kısa erimli riskleri yönetirken uzun vadeli planlar yapıyoruz”

Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan ve tüm dünya ticaretini etkileyen bölgesel gelişmelerin kısa erimli etkileri sürse de yeni pazarlara erişim ve uzun vadeli ticari iş birlikleri konusundaki fırsatları kollamaya devam ettiklerini belirten Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu şunları söyledi:

“Küresel gıda arzında konjonktürel dalgalanmaların ve jeopolitik belirsizliklerin yarattığı kısa vadeli riskleri yönetmeye çalışırken, eş zamanlı olarak geleceğin kalıcı pazarlarını da inşa etmeye odaklanıyoruz. Uzak Ülkeler Stratejimiz kapsamında, orta sınıfı hızla büyüyen ve kaliteli gıdaya talebi her geçen gün artan tüm ülkeleri radarımızda tutuyoruz. 1,4 milyarlık nüfusu ile parasal değer bakımından dünyanın en büyük ikinci tarım ithalatçısı konumunda olan Çin bu konuda çok değer verdiğimiz pazarlardan biri… Çin’de Şangay ve Guanco şehirlerine yönelik düzenleyeceğimiz sektörel ticaret heyeti programı kapsamında yürüttüğümüz ön girişimleri tamamladık. İthalatçı firmalardan süpermarket zincirlerine kadar geniş bir yelpazede yaptığımız ön temaslarda, bu pazardaki iddiamızı aktardık. Temmuz sonunda gerçekleştireceğimiz Sektörel Ticaret Heyeti’ni Çin pazarındaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimizin ve uzun vadeli ticari ortaklıklarımızın güçlü bir temeli olarak konumlandırıyoruz.”

“Yüksek potansiyelli pazarlarda kalıcı bir yer edinmek istiyoruz”

Hububat sektörünün Çin pazarına giriş için attığı bu adımların, Asya ve Okyanusya pazarlarına kalıcı erişim stratejisinin bir parçası olduğunu belirten Kadooğlu şunları ifade etti:

“Geleneksel pazarlarımız olan Afrika ve Orta Doğu ile gıda ticaretinde önemli bir paya sahip olan ülkemizin toplam hububat ihracatında Asya ve Okyanusya ülkelerinin payı henüz yüzde 5-6 seviyelerinde… Bu bölgelerde yaşayan devasa nüfus oranı düşünüldüğünde bizim için potansiyelin ne denli yüksek olduğu açık. Bu büyük potansiyeli somut ihracat rakamlarına dönüştürmek amacıyla, Çin'deki hamlelerimizi bölgenin diğer kilit ekonomilerine yönelik aktif bir pazar derinleşmesiyle bütünleştiriyoruz. Nitekim yakın zamanda Japonya'da katıldığımız Foodex Japan ve Güney Kore'deki Seoul Food&Hotel fuarlarında ‘Türkiye Gıda İhracatçıları’ markası çatısı altında yürüttüğümüz tanıtım çalışmalarının yakaladığı başarıyı, Türk ürünlerinin bu coğrafyadaki rekabet gücünün ve pazar iştahının somut kanıtı olarak görüyoruz. Geleneksel pazarlarımızdaki liderliğimizi pekiştirirken, Asya'nın yüksek potansiyelli pazarlarında da kalıcı bir yer edinmek adına küresel hamlelerimize aralıksız devam edeceğiz.”