FETÖ'nün "para kasası" Naksan Holding davasına devam edildi FETÖ'nün "para kasası" Naksan Holding davasına devam edildi

Kahramanmaraş Barosu Avukatlarından Murat Gül, yargı kararına rağmen DASK tarafından eksik ödemelerin yapılmadığını ifade etti.

6 Şubat 2023 tarihli depremde hasar alan konutlara ilişkin DASK’ın Ödemiş olduğu tazminatların eksik olduğuna dair alınan ilk kararlar Aralık 2023 tarihinde Yargıtay tarafından DASK’ın temyiz itirazları reddedilerek kesinleşmişti. Kahramanmaraş Barosu Avukatlarından Murat Gül, verilen kararın icraya konulmasına ve üzerinden aylar geçmesine rağmen DASK tarafından ödeme yapılmadığını ifade etti. Gül, DASK yetkilileri ile yapılan görüşmeler neticesinde DASK’ın bir devlet kurumu olduğunu ve haciz işlemi yapılamayacağını beyan ettiklerini, bu sebeple de depremzedenin alacağına ulaşamayarak bir kez daha mağdur edildiğini belirtti.

Konuyla ilgili açıklamalarına devam eden Av. Murat Gül, DASK’ın örneğin bir SGK ya da Bakanlık gibi bir devlet kurumu olmadığını, Türk Reasürans AŞ. adında bir şirket tarafından yönetildiğini, Türk Ticaret Kanununa tabi olduğunu ve Yargıtay içtihatlarına göre basiretli bir tacir gibi hareket etmek gibi yükümlülüklerinin bulunduğunu belirtti. Devletin malının haczedilemeyeceği ilkesinin DASK tarafından suistimal edildiğini dile getiren Avukat GÜL, devlet malının haczedilememesinin altında yatan sebebin; “devlet zaten hacze gerek kalmaksızın borcunu öder” anlayışı ve ilkesi yattığını, ancak DASK’ın bu ilkeye aykırı hareket ettiğini sözlerine ekledi.

Kahramanmaraş barosu avukatı Murat Gül, benzer durumda olan depremzedeler ve Avukat meslektaşlarıyla yaptığı görüşmelerden edindiği bilgiye dayanarak, DASK’ın, kesinleşmiş mahkeme kararları olmasına rağmen, icra dosyalarına ödeme yapmaktan imtina ettiğini ve bu şekilde depremzedeleri daha da mağdur ettiğini belirtti.

“DASK depremzedenin alacağını ödemezken kendi alacağını tahsil etmek istiyor”

DASK kesinleşen kararları yerine getirmezken, lehine sonuçlanan davalarda hak etmiş olduğu vekalet ücretini depremzededen talep etmesinin, yani kendi alacağı konusunda şahin kesilirken depremzedenin alacaklarına karşı sessiz kalmasının da dikkat çekici olduğuna değinen Murat GÜL, bu çelişkinin de bir an evvel giderilmesini ve haczedilemezlik güvencesine sığınılarak zaten zayıf taraf olan depremzedenin mağduriyetinin artmasına yol açılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

"Kurumlara olan güven ve sigorta bilinci zedelenmemeli"

Ülkemizde sigortalılık oranının ne kadar düşük olduğundan da yıllardır şikayet edildiğini hatırlatan Avukat GÜL, "düzenli olarak sigortasını yaptıran, primlerini ödeyen, tazminatın eksik olduğu iddiası ile açmış olduğu davayı kazanan ve miktar itibariyle temyiz sınırının altında olması sebebiyle kesinleşen depremzedeye gereken ödemenin yapılmaması ya da geciktirilerek yapılması sigortalılık bilincini zedeleyeceği gibi, sigortacıya ve devlet kurumlarına olan güveni de sarsacaktır" şeklinde konuştu.

DASK’ın bugüne kadar yaraların sarılmasında gösterdiği hassasiyeti, Hukuk Devleti ilkeleri çerçevesinde bundan sonra da kesinleşmiş yargı kararları söz konusu olduğunda göstermesinin kendisinden beklendiğini ifade eden Avukat Gül, DASK’ın ülkemizin önemli bir kurumu olduğunun ve bu sınavdan da başarıyla geçmesi gerektiğinin altını çizdi.