Boşanmak isteyen Ukraynalı eşinin yüzünü falçatayla kesen Mesut Öztürkmen hakkında istenen ceza belli oldu.

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık Mesut Öztürkmen SEGBİS ile katılırken müşteki avukatları salonda hazır bulundu.

Adli Tıp Kurumu'nun Anna Butim'in yaralanmasının yüzünde sabit iz niteliğinde olup olmadığına dair hazırladığı rapor mahkemeye sunuldu. Raporda yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı belirtildi. Butim'in yaralanmasının yüzde sabit iz ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu kaydedildi.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, Mesut Öztürkmen'in "Eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme sanığın mütalaaya karşı savunma yapması için süre vererek duruşmayı erteledi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Davanın iddianamesinde, hakkında uzaklaştırma kararı olan sanık Mesut Öztürkmen'in, boşanma aşamasındaki eşi Anna Butim'i, sosyal medyadan takip ederek, sürekli gittiğini belirlediği bir AVM'de, falçatayla saldırdığı anlatıldı.

Eğlence mekanında bıçaklı kavga ve kundaklama kamerada Eğlence mekanında bıçaklı kavga ve kundaklama kamerada

İddianamede, mağdura arkadan saldıran sanığın, kulağıyla burnu arasındaki kısmı kestiği belirtildi. İddianamede şüphelinin amacının Anna Butim'i öldürmek olduğunu belirtilerek, çevredekilerin engellemeye çalıştığı sanığın, falçatayı rastgele sallayarak, eylemini tamamlamaya çalıştığı bildirildi. Öztürkmen'in 'Eşi tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti. Mesut Öztürkmen daha önce mahkemenin kararına göre 11 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Ancak İstinaf, mahkemenin Anna Butim'in yaralanmasının, "yüzde sabit iz, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi konusunda" yetersiz rapora dayanılarak karar verdiğini ayrıca sanık Öztürkmen'in eylemini "tasarlayarak" işleyip işlemediğinin kesin olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştu.