Ankara’da düzenlenen 2025 Yılı Dünya Ahileri Ödül Töreni’nde geleneksel meslek temsilcileri, sanatçılar ve kurum yöneticileri bir araya geldi. Ödül töreni’ne Gaziantep’ten Kasap Halil ustanın sahipleri Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşler damga vurdu.
Ankara’da, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Anadolu’nun Ahisiyiz, Türkiye’nin Ailesiyiz" projesi kapsamında 2025 Yılı Dünya Ahileri Ödül Töreni gerçekleştirildi. Musiki Muallim Mektebi salonunda düzenlenen programa çok sayıda siyasetçi, bürokrat, sivil toplum temsilcisi ve davetli katıldı.
Bakışgan kardeşlere ödül
Dünya esnaf ve sanatkarlar derneği Ankara’da düzenlediği ödül törenine Gaziantep, Türkiye ve Dünya’nın en büyük kebapçıları arasında olan Kasap Halil Usta’nın sahipleri Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşler damga vurdu. Kasap Halil Usta adına Abdullah Bakışgan’a ödülünü Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin alkışlar arasında verdi.
Esnaflık övgüsü, Bakışgan kardeşlere
Aynı zamanda Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği ve Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk Gaziantep’in meşhur kebapçısı Kasap Halil Usta’nın sahiplerine ahilik ödülü almasından mutluk duyduğunu belirterek, "Biz böyle esnaflara sahip çıkmazsak ahilik geleneği sona erer diyerek Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşlerin başarısını ve esnaflık tutumunu gerçekten takdir ediyorum" dedi.
Ustalara ve markalara ödül
Törende Edirne’den süpürge ustası Hamdi Gaspar, Gaziantep’ten sedef ustası Muzaffer Demir ve Türkye’nin en meşhur kebapçıları arasında yer alan aynı zamanda Gastonomide Unesco ödüllü olan Kasap Halil Usta adına Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşlere, Malatya’dan damascus ustası Yusuf Bayyiğit’e ödülleri takdim edildi.

EMANETİ EN İYİ ŞEKİLDE TAŞIYORUZ
Gaziantep’in ticaret hafızasında 96 yıllık bir yer tutan Halil Usta’nın Fırınlı Et Lokantası’nın genç temsilcileri Abdullah Bakışgan (39) ve Yunus Bakışgan (35), "Üçüncü Nesil Mesleğini Yaşatanlar" kategorisinde aldıkları ödülle Gaziantep esnafının gururu oldular.
“Emaneti En İyi Şekilde Taşıyoruz: Ökkeş Dede’den Halil Usta’ya...”
Abdullah Bakışgan, aile geçmişinin 1930’lu yıllara dayandığını belirterek, ustalığın ve ahlakın nasıl nesilden nesile aktarıldığını şu sözlerle dile getirdi:
"1930-35'li yıllardan beri Ökkeş Dedem ve ardından babamız Halil Usta bu yolu açtı. Biz üçüncü nesil olarak atalarımızdan aldığımız bu kutsal emaneti, 6 yıldır iki kardeş olarak büyük bir sorumlulukla işletiyoruz. 6 yıl önce babam aramızdan ayrıldı, ancak onun buradaki adı ve elinin sıcaklığı hiç bitmeyecek. Ben onun elinin altında yetiştim; benim üzerimde inanılmaz emekleri var. Onun bize öğrettiği iş dersi ve ahlakı en büyük sermayemizdir."
Okul Sıralarından Ateş Karşısına: "Esnaf Olarak Yetiştik" Her iki kardeş de küçük yaşlarda iş hayatına atılmanın kendileri için en büyük "okul" olduğunu vurguluyor. Yunus Bakışgan, "Ortaokulu bitirdikten sonra zaten komple iş hayatına girdik. Okuldan çıkınca doğrudan dükkana koşardık. Okuma isteği bende de ağabeyim de yoktu; biz esnaflık içinde büyüdük, esnaf olarak yetiştik ve okumadığımız için de hiç pişman değiliz" derken, Abdullah Bakışgan ekliyor: "Atalarımızdan izlediğimiz iş ve ticaret hayatının her şeyden üstün olacağını düşündüm. Biz hayatı dükkanda öğrendik."
Kasaplık Köklerinden Fırınlı Et Lokantasına Dönüşüm Ailenin kökeninin kasaplığa dayandığını belirten Yunus Bakışgan, restoranlaşma sürecini ve işletmenin gelişimini şu teknik detaylarla anlattı:
"Dedem de dedesinin babası da kasaptı. Kökenimiz kasap olduğu için eti çok iyi tanıdık. İlk başlarda mahalle fırınlarından müşterilerimizden şikayetler alıyorduk; bu bizi kendi fırınlı et lokantamızı kurmaya itti. 2006 yılında küçük bir dükkanda başladık, 2010 yılında İbrahimli Emek tarafındaki şimdiki yerimize geçtik. İlk giriş amacımız sadece lahmacun üzerineydi. Ancak müşterilerimiz bizi o kadar sevdi ve yönlendirdi ki; kebaba, beyran'a ve diğer çeşitlere girdik. Bugün 30'a yakın ürünümüz var. Küşlememizden Ali Nazik'e, soğan kebabından kuşbaşına kadar her şeyimiz içerik olarak birbirinden güzeldir."
“Elin Temiz, Gönlün Temiz Olacak; Müşteri Tok Kalkacak” Ahilik değerlerini babalarından aldıkları nasihatlerle harmanlayan kardeşler, işin hilesiz yapılması gerektiğini savunuyor:
"Babamızın bize en büyük nasihati:
Müşteri tok kalksın, gönlü hoş kalksın. Esnafın içi, yüreği çok büyük olacak. Her şeyi alttan alacak, müşteriyi memnun ederek gönderecek. Atamızın bize bir lafı vardı; 'Alırsan altın bilezik, almazsan sen bilirsin' derdi. Biz o altın bileziği (mesleği) aldık ve kolumuza taktık. Bu işin hilesi olmaz; elin temiz, gönlün temiz olacak. Usta eli değmeyen yemek eksik kalır."
Yeni Nesle Mesaj:
"Telefonla Değil, Gönülle Meslek Öğrenilir" Abdullah Bakışgan, ödülün kendilerine yüklediği sorumlulukla genç nesle dair endişelerini ve görevlerini de paylaştı:
"2000 yılından sonraki nesilde iş ahlakı zayıf. Elinde telefon, bilgisayar gibi teknolojilerle büyüyorlar. Bizim üzerimize düşen görev, onları eğitmek, onlara bu işi sevdirmek ve inanılmaz noktalara götürmektir. Bu ödül bizim için bir onur, sorumluluk ve gelecek nesillere bir mirastır. Babamızdan aldığımız emaneti bu bayrakla sürdüreceğiz ve bizden sonraki nesillere teslim edeceğiz inşallah."
Bu anlamlı ödül; aralarından ayrılan Ökkeş Dede, Halil Usta ve babaları adına kabul edilirken, Gaziantep’in asırlık esnaflık ahlakının hâlâ dimdik ayakta olduğunu tüm dünyaya kanıtladı.
Kaynak: İHA