2017’de sözleşmesi imzalanan ve yaklaşık 140 bin dönüm araziye can suyu vermesi planlanan projenin hâlâ hayata geçirilemediğini söyleyen Meriç, “Ortada ne baraj var ne sulama. Çiftçi yüksek elektrik maliyetleriyle sondaj kuyularına mahkûm edilmiş durumda.” dedi.
140 bin dönüm arazi hâlâ su bekliyor
Araban Ovası’nda üreticinin artık yağmura değil, yüksek elektrik faturalarına bağlı şekilde üretim yapmaya çalıştığını belirten Meriç, sulama için tek seçenek hâline gelen sondaj kuyularının çiftçiyi her geçen gün daha fazla borca sürüklediğini ifade etti.
2017 yılında sözleşmesi imzalanan Çat Boğazı Barajı Projesi’nin yaklaşık 140 bin dönüm araziye can suyu vermesi planlanıyordu. Göksu-Araban Projesi kapsamında stratejik öneme sahip olduğu belirtilen proje için yıllardır aynı vaatlerin tekrarlandığını söyleyen Meriç, aradan geçen 7-8 yıla rağmen bölgede ne sulama sisteminin devreye girdiğini ne de üreticinin rahatladığını dile getirdi.
Bu sadece gecikme değil
“Daha önce de sordum, yine soruyorum: Bu gecikmenin sorumlusu kim?” diyen Meriç, iktidarın yıllardır aynı vaatleri tekrar ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Çiftçi borçla ayakta kalmaya çalışırken, iktidar hâlâ ‘yapılacak’ diyerek zaman geçiriyor. Bu sadece bir gecikme değil; üretimin bilinçli şekilde zayıflatılmasıdır.”
Konuşmasının sonunda tarım politikalarını da eleştiren Meriç, “Tarım beklemez, çiftçi dayanamaz. Bu toprağın hesabı er ya da geç sorulur.” sözleriyle hükümete çağrıda bulundu.




