REFORM HABER ÖZEL - Gaziantep’te sokak hayvanlarını besleyen gönüllüler, hayvanların içinde bulunduğu durumun içler acısı olduğunu ifade etti. Sosyal medya aracılığıyla mama bağışı toplayarak hayvanları beslemeye giden bir grup hayvansever, belediyelerin yeteri kadar destek vermediğinden ve çoğu hayvanın tedavisinin yapılmadığından yakındı.

“En büyük sorunumuz, belediyelerin, sokak hayvanlarının tedavisi konusunda destek vermemesi”
Yıllardır sokak hayvanlarının beslenmesi ve tedavisi konusunda gönüllü olarak görev aldığını söyleyen Cahide Kamay Pektaş, “Belediyeler, bize sokak hayvanlarının beslenmesi ve tedavisi konusunda yardım etmiyor. Keşke kendileri yapsa ama onu da yapmıyorlar. Büyükşehirbelediyesine bağlı barınağın hâli içler acısı. Oradaki hayvanlar, çok kötü şartlarda yaşıyor. Çoğunun tedavisi yapılmıyor ve hayvanlar, hiç steril olmayan bir ortamda yaşamak zorunda kalıyor” dedi.
Barınağa gittiğinde, barınağın ve hayvanların durumunu kayda alıp sosyal medya hesabında paylaştığı için barınaktaki görevlilerin çalıştığı okulun müdürünü aradığını ve paylaştığı videoyu silmesi için kendisine baskı yapıldığını söyleyen Pektaş, “Okul müdürümüzü arayıp ‘O videoyu silsin’ demişler. Çünkü Fatma Şahin’in haberi olur diye korktuklarını düşünüyorum. Ben de silmeyip daha da çok paylaştım. Fatma Şahin’in haberinin olup olmadığını bilmiyorum ama haberi olsaydı, hayvanlar için ölüm yuvasına dönüşmüş bu barınağa el atacağından eminim. Ayrıca, barınak personelleri çok kaba ve saygısız. Bize böyle davrananların hayvanlara nasıl davrandığını düşünemiyorum” ifadelerini kullandı.

“Hayvan hakları yasasının bir an önce çıkmasını istiyoruz”
Pektaş, başta Başkan Şahin olmak üzere şehrin tüm ileri gelenlerinden yardım beklediğini ve dile getirerek sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle hayvanat bahçesine yakın yerlerdeki ve kırsal bölgelerdeki hayvanlar bizden çok korkuyor. Çünkü insanlar, bu hayvanlara hiç iyi davranmıyor. Bazı vicdansız insanlar, hayvanlara taş atıyor ve tekmeler savuruyor. Bu yüzden hayvanlar bize hiç yaklaşamıyor. Aynı zamanda, korktuklarında da insanlara saldırabiliyorlar. Sonra da ‘Hayvanlar bize saldırdı’ diyerek belediyeyi arayıp şikâyet ediyorlar. Biz beslemeye gittiğimizde de ‘Buraya mama dökmeyin. Biz burada hayvan görmek istemiyoruz’ gibi olumsuz tepkilerle karşılaşıyoruz. Hatta bir keresinde besleme yaparken bir adam yanımıza gelip, ‘Benim Pitpull cinsi köpeğim var. Bir daha kedileri burada beslerseniz, köpeğimi kedilerin üstüne salarım’ diyerek bizi açık açık tehdit etti. Bu tür sorunların bir daha yaşanmaması için hayvan hakları yasasının bir an önce çıkmasını istiyoruz.
“Türkiye’nin en büyük hayvan barınağının bu sorunlara çözüm olmasını umuyorum”Belediyeye bağlı çöp depolama bölgesine gittiğimizde de oradaki hayvanların çok sağlıksız koşullarda yaşadığını görüyorum. Özellikle yeni doğum yapan köpekler ve yavruları buralardan çok sayıda hastalık kaparak ölüme kadar götüren ciddi sağlık sorunları yaşıyorlar. Bu nedenle, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük hayvan barınağının bu sorunlara çözüm olmasını umuyorum. Ayrıca, Sayın Başkan Şahin’den şehir dışına besleme odaklarının yapılmasını, bu hayvanların oralara götürülerek beslenme ve tedavi takibinin sürekli yapılmasını ve toplumun da hayvanlar konusunda toplumsal duyarlılık projeleriyle bilinçlendirilmesini talep ediyorum.”

“Bir avuç mama için birbiriyle kavga eden ve yaralanan hayvanlar oluyor”

7-8 aydır sokak hayvanlarını besleme, tedavi ve sahiplendirme gibi konularda gönüllü olarak görev aldığı belirten Sinan İncenacar, “Gaziantep’te açlıktan derisi kemiğine yapışmış çok sayıda hayvan bulunuyor ve bu yüzden, bir avuç mama için birbiriyle kavga eden ve yaralanan hayvanlar oluyor. Böyle bir durumda, hayvanları ayırmaya çalışıyoruz ama gücümüz yetmiyor. Böyle olaylara şahit olunca hayvanlara çok üzülüyoruz. Şehir içindeki hayvanlar, özellikle köpekler yemek bulabiliyor diye seviyoruz ama insanlara da saldırabiliyor. Bu yüzden, yapımına devam edilen hayvan barınağının bütün bu sorunlara son vermesini istiyoruz” dedi.

“Biz, gönüllü olarak bu işi yapıyorsak, belediyeler de yapabilir”
Gaziantep’te birçok hayvansever ve gönüllü bulunduğunu belirten İncenacar, sözlerine şöyle devam etti: “Fırsat buldukça gelen mama bağışlarıyla beslemelere giderek şehrin birçok bölgesindeki hayvanlara ulaşmaya çalışıyoruz. Sadece 2 kişiyle 300’e yakın köpeğe ulaşıp karınlarını doyurabiliyoruz. Biz, gönüllü olarak bu işi yapıyorsak, belediyeler de yapabilir. Bu çok zor bir şey değil ve hatta çok kolay bir şey. Günün sonunda yorulsak da, yüzlerce hayvana ulaşmanın ve onları bir günlük de olsa doyurmanın mutluluğunu ve vicdani rahatlığını yaşıyoruz. Bu konuda belediyelerden daha çok yardım bekliyoruz ve bizi bu konuda yalnız bırakmamalarını istiyoruz.”

Haber - Fotoğraf: Aydın Uğur