Bazı gazetelerde bir süredir olası erken seçime yönelik iktidarın emekli aylıklarına yüklü miktarda zam yapacağı haberleri yer alıyor. Öyle ki hükmet küstürdüğü emekliyi yeniden kazanmak için aylıklara çok yüksek oranlı artışlar yansıtacakmış.

Bu yöndeki haberler yıllardır sefalet aylığına mahkum olan emekliyi heyecanlandırıyor, lakin çok büyük beklentiye sokmuyor. Zira, önceki yıllarda yaşadıklarını ve hayal kırıklıklarını unutamıyor. Yüklü zam denilirken neyin kastedildiği belli değil. 3-5 bin TL zam mı, yoksa aylıkları iki katına çıkarmak mı. İlkine hiçbir emekli inanmaz, ikincisine ekonomi politikası ve ekonomiyi yönetenler onay vermez. Böyle haberlerin hiçbir dayanağı ve aslı astarı yok. Gariban emeklinin bu tür haberlere karnı tok, artık daha kanmıyor. Gerçekleşmeyen zam vaatleri karşısında iyiden iyiye kaşarlandılar zira. Somut adım atılmadan, hayata geçirilmeden inandırıcılığı yok.

Hükümet, temmuz ayında en düşük emekli aylığını yüzde 17.76 oranında artışla 23 bin 552 TL’ye çıkardı. 23 bin 560 veya 23 bin 600 TL’ye yuvarlamadı. 8 liranın, 40 liranın hesabını yaptı, bu küçük tutarları bile emekliden esirgedi. Bayram ikramiyesini de büyük beklentilere karşın bin TL artışla 5 bin TL’ye yükseltmedi. 4 bin TL’lik ikramiye ile bayramı buruk geçirdi emekli. Hal böyle olunca “yüklü zam” söz konusu olabilir mi. Seçim döneminde olsa olsa 6 aylık enflasyon zammının üzerine bir miktar ekleyebilirler. Bunu da “Yüklü zam” diye kamuoyuna açıklayabilirler. Bu oran da emekliyi hoşnut etmez. Kaynağı belirsiz bu yöndeki haberler emeklinin aklıyla dalga geçmekten başka bir şey değil. Çok ciddiye almamak lazım.

Geçmiş 6 ayın maddi kayıplarının telafisi anlamına gelen enflasyon zammı ile bir türlü gün yüzü göremeyen emekli, dul ve yetimin durumu her geçen gün kötüleşiyor. Türkiye, bu yılın nisan-mayıs-haziran aylarını kapsayan ikinci çeyrek dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.3, bu yılın ilk çeyreğine göre ise yüzde 1.1 oranında büyüdü. Yüzde 2.8’lik beklentinin altında gerçekleşen büyüme gelir dağılımındaki adaletsizliği daha derinleştirdi. Emeğin milli gelirden aldığı pay 4.6 puan gerilerken, sermayenin aldığı pay yüzde 3.9 oranında arttı. Yılın ikinci çeyreğinde emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 38.1, sermayenin aldığı pay yüzde 41.6 oldu. İşçi, memur gibi emekli, çiftçi ve esnafı kapsayan emek kesiminin milli gelirden aldığı pay gerilemeye devam etti. Milyonlarca dar ve sabit gelirlinin büyümeden gereken payı almamasından ötürü maaş, ücret ve aylıklar küçüldü, hayat dar gelirli kitle için dayanılmaz boyuta ulaştı.

TÜRKİŞ’in ağustos ayı araştırmasına göre, dört kişilik ailenin zorunlu gıda harcamalarından oluşan açlık sınırı 37 bin 388 TL’ye yükseldi. Yoksulluk sınırı 121 bin 786 TL oldu. Açlık sınırı 28 bin 75’TL tutarındaki asgari ücreti 9 bin 313 TL aştı. Yoksulluk sınırı asgari ücreti 4.3’e, 23 bin 552 liralık en düşük emekli aylığını 5’e katladı.12 aylık mutfak enflasyonu yüzde 37.90 olarak ölçüldü. “Düşüyor” denilen enflasyonda belirgin gerileme yok, hayat pahalılığı işçiyi, memuru, emekliyi, asgari ücretliyi, esnafı cayır cayır yakmaya devam ediyor. TÜİK’in verilerine göre hayat toz pembe,ekonomi yönetimine göre ise yaşam normal seyrinde sürüyor. Gel onu, akşam karanlığında çarşı pazara gidenlere sor,”Fiyatlar ucuz mu” diye.

Bu tablo karşısında emekli,işçi, memur ve asgari ücretli medyada yer alan “yüklü zammı” istemez mi. Elbette ister. Ancak bu zammın öyle ileri sürüldüğü gibi olmayacağı şimdiden belli. Yine emeklinin ağzına bir parmak bal çalarlar. Lakin bu konuda deneyimli olan 6 aylık enflasyon zammının üzerine eklenecek bir miktar artışı kabullenmez, ikna olmaz. Aylıkların insan onuruna yakışır bir düzeye çıkarılması için ocakta 6 aylık enflasyon zammının üzerine çok yüksek tutarda seyyanen zam eklenmeli.

Memura temmuz 2023’te verilen 8 bin 77 TL tutarındaki seyyanen artış hala memur emeklisine verilmedi. Emekli yargıç Seyfettin Çilesiz, seyyanen artışın memur emeklisine de ödenmesi için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Yüksek Mahkeme’nin başvuruyu önümüzdeki günlerde esastan inceleyerek, karar alması bekleniyor. Milyonlar AYM’den gelecek habere kilitlendi. Eğer olumlu karar çıkarsa seyyanen zammın SSK ve Bağ-Kur emeklilerine de ödenmesi gündeme gelecek. AYM’nin olası olumlu kararına hükümetin yanıtı ne olur. O da belirsiz.