ABD-İsrail ikilisinin İran’a karşı başlattığı saçma savaş hız kesmeksizin sürüyor. 25. gününe giren kanlı savaş Türk ekonomisini ağır darbe vurmaya başladı.

Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından tanker geçişlerine kapatılması üzerine dünya piyasasında akaryakıt fiyatları anormal şekilde arttı. Türkiye’de bir litre motorinin satış fiyatı 70 TL’yi aştı. Uluslararası piyasalardaki dalgalanmadan ötürü döviz yükseldi, nakliye ücretleri tırmandı, bundan ötürü tüm tüketim maddelerine en az yüzde 10-15 arası zam geldi. Enflasyonun altında ezilen milyonlarca dar ve sabit gelirli Trump-Netanyahu’nun Ortadoğu’yu ateş çemberine çeviren anlamsız savaşın bedelini daha yoksullaşarak ödemeye başladı.

Memur, emekçi, emekli, dul ve yetim kadar işini düzgün yapan patronlar da savaşın ağırlığını sırtında hissetmeye başladı. Emek yoğun sektörlerin başında gelen ve son üç yılda 400 bini aşkın kişinin ekmeğini yitirdiği, 10 bin işletmenin kepenk indirdiği hazır giyim ve tekstlide şimdi de İran savaşı darbe vuracak. Bu yılın ikinci yarısında iyileşme bekleyen sektörde umutlar hayal kırıklığına dönüştü. İyileşme beklentisi yılın son çeyreğine taşınırken, savaşın uzaması ,maliyetlerin artması, enflasyon, kur ve faiz dengesizliğiyle 100 bin emekçinin daha işini yitirmesi bekleniyor. Öngörüler gerçekleşirse 100 bin kişi bir anda işsizler ordusuna katılacak. Aileleriyle birlikte nereden baksanız en az 300 bin -400 bin kişi etkilenecek bu durumdan. Ekmeğini yitiren işçiler gerekli koşulları sağlamaları halinde İşsizlik sigortası Fonu’ndan belli süre işsizlik ödeneği alabilecek. Ne var ki belli süre verilecek düşük tutarlı para ne kadar yetebilir. İş bulabilmek de çok zor. Zira ortalık işsizlerle kaynıyor. Bu ortamda iş sahibi olabilmek büyük nimet.

En son fabrikasının kapısına kilit vuran patron Eren Holding’in sahibi Ahmet Eren oldu. Timsah logosuyla tanınan ünlü Lacoste tişörtlerini üreten Tekirdağ-Çorlu’da kurulu fabrika ağır ekonomik koşullara dayanamayarak kapatıldı. Hali ile binlerce kişi işini yitirdi. Patron hak edişleri olan kıdem tazminatlarını ödeyecektir. Yoksa ne yapar garibanlar bu ağır ekonomik koşullar altında. Hiç olmazsa yeni iş bulana dek dertlerine derman olur kıdem tazminatları. Tekstil sektöründe Anadolu’da kurulu çok sayıda işletme ekonomik gerekçelerle üretimi sonlandırmıştı. Çoğu da işçilik ücreti ve maliyetlerin az olduğu Mısır’a taşımışlardı fabrikalarını. Savaş şimdi bu işin tuzu biberi oldu. Kapanmalar artacak.

Savaşın daha uzamasıyla en kötü senaryonun yaşanacağını dile getiren patronlar, enerji fiyatlarının artmasıyla sorunun daha büyüyeceğine dikkat çekiyorlar. Savaşın etkisiyle yüzde 5 oranında istihdam kaybının yaşanacağına vurgu yapılıyor. Bu da yüzde 5 küçülme anlamına geliyor. Salgın döneminden daha kötüsünün yaşanacağı bildiriliyor. Sektörün ayakta durması ve emekçilerin işini yitirmemesi için Kredi Garanti Fonu’ndan kredi desteği bekliyor patronlar. Uygun faiz oranlarıyla borç yapılandırması talep ediliyor. Yüksek faizlerle Türkiye’de sanayinin yaşama olanağının çok zor olduğu dile getiriliyor. Bankaların yüksek faizinden vatandaş kadar işverenler de yakınıyor. Vatandaşın alım gücü düşünce tüketim ve üretim azalıyor, işten çıkarmalar başlıyor.

SGK’ya göre 2022 yılında tekstil ve hazır giyimde istihdam 1 milyon 222 bin 609 iken 2025 yılı sonunda 845 bin 904’e geriledi. 2022 yılı sonunda hazır giyimde 43 bin 607, tekstilde 20 bin 443 işyeri faaliyette iken 3 yılda bunların 9 bin 936’sı kapandı. Ur gibi ekonominin ve yaşamın her tarafını saran derin krize ve enflasyona şimdi de saçma sapan İran savaşı eklendi. Ne kadar dayanılır bu tabloya bilemem. “51 yıllık birikimi, 2 bin işçinin alın teri olan fabrikayı kapatmamak için aylarca direndik” diyen Eren Holding’in sahibi her şeyi net olarak açıklıyor. Türkiye’nin en güçlü patronu bile sonunda “pes” ediyor. Hem kendi hem çalıştırdığı emekçi kaybediyor. Önümüzdeki günlerde kepenk indirenlerin sayısı artacak gibi görünüyor.

Körfez’de süren savaş ABD ekonomisine de ağır darbe vurdu. Medyaya yansıyan haberlere göre Trump savaşı sonlandırmak için gerekçe arıyor. Ama sözüm ona yiğitlikten de ödün vermiyor. Savaşın hiçbir zaman kazananı olmaz. Yıkım, kan, göz yaşı, felaket, ekonomide çöküş ve işini aşını kaybetmektir savaş. Dileğimiz en kısa sürede bitmesidir. Hala anlayamadı dünya bu savaşın niye başladığını. Sonuçta bize de maliyeti ağır oluyor, patron, işçi ve vatandaş ağır bedeller ödüyor.