24 yıllık özlem dindi, A Milli Futbol Takımımız 11 Haziran-19 Temmuz tarihleri arasında ABD- Kanada ve Meksika’nın ortak düzenleyeceği Dünya Kupası’na katılma hakkı edindi. Kosova’da emeklerinin , alın terlerinin karşılığını aldı Bizim Çocuklar.

Ülkenin gururu A Milli Futbol Takımı, FİFA 2026 Dünya Kupası Play-Off yarı final maçında iç sahada kurt teknik adam Mircea Lucescu’nun hocalığını üstlendiği Romanya’yı, ardından final karşılaşmasında dış sahada Kosova’yı aynı sonuçla 1-0 yenerek uzun yıllar özlem duyduğumuz Dünya Kupası’na katılma biletini cebine koydu. Temelini Lucescu’nun attığı her biri düzgün, özverili ve ülke aşkı ile yanıp tutuşan oyunculardan oluşan A Milli Futbol Takımı gece yarısı ülkeyi sokağa döktü. Kağıt üzerinde kolay rakipler olarak görülse bile Romanya ve Kosova hafife alınacak takımlar değildi. Özellikle son yıllardaki diri oyunu ile büyük çıkış yakalayan Kosova çekinilecek güçlü oyunculardan oluşan takım. Nitekim, bizim maçımızda da yüreklerimizi ağza getiren çok tehlikeli ataklar yaptılar. Ancak karşılarında çok formda kalecimiz Uğurcan Çakır vardı. Adeta set oldu, Kosovalılara gol olanağı tanımadı Karadenizli yiğit.

Aslında dünyanın en iyi futbolunu oynayan İspanya ile aynı gruba düşmeseydik, Play-Off maçlarına gerek kalmadan Dünya Kupası’na katılma vizesini alırdık. Lakin deve dişi oyunculardan oluşan bir takım vardı karşımızda. Az da olsa bir umut vardı. Gerçekleşmedi. Nasipte Play-Off maçları oynamak varmış. Onu da oyuncularımızın emeği ile başarıyla geçtik. Zor oldu ama bizim oldu. Sözcükler yetmez bu coşkuya, sevince. Bitti, özlem sona erdi. 24 yıl sonra Dünya Kupası’ndayız. Zor oldu, terledik, zaman zaman strese girdik, gergindik. Ama sonunda Bizim Çocuklar “Bekle bizi ABD, geliyoruz” iletisini dünyaya gönderdi.

Romanya ve Kosova karşılaşmalarında dünya yıldızı Arda Güler, sakin kaptan Hakan Çalhanoğlu, bir başka dünya oyuncusu Kenan Yıldız, efendi sevimli Ferdi Kadıoğlu, orta sahanın beyni Orkun Kökçü, rüzgarın oğlu Kerem Aktürkoğlu , geçilmez kaleci Uğurcan Çakır öne çıkan oyuncularımızdı. Diğer oyuncular da ellerinden geleni yaptı, son terlerine dek mücadele etti. Mert Müldür, İsmail Yüksek, Barış Alper Yılmaz, Abdulkerim Bardakçı, Samet Akaydın, Yunus Akgün, Zeki Çelik, Ozan Kabak, İrfan Can Kahveci, Eren Elmalı ve yedek kulübesinde hazır bekleyen diğerleri ülkeyi coşturan oyuncularımızdı. Her birine ne denli teşekkür etsek az. Gergin günler yaşadığımız ortamda böyle bir sevince öylesine çok gereksinimiz vardı ki… Onların emeği, inanmışlığı, dinmeyen heyecanı gece yarısı Türkiye’yi sokağa döktü. Bir kez daha teşekkürler Bizim Çocuklar.

Büyük başarının en büyük mimarı kuşkusuz hocamız Vincenzo Montella. Sakin , özgüveni yerinde İtalyan Teknik Direktör, tutumu ile adeta bir sevgi yumağı oluşturdu takım içinde. Oyuncularımız onu o da öğrenicilerini çok sevdi. A Milli Takımımızı hem Avrupa Şampiyonası’na hem de Dünya Kupası’na götüren ilk yabancı hoca olan Montella, zaferin ardından duygusal konuşma yaptı. “ Futbolcularımızla maçtan önce de konuştuk. Onları hiçbir şeye değişmem. Sonuç istediğim gibi gitmeseydi. Bütün sorumluluğu almaya hazırdım. Bugüne kadar verdikleri mücadele inanılmazdı. Her zaman yürekleriyle oynadılar. . Çok gururluyum” diyerek oyuncularına olan sevgisini, güvenini gösterdi. Zaten takım içinde, hoca ve diğer yöneticiler, emekçiler arasında iletişim, saygı ve sevgi üst düzeyde olmasaydı bu başarı gelmezdi. Yedek kulübesinde oturan hiçbir oyuncunun “Neden oynamıyorum” diye surat astığı görülmedi. Tümünün ortak inancı, tek amacı Dünya Kupası’na katılmaktı. Onu da gerçekleştirdiler.

Türkiye, 1954 yılı ve üçüncü olduğumuz 2002 yıllının ardından 2026 yılı Dünya Kupası’nda üçüncü kez boy gösterecek. 2002 yılında Şenol Güneş ve öğrencilerinin ülkeye kazandırdığı üçüncülük başarısının ardından, 24 yıl sonra niye bir başka utku gelmesin. Zira grubumuzda ABD, Paraguay, Avustralya gibi diğer takımlara göre dişimize uygun takımlar yer alıyor. Ay yıldızlı ekibimiz ilk maçını 14 Haziran’da Kanada’nın Vancouver kentinde Avustralya ile oynayacak. Son iki maç ABD’nin Kaliforniya eyaletinde Paraguay ve ABD ile oynanacak. 48 takımın katıldığı turnuvada 12 grupta ilk iki sırayı alan takımlar doğrudan bir üst tura çıkarken, en iyi üçüncüler de tur vizesi alacak. Grubumuzun kolaylığı dikkate alınırsa Bizim Çocuklar’ın üst turlara doğru yol alacağına inanıyoruz. Neden daha çok sevineceğimiz sonuç almayalım.

Kuşkusuz, Montella ve ekibi haziran ayına dek kadroyu genişletmek için Süper Lig’in yanı sıra alt liglerdeki oyuncuları da yakından izleyecektir. Alt liglerde Milli Takım da oynayabilecek o kadar çok yetenekli oyuncu var ki. Yeter ki fark edilsinler. Sanırım Montella yurdu samanlıkta iğne arar gibi tarayacaktır.

Şimdiden haziran ayını sabırsızlıkla bekliyoruz. Yolun açık olsun milli takım.