A Milli Futbol Takımımız, FIFA 2026 Dünya Kupası’na yenilgi ile başladı. Bizim Çocuklar, kadro değeri kendilerinden hayli düşük Avustralya’ya 2-0 yenilerek Türkiye’yi üzse de umudumuz sürüyor.
Sabahın erken saatlerinde ekran başına kilitlenen spor severler , hiç
hesapta olmayan yenilgi karşısında şoke oldu. Teknik Direktör Vincenzo
Montella’nın kenarda etkisiz kaldığı maçta Bizim Çocuklar önceki
görüntüsünden çok ıraktı. Arda Güler, Ferdi Kadıoğlu ve Abdülkerim
Bardakcıoğlu’nun dışındaki oyuncularımız sahada tel tel döküldü. Sanki
ölü toprağı serilmişti üzerlerine. Uyuşukluk, ne yaptığını bilememe
gibi ruh halindeydi ler. Kanada’nı n iklimi mi çarptı bilinmez. Ama
edilgen oyun hiç yakışmadı onlara.
Play-off karşılaşmasında deve dişi gibi güçlü Kosova’yı eleyerek 24
yılın ardından Dünya Kupası’na katılma hakkı edinen mili takım
oyuncuları yok gibiydi sahada. Özellikle gol umudumuz Kerem
Aktürkoğlu boyları İki metreye yaklaşan Avustralya savunması
karşısında hiçbir varlık gösteremedi, kayboldu gitti. Aldığı her topu
ezdi, cılız vuruşlarla gol olanağı aradı. Bu oyuncunun 85 dakika
sahada kalması Montella’nın eksi yanıydı. Kısa boyu ve zayıf fiziği
ile Kerem’in kule savunmayı aşıp gol atması mucizelere kalmıştı. O da
gerçekleşmedi . Hoca nasıl sabır gösterdi kendisine son dakikalara
değin anlamak olanaksız.
Aslında Avustralya karşısında gol yollarındaki beceriksizliğimiz
milli takımın güçlü bir santrafora gereksinimini bir kez daha
kanıtladı. Bana göre bu bölgeye en uygun isim Başakşehir’in golcü
oyuncusu Bertuğ Yıldırım idi. Ne var ki anlaşılmaz tercihiyle İtalyan
hoca Bertuğ Yıldırım’ı kadroya almadı. Kerem Aktürkoğlu’ndan daha çok
katkı sağlardı o bölgede, havadan yapılan ortalara güçlü fiziği ile
kafa vurarak sayı kazandırabilirdi takıma. Umarım İtalyan hoca Bertıuğ
Yıldırım’ı ıskalamasının yanlışlığını bu maçta görmüştür.
Hayal kırıklığı yaratan diğer bir isim Barış Alper Yılmaz idi.
Değişik saç stili ile maça başlayan Barış Alper aldığı her topu ya
ezdi ya da karşıt oyuncuya kaptırdı. Süper Lig’de enerjisi, sürati ve
güçlü fiziği ile savunmaları allak bullak eden Barış Alper Yılmaz’ın
son derece edilgen oyunu sporseverleri şaşırttı. Aslında ilk yarının
sonu beklenmeden önce oyundan çıkarılmalıydı. Galatasaray’ın
şampiyonluğunda etkili olan kaleci Uğurcan Çakır da yediği gollerle
düş kırıklığı yarattı. Özellikle köşeden yediği ikinci goldeki
kusurunu kendisi de görüntüleri izleyince anlayacaktır. Hakan
Çalhanoğlu, Orkun Kökçü, Merih Demiral, Zeki Çelik, , İsmail Yüksek de
beklenen etkili oyunu sergileyemedi bir türlü. Sonradan oyuna giren
Kenan Yıldız, gol yollarında çabası ve çalışkanlığı ile etkili olmaya
çalışsa da yeterli olmadı.
Doğrusu, oyuncularının güçlü fiziği, akıllı oyunu ve dev kuleli
savunma hattı ile Avustralya maçı hakkıyla kazandı. Zira biz hiçbir
varlık gösteremedik . Onlara göre daha fazla atak geliştirsek bile
bunu beceriksizliğimizden, yavanlığımızdan ötürü tabelaya
yansıtamadık. Sahadan boynu bükük ayrıldık.
Kuşkusuz bu yenilgi Vincenzo Montella’ya yazar. Oyuncularını yeterince
oyuna adapte edememesi, değişiklikleri geç ve yanlış yapması, hele
hele gole gereksinim duyduğumuz anda Deniz Gül gibi her an sonucu
değiştirebilecek genç ismi sahaya çok geç sokması, Can Uzun’u
değerlendirmemesi bu maçta sınıfta kalmasına yol açtı. Artık bizden
biri olarak kabullendiğimiz, onun da bizi sevdiğine inandığımız
İtalyan hoca sanırım Avustralya karşısındaki hatalarından ders
çıkararak, 20 Haziran’daki Paraguay karşılaşmasına değişik kadro ile
çıkar. Zaten maç sonu açıklamasında bunun işaretlerini verdi.
Ev sahibi ABD’ye 4-1 gibi farklı sonuçla yenilen Paraguay
karşılaşması Bizim Çocuklar adına “olmak ya da olmamak” niteliğinde.
Avustralya’ya göre daha zayıf kadroya sahip olduğu ileri sürülse de
maçlar oynanmadan kazanılmıyor. Paraguay karşılaşması için peşin
yargıda bulunmamak gerekir. Spor otoriteleri, Avustralya karşısında
milli takımımızı kesin favori gösteriyordu. Ne oldu. Beklenmedik
Avustralya yenilgi karşısında şimdi gruptan çıkabilme hesapları
yapıyoruz. Dünya spor basını da Türkiye’nin yenilgisini beklemiyordu.
Medyalarında “Şoke eden, tokat gibi yenilgi” olarak değerlendirdi
Avustralya yenilgisini.
Bizim Çocuklar da öncelikli hedef Paraguay karşısında kazanmak,
ardından 26 Haziran’da oynayacağımız ABD’yi devirmek. 12 gruptan ilk
iki sırayı alan takımlarla, en iyi sekiz üçüncünün 32 takım arasına
kalacağını anımsatalım. Umudumuzu yitirmeden hedef 32 takım arasında
yer alabilmek olmalı. Avustralya yenilgisinden gerekli dersleri alan
Bizim Çocuklar’ın bunu başarabileceğine inancımız tam.