Çalışanın emekli olduğunda tek güvencesi, hayali olan kıdem tazminatı hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında eriyerek adeta pula döndü. Memur ve işçinin çalışırken kurduğu hayallerin günümüzdeki kıdem tazminatıyla gerçekleşmesi olanaksız hale geldi.
Emekli ve asgari ücretlinin yanı sıra ücret ve maaşları yüksek olan milyonlarca işçi ve memur da ağır yaşam koşulları altında oldukça eziliyor. Memur ve işçinin emekliliğinde tek güvencesi ve sığınağı olan kıdem tazminatı, önceki yıllara göre satın alma gücünü oldukça yitirdi. Geçmiş dönemlerde 25 yıl çalışan bir işçi emekli olduğunda eline geçen kıdem tazminatıyla bir ev ve otomobil alabilirken, artık bir oda bile alamıyor. Bu uç örnek kıdem tazminatındaki erimeyi net olarak ortaya koyuyor. Yetersiz maaş ve ücretler emekçinin emekli olduğunda garantisi sayılan kıdem tazminatlarını yok etti.
2026 yılı için kıdem tazminatı tavanı 1 Ocak 2026’dan itibaren 64 bin 948 TL oldu. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında brüt asgari ücretin 4.8 katı olan kıdem tazminatı tavanı 2026 yılında brüt asgari ücretin 2 katına geriledi. Bu oran sendikal işçi örgütlenmelerinin tepe yaptığı 1970’li yıllarda brüt asgari ücretin 7.5 katıydı. 2025 yılının sonlarında bu oran 1.8’e kadar gerilemişti.
Kamuoyunda çok yaygın söylemle; işçi ve memur kıdem tazminatıyla bırakın otomobil almayı, otomobilin dört tekerliğini bile alamıyor. Öylesine eridi ve kuşa döndü, emekçinin “Son Kalesi, Kırmızı Çizgisi” kıdem tazminatı. Yılların emeği karşısında ele geçen para artık yüz güldürmüyor, ihtiyaçların tümünü karşılamıyor, evladın düğün parasına yetmiyor.
İktidar geçen yıla kadar belirli dönemlerde kıdem tazminatının kaldırılarak yerine fon sisteminin getirilmesini öngören çeşitli yasa taslakları hazırlamıştı. İşçi sendikaları konfederasyonları ile emekçilerin şiddetli itiraz ve tepkileri üzerine hazırlanan yasa taslakları rafa kaldırılmıştı. Siyasi irade belli süre sonra fon yasa taslaklarını raftan indirip yeniden kamuoyunun tartışmasına açmıştı. Emekçi, “Kırmızı çizgimiz, son kalemiz, kıdem tazminatıma dokunma” diye alanlarda haykırarak fonlara karşı çıkarak, taslaklara direndi. En çok da kıdem tazminatını sırtlarında yük olarak gören patronlar istiyor fonlu sisteme geçmeyi. Emekçinin analarının ak sütü gibi helal olan kıdem tazminatını üretimin önündeki engel olarak görüyorlar. Kuşa dönse bile emekçi, mevcut kıdem tazminatı hakkını ve sistemini korumaya kararlı. Türk-İş ve DİSK, mevcut kıdem tazminatı sisteminin kaldırılarak yerine fonlu uygulamanın getirilmesine şiddetle karşı çıkıyor.
Memur maaşına ocakta yapılan yüzde 18.60 oranındaki zamma uygun kıdem tazminatı tavanı 64 bin 948 TL oldu. Ocak- Temmuz 2026 döneminde emekli olacakların ücret ve maaşları ne denli yüksek olursa olsun alacakları en yüksek kıdem tazminatı her yıl için 64 bin 948 TL’yi aşamayacak. Memur maaş artışlarına koşut kıdem tazminatı tavanı artarken, seyyanen artışlar tavan hesaplanmasına dahil edilmiyor. Uzun yıllar çalışılsa bile emekçinin eline yüksek kıdem tazminatı geçmiyor. Örneğin brüt maaş veya ücreti 100 bin TL olan işçi veya memur 25 yıl sonra emekliye ayrıldığında alacağı kıdem tazminatı tavan uygulamasından ötürü 1 milyon 623 TL’yi aşamıyor. Kıdem tazminatı hesaplanırken, ikramiye, prim, yol ve yakacak yardımı gibi tüm ödemeler dikkate alınıyor. Aralık sonuna dek 64 bin 948 TL olarak uygulanacak kıdem tazminatı tavanı 2026 yılı temmuz ayında memur maaşına yapılacak zam oranı kadar yeniden artırılacak.
Kıdem tazminatına 1980 yılında 12 Eylül yönetimi tarafından tavan getirildi. “Bir memurun alacağı kıdem tazminatı, Başbakan Müsteşarı’nın alacağı bir yıllık ikramiyeyi geçemez” denilerek kıdem tazminatına tavan uygulaması başladı. 1980 yılı öncesi bir işçi emekli olduğunda 25 yıllık kıdem tazminatıyla bahçeli iki katlı ev alabilirken, tavan uygulamasından dolayı şimdi ikinci el otomobil bile hayal oldu. Kıdem tazminatına tavan uygulaması işçi ve memurun çalışırken kurduğu düşlerin gerçekleşmesini engelledi. Oysa yılların birikimi, emeği, alın teri var o parada. Satın alma gücünü yitirse , pula dönse de kıdem tazminatı emekçinin hala tek güvencesi, son kalesi, kırmızı çizgisi, oğlunun askerlik, kızının çeyiz parası. Bu bilinçle son kalelerini, kırmızı çizgilerini korumaya kararlı emekçi.