Memur ve emeklinin yılın ikinci yarısı için alacağı zam oranının netleşmesine sayılı günler kaldı. Milyonlar aylık artışını sabırsızlıkla bekliyor.
Anımsanacağı üzere TÜİK verilerine göre beş aylık TÜFE oranı birleşik yüzde 16.61 oldu. Haziran ayı enflasyon verisi 3 Temmuz Cuma günü TÜİK tarafından duyurulacak. Bu veri ile birlikte memur maaşı ile emekli aylığına temmuzda yansıtılacak zam oranı ve enflasyon farkı netleşecek. 6 aylık enflasyon oranının yüzde 18 civarında gerçekleşmesi öngörülüyor.
Buna göre temmuzda SSK ve Bağ-Kur emekli, dul ve yetim aylığına yüzde 18-19 arasında, memur maaşı ile memur emeklisi aylığına yüzde 14-15 arasında artış yansıtılması yüksek olasılık. Tabii TÜİK yine sürpriz şekilde haziran verisini beklentilerin çok altında açıklamazsa. Zira önceki dönemlerde maaş ve aylıklara zam yapılmasına yakın aylarda duyurulan TÜFE oranları şaşırtıcı şekilde piyasa beklentilerinin çok altında açıklanmış, milyonlarca dar ve sabit gelirli düşük zamma mahkum olmuştu. Mahkumiyet halen sürüyor. Ne maaşlarda ne aylıklarda iyileştirme yapıldı, ne de refah payı verildi.
Enflasyonun piyasadaki fiyatların çok altında açıklanması hükümetin yürüttüğü - ekonomiye bir türlü istikrar kazandıramayan- sıkı para politikasının sonucu olduğu aşikar. Bu politikanın bedelini açlık sınırının altında aylıklarla bir ay ayakta kalmaya çalışan emekli, dul ve yetim ödüyor. Toplu sözleşme zammından yararlanan memur da yoksulluk sınırının gerisindeki maaşlarla geçinmeye çalışıyor. Asgari ücretlinin durumu daha kötü. Acınacak durumdalar. Şubat 2027’ye dek 28 bin TL ile yaşamak zorundalar. Asgari ücrete temmuzda ara zam yapılmayacağı kesin gibi.
Halen 20 bin TL olan en düşük emekli aylığının Meclis tatile girmeden yasal düzenleme ile yükseltilmesi bekleniyor. En düşük aylığın 23-25 TL arasında saptanabileceği konuşuluyor. Bunun için 3 Temmuz’da kamuoyuna duyurulacak haziran ayı TÜFE verisi beklenecek. Emekli, dul ve yetimin yüzü temmuzda da gülmeyecek. Çünkü hükümetten seyyanen zam ve refah payı verilmesine ilişkin sinyal yok. Seçime kadar da gerçekleşmesi olanaksız.
Emekli aylığı sisteminde Hazine desteği ile tamamlama adı altında ucube bir yöntem icat edildi. Kök aylıklar yerinde dururken en düşük emekli aylığı Hazine desteği ile 20 bin TL’ye tamamlandı. Uygulamanın ilk başladığı 2019 yılında en düşük emekli aylığı 1.000 TL, ortalama emekli aylığı 2 bin 90 TL idi. Ortalama emekli aylığı en düşük aylığın iki katından fazlaydı. Bugün en düşük emekli aylığı 20 bin TL, ortalama emekli aylığı 23 bin 575 TL. Neredeyse eşitlendiler.Tüm emekli 2019 yılından bu yana dibe doğru sürüklendi, hızla yoksullaştı.
Aylıklar yerde sürünüyor, bayram ikramiyelerinin satın alma gücü sıfırlandı, sağlıkta katkı payı kesintisi sürüyor, yıllardır umdukları refah payı esirgeniyor. Bu konumdaki emekli zorunlu olarak ileri yaşında ikinci işte çalışmak için uğraşıyor.Türkiye adeta çalışan emekliler ülkesi haline getirildi. 2002 yılında yüzde 36’larda olan çalışan ya da çalışmak isteyen emeklinin oranının günümüzde yüzde 70’e çıktı. İş bulabilen kendini şanslı sayıyor. İkinci işlerinde ter akıtan emeklinin birçoğu iş cinayetlerinde can veriyor. Böyle bir tehlike ile karşı karşıyalar.
Emekli aylık bağlama sistemi değiştirilmeden, mevcut aylıklar seyyanen zam ve gönenç payı katkısı ile iyileştirilmeden, 2000 yılı sonrası emekli olanlarla ilgili intibak yasası çıkarılmadan emeklini insanca yaşanabilir bir aylığa ulaşabilmesi olanaksız. Bundan ötürü Türkiye çalışan emekliler ülkesine dönüştü. Çalışmak zorunda kalıyor emekli geçinebilmek için.