Kapınız çalıyor; askerler!!! Bir kaç saatiniz var evinizi boşaltacaksınız, bütün aile sadece bir valiz dolusu eşya hakkınız var ve asla dönmeyeceksiniz buraya!!!
Öyle bir gündü.


Anneler çocuklarının eşyalarını aldılar, çocuklar oyuncaklarını , babalar fotoğraf albümlerini, paralarını, nine dedeler ilaçlarını aldı yanlarına...
Gözyaşları ile terk ettiler evlerini okullarını parklarını bahçelerini. Asla dönemediler geriye...


26 Nisan 1986
Pripyat
Çernobil Nükleer santraline 4 km uzaklıgında 49.000 nüfuslu şehir.


Nükleer santraldeki 4 numaralı reaktör o gün bakıma alınacaktı. İşlemler sabah başladı ve reaktörün gücü yüzde 50'ye düşürüldü. Bunun yanında kapatılmaması gereken güvenlik sistemi de devre dışı bırakıldı. Gecenin ilk saatlerinde ise düşürülme devam ederek sıfıra kadar indi. 700 megavat altında çalışması yasak olan güç de 30'a düşmüştü.


Herşeyin normal olduğu düşünülüyordu ki ancak saat 01.23.21 de reaktörün gücü istemsiz olarak artmaya başladı. Büyük bir patlama oldu. 1000 tonluk reaktör kapağı patlama ile fırladı ve reaktörün üzerine düştü. İlk anda 31 kişi öldü. Oluşan patlama Hiroşima’ya atılan atom bombasının 200 katı büyüklügünde idi. Acilen Pripyat şehrinin boşaltılması gerekiyordu. Ülkenin her tarafından otobüsler Pripyat'a gönderildi ve 30 saatlik bir çalışma ile 49.000 kişi başka bölgelere taşındı. Yollardaki otobüs kuyruğu 20 km'yi buluyordu.


3000 kişi öleceklerini bile bile reaktörün üzerini betonla kapatmak üzere kaldı. Kalanlardan kurtulan olmadı. Çernobile bağlı hastalıklar nedeniyle 3 milyon kişi öldü. 7 milyon kişi sakat doğdu. 
Uzmanlar 900 yıl daha Pripyat ta yaşam olamayacağını söylüyorlar...

Ali K Şahin