Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası yeni korona virüs tedbirlerini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden tırmanışa geçen koronavirüs salgınının ülkemizde de etkisini gösterdiğini vurgulayarak, sokağa çıkma yasağının genişletildiğini açıkladı. Buna göre, beklendiği gibi sıkı tedbirlere geçildi! "Hafta içi her gün gece saat 21.00 ile sabah 05.00 arasında genel sokağa çıkma yasağı sınırlaması uygulanacak. Hafta sonu sokak kısıtlaması cuma akşam saat 21.00'den pazartesi sabah saat 05.00’e kadar geçerli olacak.  

Dünyanın her yerinde hiç görülmedik bir tırmanışa geçen salgın maalesef ülkemizde de etkili oluyor. Yeni bir takım tedbirler hayata geçirildi. Vaka sayılarının 30 bine dayanmış olması hepimizin daha dikkatli davranmasını gerektirmektedir. Salgının olumsuz etkisini azaltmak için insan hareketliliğini en aza indirmeyi amaçlayan bu tür çarelerden başka bir şey bulunmuyor. Vatandaş umarım akıllanır, bu işin şakasının olmadığını artık idrak eder ve belirlenen salgın tedbirlerine harfiyen uyar.   

Vatandaşlarımız artık salgın tehdit olmaktan çıkana kadar mecbur kalmadıkça kalabalığa karışmaz. Herkes bu zorlu süreçte üzerine düşen fedakarlıkları yapmak zorunda. 

Sağlık çalışanlarımızın canla başla ortaya koydukları gayrete en büyük teşekkürümüz, onlara ilave bir yük getirmemek olacaktır. 83 milyon hep birlikte seferberlik ruhuyla hareket etmemiz gerekiyor. 

Vaka sayılarını düşürmek için ilave tedbirler alınamaz mı?  

 Sn. Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı gibi sokağa çıkma kısıtlamaları genişletildi. Hafta içi ve hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Salgını azaltmak amacıyla daha radikal tedbirlere başvuruldu.  

Aslında İl Hıfzızsıhha Kurullarına aşırı yetkiler verilmişti. Her il kendi tedbirini alabiliyordu.  

Gaziantep’te açıklanan genel önlemlerin dışında ilave yeni bir tedbir göremiyoruz. Sanki bu iş sadece merkezi hükümetin alacağı karalara endekslenmişti o da oldu. Alınan kararların dışında halka büyük sorumluluk düşüyor artık. Valiliğin, Büyükşehir Belediyesi’nin, kaymakamlıkların, ilçe belediyelerinin, polisin, jandarmanın yapabileceği ek önlemler muhakkak devreye girecektir.  

Hayatı yavaşlatmanın, durdurmanın ekonomik bir faturası var ama diğer yanda nüfusun ayakta kalabilme olasılığı da girerek zayıflıyor.  

  

  

MERMİYE KAFA ATAN MİLLET MEZARLIKTAN KORKAR MI?  

Gaziantep’in salgın vakalarında zirve yaptığını artık hepimiz biliyoruz. 

Bunu bizzat Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da dile getiriyor, dikkat çekiyor. 

Hastanelerimiz, yoğun bakımlarımız, morglarımızda olağanüstü bir yoğunluk var. 

Filyasyon ekiplerinin yükü her geçen gün artıyor. 

Hatta, son dini vecibenin yapıldığı mezarlıklarda da dikkat çeken bir yoğunluğa şahit oluyoruz. 

Geçen hafta içinde, akrabam, eş dost arkadaş için son görevimiz yerine getirmek için Asri Mezarlık Gasilhanesine gittim. Gerçekten büyük bir yoğunluk yaşanıyordu. Kimi cenazereler yıkanırken, diğerleri yıkanma sırası bekliyordu. Yürek burkan görüntülerdi. Kadınlar tarafı da aynı durumdaydı. İnanın böyle bir yoğunluk görmedim.!  

  

Mezarlıktan ve Gasilhaneden çekilmiş görüntüler, kentimizdeki Covid-19 salgınına bağlı ölümlerde olağanüstü bir artış olduğuna işaret ediyor.  

Bu durum zaten biliniyor.  

Fakat, toplum endişe içindeyken, acaba ben de yakalandım mı korkusu yaşarken, böylesi ürpertici görüntülerle farklı kazanım peşinde olanlara da doğrusu anlam verebilmiş değilim.  

Bu yetmezmiş gibi bir de sanki dini vecibeler yapılmadan, cenazelerin hastaneden geldiği şekliyle, tabutlarla mezara defnedildiğini dedikodusunu şehre yaymakta, orada canı pahasına görev yapan Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Şube Müdürlüğü çalışanlarına büyük haksızlık olmaz mı? Bizzat ben gözlerimle şahit oldum, Kovid-19’dan ölen tüm vatandaşlarımıza dini vecibeler tamamıyla yerine getiriliyor. Kimse şehir efsanelerine kulak vermesin.   

Önünde sonunda hepimizin gideceği bir yerde, kendileri açısından son derece riskli bir ortamda çalışan fedakâr insanlara yapılan çirkin suçlamalara kimse kulak vermesin. Cenazelerin tabutla toprağa verildiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu, olağan döneme göre bir artış olsa da cenaze defin işlemlerinin normal şekliyle, dini vecibeler eksiksiz yerine getirilerek yapıldığını ifade etmek isterim.  

  

Bu arada; günlük defin sayıları verilerek habercilik sınırlarının dışına çıkılmasını, sanki oraya defnedilenlerin tümünün Covid-19 cenazesiymiş gibi bir kanı oluşturulmak istenilmesini de doğru bulmuyorum.  

Toplumu bunalıma sokmaya, endişeye sevk etmeye kimsenin hakkı yok.  

Bu zorlu süreçte, Halkı korkutmaya, psikolojik olarak çökertmeye çalışılmamalı.