“Çin’deki Wuhan kentinde başlayan esrarengiz virüs” haberlerini ilk görüşümüzün üzerinden neredeyse bir yıl geçiyor.
Aylar sonra virüs haberlerinin önce uzaktaki bazı topraklara, daha sonra da bu kıtayı paylaştığımız ülkelere sıçradığını duyduk. Mart ayında Türkiye’de ilk vakanın görülmesinden sonra her akşam ‘turkuaz tablo’ ve telefon bildirimlerine kitlenirken ilk önlemler duyuruldu. Daha sonra tedbirler gevşedi ve yerini çoğunlukla “tembih”lere bıraktı. Şimdi ise o ilk aylardaki uygulamalar geri dönüyor ve Türkiye’de ikinci dalgayı yaşıyoruz. Hatta İngiltere felaketi açıkladı virüs mutasyona uğradı ve yüzde 70 daha etkili...
İkinci dalgayı sadece Türkiye değil, birçok ülke ağır bir biçimde geçiriyor. Farklı ülkeler, dünya artık aşı için geri sayıma geçmişken Koronavirüs pandemisini yavaşlatmak için farklı yöntemler denedi. Bu yöntemlerin de sokaktaki, daha doğrusu artık çoğunlukla evlerinde olan vatandaşlara farklı etkileri oldu.20121 yılına girerken bizleri yeni bir dünya düzeni yeni bir yaşam şekli bekliyor. Artık Hiçbirşey eskisi gibi olmayacak !
2020’nin en büyük belası koronavirüs salgınının bulaşma hızı bir türlü istenen ölçüde kontrol altına alınamayınca yeni önlemlerin (yasakların) gelmesi de elbette kaçınılmaz oldu. Salgının hızı artıp birde üstüne mustasyona uğradığı anlaşılınca devlet tedbirleri sıklaştırdı.
Corona virüsü salgınında artan vaka ve ölüm sayılarının önlenmesi için uygulanmaya başlayan kısıtlamalar nedeniyle, 20 Kasım’dan bu yana birçok işletme kapalı durumda.
Faaliyeti tamamen durdurulan kahvehane, kıraathane, kır bahçesi, internet kafe, oyun salonları, lokaller ve çay bahçeleriyle halı sahaların arasına 30 Kasım’da yayınlanan genelgeyle, yüzme havuzu, hamam, sauna, masaj salonu ve lunaparklar da eklendi.
Hoş bir çok Avrupa ülkesine nazaran daha sert önlemlerin alındığı ülkemizde sosyal hayatın geçici olarak sona erdirilmesi kararı en çok eğlence mekanı işletmecilerini ve bu sektörde çalışan müzisyeninden garsonuna, valesinden mutfak çalışanına kadar herkesi üzdü.
Ne yazıktır ki normalde ne maske, ne sosyal mesafe ne de diğer hayati önlemlerin en çok suistimal edildiği sektör ne yazık ki eğlence sektörü oldu. Bunu 3. sayfa haberlerinde polisin her baskın yaptığı eğlence mekanında gördük, izledik okuduk.
Özellikle en büyük suistimalin otel eğlence mekanları ve yanında olan içkili müzikli yayın yapan restoranlara uyanıklık yaparak dışarıdan sanki otelde konaklıyormuş gibi yapılarak müşteri kabul edilerek yapıldığı gördüm duydum. Pes doğrusu…
Mart ayından bu yana açılmayan bu işletmelerin çok ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu tahmin etmek zor değil!
Eğer yeni dönemde de bu suistimaller gerek eğlenceseverler, gerekse işletmeciler tarafından dikkate alınmazsa, öyle görünüyor ki yakında eğlence sektörü yeniden tamamen kepenk kapatır.
Yaşamak mı yoksa ölmek mi !
Her sene “yılın en güzel zamanı” olarak söylenilen yılbaşı, bu sene corona virus sebebiyle diğer yılbaşı kutlamalarından farklı olacak.
Bu yıl insanlar 31 Aralık yılbaşı gecesini, 2021 yılının gelişini evlerinde aileleri ile birlikte karşılayacak. Türkiye genelinde 31 Aralık Perşembe günü 21:00 itibari ile 1,2,3 Ocak günleri sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.
İçişleri Bakanlığı yeni bir genelge yayınladı. Genelgeye göre; yılbaşında uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamalarında otel ve konaklama tesislerinin yılbaşı kutlama programı icra edilmesine, eğlence/balo düzenlenmesine kesinlikle müsaade edilmeyecek. Bu tesisler yılbaşında yemekli-müzikli kutlama/eğlence programları yapılacağı yönünde kampanya veya reklam faaliyetlerinde bulunamayacak.