Müslüman aleminin kutsal ayı ramazan yarın başlıyor. Bu gece sahura kalkılacak, yarın ilk iftar sofrası kurulacak. Üç ü gün sürecek Şeker Bayramı 20 Mart Cuma günü başlayacak.

Ramazan ayı ile birlikte vatandaş bütçesi doğrultusunda iftariyelikleri edinmeye çalışıyor. Çarşı pazara gidenler iftariyeliklerin yüksek fiyatları karşısında şoke oluyor. İftar sofralarının vazgeçilmezi peynir, zeytin, hurma ve pastırma geçen yıla göre hayli pahalı. Yüzde 100’e yakın oranda artmış durumda. İftar sofralarına konulabilecek peynir en ucuz 200-250 TL, zeytin yine 250-300 TL arasında satılıyor. Onların da ne tadı ne tuzu var. Kireci andırıyor ucuz peynirler. Lakin vatandaş cebindeki kıt paradan ötürü zorunlu olarak bu ürünleri yeğliyor.

Kaliteli Ezine koyun peyniri 500-700 TL etiketle satışta. Kaşar ve tulum peynirleri artık lüks sınıfına girdi. İftar sofralarının diğer vazgeçilmezleri pastırma ve hurma da cüzdan boşaltacak kadar pahalı. Ağız tadıyla tüketilecek pastırmanın kilogramı 3 bin TL’ye dayandı. Hurma ise 1000 TL’ye satılıyor. Bu iki ürünün ucuz olanı da var. Ancak kalite ayrımı belirgin şekilde göze çarpıyor.

Ramazan ayının olmazsa olmazı pide genelde 25-30 TL arasında satılacak. Büyüklüğüne ve yumurtalı olmasına bağlı pide fiyatları il ve ilçelerde farklı fiyatta olabilecek. En ucuz sade pide 25 TL. Büyükşehir Belediyelerine bağlı Halk Ekmek’in ürettiği ramazan pideleri daha düşük fiyatla satılacak. Ailesi kalabalık olan dar gelirli doğal olarak Halk Ekmek büfelerinde satılan pidelere yönelecek. Belediyelerin ramazan çadırları yoksullar için çok değerli hizmet. Sıcacık çorba ve yemeği, tatlıyı bu çadırlarda ücretsiz yiyebilecek milyonlarca kişi. Toplumsal dayanışmanın en uç örneği olarak tanımlanabilir ramazan çadırları ve ramazan kolileri

Kırmızı et fiyatları geçen yıl göre adeta uçtu. Bir kilogram kıyma neredeyse 1000 TL’ye ulaştı. Bazı kasaplar indirim yaparak bu fiyatın altında satıyor. Yine de dar ve sabit gelirlinin bütçesi el vermiyor. Kuzu kuşbaşı, bonfile,biftek gibi ürünler milyonlara hayal. Van’dan gelen görüntüler insanın içini acıttı. Yoksul insanlar bir kilogram kıymayı ucuza alabilmek için dondurucu soğukta sabaha karşı Et ve Süt Kurumu’nun önünde kuyruğa giriyor, saatlerce bekliyor. Diğer illerde de durum bundan farklı değil.

Üreticinin desteklenmemesi, hayvancılığa gerekli teşvikin sağlanmaması, dış alıma ağırlık verilmesinden ötürü kırmızı et fiyatları aldı başını gidiyor. Böyle sürerse daha artacak. Beyaz ette de benzer durum söz konusu. Hükümet beyaz et fiyatlarındaki artışı önlemek için geçici olarak dış satımı yasakladı. Ancak çözüm olamaz geçici yapay önlemler. Üretici desteklenmeden, onlara uygun koşullarda banka kredisi sağlamadan, köylüyü toprağından ve hayvanından koparmayacak önlemler hayata geçirilemeden kırmızı ve beyaz etteki fahiş artışlar önlenemez. Artık toprağını ekerek ürün yetiştiren, hayvan yetiştiren çiftçi kalmadı. Köylü umudunu yitirdi. Etin yanı sıra sütün de peynirin de fiyatı bundan dolayı cep yakıyor.

Ramazan ayının vazgeçilmezi iftar sofralarının maliyeti bu yıl oldukça pahalı. Mütavazı iftar sofrası kurmak bile dar gelirlilerin bütçesini zorlayacak, sofralar eskiye göre küçülecek. 28 bin TL alan asgari ücretli ile 20 bin TL tutarında en düşük aylığa mahkum olan emekli ve bu tutardan daha düşük parayla hayata tutunmaya çalışan dul ve yetim zorlanacak yüksek fiyatlar karşısında. Bu insanların ailesinin 5-6 kişiden oluştuğunu düşünürseniz en ucuz pide almaya bile zorlanırlar. Kalabalık ailelerin günde en az 4-5 pide tükettiğini hesapladığınızda Halk Ekmek büfelerinden satılan pidelerin ederi bile hayli yüksek olacak.

Oldukça zor geçecek oruç ayı dar ve sabit gelirli vatandaşlar için. Ramazan ayının dayanışma ve yardımlaşma ayı olduğu gerçeği ile zor durumda olanlara ve depremzedelere maddi anlamda destek olunmalı. Gizli yapılacak yardım ve destekler ibadetin en büyüğü aslında. Lüks otellerdeki, şatafatlı iftarlar yerine yoksullara el uzatmalı varsıllar. Kuş sütünün eksik olmadığı beş yıldızlı otellerin iftar sofraları yerine gereksinimi olanlara yardım etmeli varsıl kesim. O sofralardaki yemeklerin çoğu yenmeden çöpe gidiyor. Yazık değil mi? Gösterişli iftar sofraları yerine fakire, ihtiyacı olana , düşene yardım etmek insanlık görevidir.