İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın geçen hafta AKP’ye katılmasının yankıları sürüyor. YENİ Parti lideri Özgü Özel’den günler sonra gelen Cemil Tugay eleştirilerine yanıt ortalığı toz dumana çevirdi. O sözler yenilir yutulur gibi değil.
Geçen hafta gerçekleşen katılımın ardından 31 Mart 2024 yerel seçiminde Cemil Tugay’ı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösteren dönemin CHP genel başkanı Özgür Özel’e çeşitli çevrelerden gelen “özeleştirini” yap çağrılarına YENİ Parti lideri partisinin grup toplantısında oldukça sert yanıt verdi. Özel’in ağzından çıkan her sözün şiddetti çok fazlaydı. Sanki dolan bardağın taşmasıydı. O sözler birilerinin kalbine ok gibi saplandı.
Halen hapiste olan Tunç Soyer’in yerine Cemil Tugay’ın 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimde İzmir’e aday gösterilmesi o dönem çok eleştirilmişti. Özgür Özel eleştirileri “Sütte leke olur, Cemil Tugay’da olmaz” diyerek göğüslemişti. Lakin 2.5 yılın ardından Cemil Tugay , kendisine çok güvenen YENİ Parti liderinin güvenini boşa çıkardı, İzmir halkını şoke etti. AKP’ye katılmasının gerekçesini “İzmir’e daha fazla hizmet “diye açıklayan Cemil Tugay’ın bundan böyle kente farklı neler kazandıracağı merak ediliyor. Ancak gerçek olan şu ki, Cemil Tugay, hangi partiden aday olursa olsun yeniden seçilme olasılığı sıfır gibi. İzmirli ayrılığın hesabını sandıkta sorar.
Özgür Özel, grup toplantısındaki konuşmasının son bölümünü Cemil Tugay ve kendisine yönelik eleştirilere ayırdı. Özel, “Birileri bize dönmüş ıvır zıvır konuşuyor. ‘Onu yapacak mısın, bunu yapacak mısın. Özeleştiri yapacak mısın ‘ İçim yanıyor içim. Bakın özeleştirinin şusunu söyleyeyim . Cemil Tugay’a eğer son imzayı bu el attıysa , bu el kırılaydı. Bu kafa kırılaydı. Bugünü görmeyeydi de o namussuzsa da yapmayaydı “ diyerek sanki bir ateş topuydu. Ağzından çıkan her söz zehir zemberek gibiydi. Aslında isyanı kendine yönelen suçlamalara ağır bir yanıt, sanki gerçek anlamda özeleştiriydi. “İçim yanıyor içim” sözleri pişmanlığın , yanılmanın, hayal kırıklığına uğramanın, satışın gerçek ifadesiydi. Öylesine öfke dolu idi Cemil Tugay’a karşı.
YENİ Parti lideri en çok da kendisine “özeleştirini yap” diye çağrıda bulunan CHP yönetimine kızgındı. Önceki partisine olan öfkesini, “Kendilerinin ilk ilan ettiği aday, prensesleri Aydın’da topuklayıp kaçarken hiç orada sorumluluk almayanlar. Prensesleri Afyon’da AK Parti’ye koşa koşa giderken hiç sorumluluk almayanlar. Ataşehir’de taraf değiştiren altı belediye meclis üyesinin beşi önceki dönemin sorumluluğunda olanlar. Çıkıp da bize, İzmir’le aramıza girip ‘Özür dileyecek misin’ diyor. İzmirlinin ayağına yatarım. Sizin gibi butlancılara bu partiyi teslim etmem. Aklınızı başınıza alın. Butlancılar kimsiniz siz.” diyerek CHP yönetimine hayli sert çıktı.
Özgür Özel geçen haftadan bu yana suskun kalarak Cemil Tugay pişmanlığını dolaylı yoldan kabullendi. Ancak, yargı kararı ile göreve atanan CHP yönetiminin sert eleştirilerine daha fazla sessiz kalamadı. Çıktı kürsüye ağzına geleni söyledi. Aslında bu konuda en az söz söylemesi gereken butlancı CHP yönetimidir. Özel’in vurguladığı gibi AKP’ye katılan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı aday gösteren bizzat CHP genel başkanı Kemal Kılılçdaroğlu idi. Yine bazı ilçelerde AKP ile işbirliği yapan belediye meclis üyelerini belirleyen de Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Bu durum karşısında özeleştirisini yapacağına YENİ Parti’ye Özgür Özel’e yükleniyorlar. İzmir gibi bilinç düzeyi yüksek bir kent belediyesinin AKP’ye katılması elbette sorgulanır, eleştirilir. Ancak, kendi yanlışlarını, aday belirlemelerini görmezden gelerek Cemil Tugay üzerinden Özgür Özel’e yüklenmek bir anlam ifade etmez. Aday gösterilen kavun değil ki koklayasın. Cemil Tugay’ı n da geçişi de budur esasen. Nereden bilecekti bu günlere geleceğini . “ Aha bu bana ders oldu” diyen Temel Reis gibi Özgür Özel de bu olaydan gerekli dersi çıkarmıştır umarım.
Cemil Tugay özelinde ve diğer belediyelerde yaşanan istifalar, aday belirlemede “ince dokuyup sık dokuma” deyiminin gerçekliğini hatırlattı. Gerek belediye başkanlıkları gerek milletvekili adaylarının belirlenmesinde partili bütün üyelerin oy kullanacağı önseçimin zorunluluğu bir kez daha görüldü.