Türkiye, günlerdir dudak uçuklatan fon vurgunu ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye katılmasını konuşuyor. Dar ve sabit gelirli kitlenin “geçinemiyoruz” feryatları bu iki olaydan ötürü gündemde yeterince yer alamıyor.

Ülkenin en büyük ekonomik felaketlerinden biri olan fon vurgununda bazı siyasetçiler ve bürokratların da aralarında bulunduğu açgözlü birileri keselerini doldururken, memur, emekli, dul ve yetim yoksullukla mücadele etmeye devam ediyor. 20 milyar dolar tutarında para birlerinin cebine haksız şekilde girerken, 455 bin 758 kişi asıl darbeyi yedi. Fatma Betül Sayan Kaya’nın yanı sıra aktif görevde olan bir bakanın da voleyi vurduğu ifade ediliyor. Fon vurgununun Türk ekonomisine maliyetinin 90 milyar dolar olduğunu açıklayan YENİ Parti’li yetkililer ellerinde aralarında kamuoyunun çok yakından tanıdığı isimlerin de yer aldığı 100 kişilik listenin bulunduğunu duyurdu. Bu listenin önümüzdeki günlerde açıklanmasını merakla bekliyoruz. Öyle ya kimmiş bir taşla beş kuş vuranlar. Bilmek istiyoruz.

Son yılların sarsıcı fon vurgunu kolay kolay gündemden düşmez. Zira göz göre göre gelen felaketin boyutu sanıldığından daha büyük. Krizin ortaya çıkışından 12 gün sonra eşi ile savcılığa ifadeye çağrılan Kaya’nın açıklamaları kamuoyunu hiç tatmin etmedi. Bu işin arkası kuşkusuz gelecek, önemli siyasetçi ve bürokratları kamuoyu öğrenecek. Kimmiş bunları göreceğiz . Garibanlar 23 bin 552 TL tutarında en düşük emekli aylığı ve 28 bin 75 liralık asgari ücretle yaşama mucizesi gösterirken, gözü doymayanlar vatandaşın paralarını iç etmiş. Ne para hırsı ve açgözlülükmüş be ya .Doymak bilmiyorlar.

Fon krizi tartışılırken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye geçeceği konuşuluyordu. İddiaları yalanlayan Cemil Tugay’ın yakasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AKP rozet i takıldı. İzmir halkı başta olmak üzere istifa ettiği CHP ile YENİ Parti tarafından yoğun eleştirilere uğradı. Cemil Tugay, Özgür Özel ‘in iradesiyle aday gösterilmişti. Özgür Özel, istifa karşısında, “Kavun değildi ki koklasaydım” diyerek eleştirilere yanıt verdi. Bu istifa siyasi partilerin aday belirlemesinde bütün üyelerin katılımı ile yapılacak ön seçimin ne denli gerekli ve adil gereksinim olduğunu ortaya koydu. Özellikle sosyal demokrat ve sol partilerde önseçimin yapılması kaçınılmaz. Taban kimi istiyorsa onun aday gösterilmesi en doğru tercih olacaktır. YENİ Parti’de ön seçim uygulaması hayata geçirilmeye başlandı. Darısı diğer partilerin başına.

Birileri kolay yoldan malı götürürken, milyonlarca emekli, memur, asgari ücretli, dul ve yetim düşük aylık, maaş ve ücretlerin ne kadar artacağının hesabını yapıyor. Memur ve emekli gibi asgari ücretli de zam bekliyor. Bu yılın başında yüzde 27 artışla net 28 bin 75 TL’ye çıkarılan asgari ücrete temmuzda ara zam yapılmadı. Geçen yıl da ara zamdan yoksun bırakılmışlardı. Son iki yıl asgari ücretli yılbaşında verilen zamlarla yetinmeye çalıştı. Türk-İş’in eylül ayı araştırmasına göre dört kişilik ailenin açlık sınırı 37 bin 801 TL’ye yükseldi. Yıllık mutfak enflasyonu yüzde 35.14. Mevcut 28 bin 75’lira tutarındaki asgari ücret daha şimdiden açlık sınırının yaklaşık 9 bin 275 TL altında kaldı. Yeni ücretin cebe gireceği şubat 2027’ye değin erimeye de devam edecek.

Bu koşullar karşısında asgari ücretin ne kadar artacağı doğal olarak merak ediliyor.Bir tarafta Orta Vadeli Program’ın (OVP) gerçekleşmesi zor yüzde 21’lik enflasyon hedefi var. Diğer yanda 2026 yılı için yüzde 28.4’lük enflasyon beklentisi bulunuyor. Ayrıca yeniden değerleme oranının yüzde 28’ler civarında olması bekleniyor. Bu üç veri içinde en gerçekçi yaklaşım 2026 yılı enflasyon oranının yüzde 28.4 düzeyinde gerçekleşmesi. Bu tablo karşısında asgari ücrete yüzde 30 oranında zam yapılması kuvvetle muhtemel. Zira iktidar 2026 yılında yüzde 28.4 oranında gerçekleşecek enflasyon oranı yerine ” asgari ücretliyi enflasyona ezdirmedik” diyerek asgari ücrette yüzde 30 oranında artış yapar, net ücret 36 bin 500 TL’ye çıkar. Bu mini zam milyonlarca emekçiyi ne kadar sevindirir? Yetmez yüzde 30 zam her yeri yakan hayat pahalılığı karşısında. Aksine tepkiler çığ gibi artar.

Emekçinin ailesi ile rahat geçinebilmesi için asgari ücretin en az açlık sınırı tutarına yükseltilmesi gerekir. Ki genel talep bu yönde. Lakin zor. Tünelin ucunda seçim görünürse o vakit asgari ücrete hatırı sayılır oranda zam yapılır. Yapısı değiştirilmediği gerekçesiyle Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu protesto eden Türk-İş’in görüşmelere katılmama tutumunun bu yıl da sürmesi bekleniyor. Çünkü, hükümet tarafından komisyon yapısının değiştirilmesine ilişkin bir adım atılmadı.