Türkiye ,son yılların en büyük fon vurgununu konuşurken, bir emekli polisin “geçinemiyorum” diye bağırarak canına kıyması milyonlarca dar gelirli kitlenin içinde bulunduğu derin yoksulluğu bir kez daha gündeme taşıdı.

Geçen hafta Türk ekonomisi “fon vurgunu” adı verilen ekonomide büyük bir skandalla karşı karşıya kaldı. AKP’den istifa eden önceki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da adının karıştığı “fon vurgununda 17 milyar dolarlık zararın söz konusu olduğu , 131 fonun tasfiye sürecine alındığı belirtiliyor.450 bini aşkın kişinin mağdur olduğu skandal vurgunda Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi fona toplam 63 milyon TL para yatırmış, beş ay içinde iki milyar TL’yi aşkın para çekmiş. Önceki bakan içeriden duyum almış olmalı ki batacağı belli olan fondan parasını çekerek 20 kat kar etmiş. Tabii olan üç beş kuruşunu fonda değerlendirmek isteyen küçük yatırımcıya oldu. Şimdi paralarını kurtarmanın peşindeler.

Dünyanın en büyük fon vurgunu olarak nitelendirilen, 455 bin kişiyi mağdur eden olayın arkası çorap söküğü gibi gelecek. Muhalefetin savına göre, açıkgöz Fatma Betül Sayan Kaya’nın yanı sıra birçok bürokrat , hatta bir bakanın fondan çok büyük tutarda para kazanmış. Kuşkusuz soruşturma derinleştikçe iddia edilen isimler ortaya çıkacaktır. Kaya’nın daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı burslarla ABD’de eğitim gördüğü de ortaya çıkmıştı. Aile olarak bürokraside de çok güçlüler. İki kardeşinden biri halen bürokrat olarak görev yapıyor. Gerçekten üzülüyor insan önceki bakanın bu denli paragözlü olmasına. Bir yanda insanlar 20-25 bin TL ile geçinme uğraşı veriyor, diğer yanda bitmek bilmeyen para hırsı. Kazandığı 2 kamyon dolusu parayı nereye nasıl harcayabilir. Mezara 2 metre kefenin dışında bir şey de götüremeyeceğine göre ne olacak o kadar para. Ailesi de varsıl. O halde nedir bitmek bilmeyen bu para hırsı, açgözlülük.

Konu basite indirgenmeyecek kadar önemli. Bir yanda büyük bir skandal, öte yanda politik ve parasal kayırmalar. Bunlara ek 450 bini aşkın gariban yatırımcının zararı. Dünyanın en büyüğü olarak nitelendirilen fon vurgununda ihmali olanlar ve göz yumanlar mutlaka yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmalıdır. Küçük yatırımcının mağduriyeti biran önce giderilmelidir. Sorun sade sermaye piyasalarına duyulan güven meselesi değildir. Türk ekonomisi söz konusudur. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 10 ay önce fon skandalına ilişkin “borsada manipülasyon yapılıyor” diye açıklama yaptığı belirlendi. O vakit neden gerekli müdahale yapılmadı, meydan bu kadar boş bırakıldı, niye skandalın patlaması beklendi. Akıllara takılan sorulardan biri de bu.

Türkiye fon vurgununu konuştuğu günlerde Ankara’da bir emekli polis memuru Anayasa Mahkemesi’nin önünde “ geçinemiyorum” diyerek canına kıydı. Memura Temmuz 2023’te verilen, bugün toplam 1 milyon TL’ye ulaşan 8 bin 77liralık seyyanen zammın söz verilmesine karşın memur emeklisine ödenmemesi sendikalar tarafından 25 Eylül’de davanın görüldüğü Anayasa Mahkemesi’nin önünde basın açıklaması ile protesto edilecekti. O eyleme katılan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, birden belindeki silahı çıkararak başına dayadı. Aldığı emekli aylığı ile geçinemediğini haykıran Şekeroğlu, herkesin gözü önünde başına dayadığı silahı ateşledi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan emekli polis memuru tüm müdahalelere karşın yaşamını yitirdi. Kan donduran olay bir anda meydana geldi. Ortak açıklama yapılmadı.

Canına kıyan emekli polis memurunun içinde bulunduğu yoksulluk, aynı zamanda 17 milyonu aşkın emekli, dul ve yetimin sefil durumu idi. Milyonlar artık iyiden iyiye ekonomik darboğaz içinde. Aldıkları son derece düşük aylık yetmiyor, sorunlarına çare olamıyor. 23 bin 552 TL ile nasıl geçinilir, nasıl ayakta kalınır Allah aşkına. Fon vurguncularına verelim bu komik parayı bakalım ay sonunu getirebilecekler mi.

Fark edeceğiniz gibi emekli artık her gün sokaklarda, “geçinemiyoruz, öldük bittik” diye feryat ediyor. Seyyanen zam istiyor, aylıklarının iyileştirilmesini talep ediyor. 17 milyonu aşkın emekli, dul ve yetimin yüzde 80’inin aylığı 38 bin liralık açlık sınırına yakın veya altında. Bu hayat pahalılığında kime yeter bu para. İktidar emekliyi duymazdan, görmezden geliyor. İktidara yakın medya seçime yakın emekliyi rahatlatacak zammın verileceğini yazıyor, çiziyor. Asıl şimdi istiyorlar kendilerine soluk aldıracak aylık artışını. Fon vurgunundan bir avuç kaymak tabaka malı götürüyor, gariban milyonlarca emekli her gün sokaklarda “geçinemiyoruz” diye bağırıyor. Hak mıdır bu şimdi.