76’ncı Berlin Uluslararası Film Festivali’ne Türk sineması damgasını vurdu. İlker Çatak’ın yönetmenliğini üstlendiği “Sarı Zarflar” filmi en büyük ödül olan “Altın Ayı”yı kazanırken, Emin Alper’in “Kurtuluş” filmi de ”Gümüş Ayı”nın sahibi oldu.

Bu yıl 76’ncısı düzenlenen Berlin Film Festivali’nde edindiği iki ödülle Türk sineması büyük bir başarıya imza attı. Festivalin en prestijli ödülü olan “Altın Ayı”yı kazanan, başrollerinde Özgü Namal ve Tansu Biçer’in yer aldığı Almanya-Türkiye ortak yapımı “Sarı Zarflar” bir ailenin idealleri ve hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. 2023 yılı yapımı “Öğretmenler Odası” filmiyle “En İyi Uluslararası Film Akademisi” ödülünü kazanan İlker Çatak pek çok yarışmalarda başarılara imza atmıştı. Filmi Berlin’de “Altın Ayı” ödülüne layık görülen İlker Çatak yetkinliğini iyiden iyiye pekiştirdi. Özgü Namal ve Tansu Biçer’in övülesi oyunculuğu ”Sarı Zarflar”ın birincilik kazanmasında etkili oldu.

Özgü Namal, Berlin’deki söyleşide “Türkiye’de bu öyküyü anlatabilseydiniz performansınız değişir miydi?” sorusuna, “ Bu Türkiye’de sergilenemeyen ya da çekilemeyen bir performans değil, bir tercih “ yanıtını vermişti. Namal’ın bu sözleri “övünülesi tutum” olarak gündeme gelmişti.

Yönetmen Emin Alper imzalı, başrollerinde Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman ve Nazlı Gök’ün oynadığı “Kurtuluş” filmi ikincilik ödülü olan “Gümüş Ayı”yı kazandı. Batman ve Mardin’de çekilen “ Kurtuluş”ta teröristlere karşı koruculuk yapan Hazeran aşireti ile yıllar önce terk etmek zorunda kaldıkları köylerine dönmek zorunda kalan Bazeriler arasındaki kan davasını anlatıyor. “Kelebekler”, “ Tepenin Ardı”, “ Abluka”, “Kız Kardeşler” , “Karanlık Günler” gibi dikkat çeken yapıtlarıyla ulusal yarışmalarda ödüller kazanan Emin Alper, Türk sinemasının önemli yönetmenleri arasında yer alıyor. Filmlerinde toplumsal sorunlara bolca değinen Emin Alper, filmlerini Anadolu’nun doğa harikası yerleşim birimlerinde çekmesiyle biliniyor. 76. Berlin Film Festivali’nde kazandığı “ Gümüş Ayı” ödülü bundan sonrası için yolunu daha da açacak kuşkusuz.

Türk sinemasının göğsünü kabartan iki film de yedinci sanat tutkunları tarafından merakla bekleniyor. Gösterime çıkma tarihleri netleşmeyen iki yapıma sinemaseverlerin kayıtsız kalmayacağını umuyorum. Zira, Berlin’de öyle ödül kazanmak her babayiğidin harcı değil. Binbir emek ve alın teri ile çekilen filmlere salonlara giderek sahip çıkmalıyız.

Türkiye, Berlin Film Festivali’nde bugüne dek üç kez “Altın Ayı” ödülü kazandı. İlk ödül, 1964 yılında Metin Erksan’ın yönetmenliğini üstlendiği, Hülya Koçyiğit ile Erol Taş’ın başrollerinde yer aldığı , Necati Cumalı’nın aynı adlı eserinden uyarlanan “Susuz Yaz” da arazisinde çıkan suyu halktan esirgeyen zalim ağa ile köylüler arasındaki çatışmayı anlatıyordu. “Susuz Yaz” kazandığı “Altın Ayı” ödülünün yanı sıra Türk sinemasın en iyi filmleri sıralamasındaki yerini koruyor. Hülya Koçyiğit ve Erol Taş filmdeki görkemli oyunculuklarını bu filmle gözler önüne sermişti. Yüzlerce yapımda oynayan Hülya Koçyiğit’in en başarılı olduğu filmdir “Susuz Yaz”. Semih Kaplanoğlu’nun “Bal” filmi de 2010 yılında “Altın Ayı” ödülüne layık görülmüştü.

Berlin Film Festivali’nin dışında diğer uluslararası yarışmalarda da birçok ödül kazandı Türk sineması. Özellikle Cannes Film Festivallerinde birçok ödüller edindi Türk filmleri.

Yılmaz Güney’in “Yol” filmi 1982 yılında Cannes Film Festivali’nde en iyi film dalında “Altın Palmiye” ödülüne layık görüldü. Başrollerinde Tarık Akan ile Şerif Sezer’in oynadığı “Yol” hapishaneden izinli çıkan bir mahkumun eşi ve ailesi ile yaşadığı yol ayrımını anlatıyordu.

Yılmaz Güney’in ardından Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği yapımlar Cannes Film Festivalinde birçok ödülün sahibi oldu. 2003 yılında “Uzak” filmi “ Jüri Büyük Ödülü ve “En İyi Erkek Oyuncu”, 2008 yılında “Üç Maymun” filmi “En İyi Yönetmen”, 2011 yılında “Bir Zamanlar Anadolu ‘da “ “Jüri Büyük Ödülü”, 2014 yılında “Kış Uykusu” “Altın Palmiye”, 2023 yılında “Kuru Otlar Üstüne” “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini kazandı. Bir anlamda Nuri Bilge Ceylan yapımları ile Cannes Film Festivallerinde ödüllere abone oldu.

Filmlerinin süresinin uzunluğundan ötürü bazı çevreler tarafından eleştirilen Nuri Bilge Ceylan yapımlarında izleyiciyi büyüleyen anlatımlarıyla sinemanın görkemli sanat olduğunu kanıtlıyor. Yedinci sanat tutkunları Ceylan’ın filmlerinden büyük keyif alıyor. Sanırım yeni filmini kotarma vakti geldi.