Gaziantep FK bu hafta evinde Adana Demirspor’u ağırladı ve maçtan 3-0’lık skorla mağlup ayrılarak bu haftayı puansız kapatmış ve evinde ilk mağlubiyetini almış oldu. Böylece evindeki yenilmezlik serisini de bitirdi.

Maçın analizine geçmeden önce bir kaç şey söylemek istiyorum. 

Öncelikle günler öncesinden bu maçın ne kadar keyifli geçebileceğini gerek sosyal medyadan gerekse buradan belirttim. Adana Demirspor’un oynadığı oyunla bu lige renk kattığı aşikar. Sadece renk katmakla kalmıyor, puan durumuna bakıldığında aslında hedeflerinin neresi olduğunu da anlayabiliyorsunuz. Sayın başkan Murat Sancak ligi ilk on içinde bitirmek gibi bir hedeflerinin olduğunu söylese de kesinlikle Avrupa yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. 

Maçtan önce Adana Demirspor başkanı Murat Sancak ile yaptığımız sohbette ‘’ Biz Türkiye’de Adanalıların birinci ama  diğer tüm takımlıların ikinci takımı olacağız’’ sözü de aslında sadece oyun olarak değil karakter olarak da ne kadar sempatik olduklarının göstergesi bence. 

Bu arada Murat Sancak’ın ne kadar sıcak kanlı ve mütevazi biri olduğunu tanışıp biraz sohbet edince daha iyi anlıyorsunuz. Şüphesiz ki ligimizin en samimi isimlerinden biri kendisi. 

Gelelim maça…

Kim ne derse desin bu maç Erol hocaya yazar. Neden mi? Doğan, Maxim ve Figueiredo ile başlamayarak hücum varyasyonlarını kısıtladı ve orta alanı rakibine verdi. Erol hocanın bu üç oyuncuyu kesmesinin nedenini anlamlandırmak çok güç. Bu oyuncuların yerine aldığı arkadaşlar daha mı katkı sağladı derseniz skor size bunun cevabını verir.  Zira takımın daha önceki maçlarına bakıldığında bu üç oyuncunun ne kadar önemli olduğunu görebilirsiniz. Takımın haftaiçi antrenmanlardaki çalışmasında gördüğümüz ve Erol hoca ile sohbetlerimizde anladığımız; önce oyunu tut, Adana Demirspor’u yor ve daha sonra sonuca ulaş planının tutmadığını da görmüş olduk. 

Eğer elinde her ne kadar son zamanlarda performansıyla eleştirsekte Maxim ve Figueiredo
varsa oturmuş sistemini bozmamalısın. İleri uçta forma şansı bulan Sagal’ın ne bal yaptığı var ne de arılık yaptığı… Sagal asla ilk onbir oyuncusu olmadığını bir kez daha gösterdi sergilediği futbolla. Vetrih’e bakıyorum savaşıyor ama gölgesiyle. Recep Niyaz oyun geçişlerinde yetersiz yani saymakla bitmiyor eksikler.

Şöyle bir oyunu hafızamda tekrar canlandırıyorum, Adana Demirspor’a nasıl hazırlanılmaz onu gösterdi Erol hoca bize. Biz nasıl ki doğru yapılanları burada veya başka macralarda söylüyorsak yanlış yapılanları da söyleyeceğiz. Oyunun sadece ilk yarının il 10 dakikasında ve  ikinci yarının ilk on dakikasında  vardı Gaziantep FK. Onun dışından organizasyon olarakta çok varlık gösteremedi. Bahsettiğim ikinci yarının ilk on dakikasında da  oyuna giren Maxim ve Figueiredo etkisi ile takım biraz hareketlendi.

Futbolcuların kafa olarak burada olmadıkları çok net görülüyordu. Sene başından beri süre gelen Gaziantep FK oyununun sahada olmadığını gördük. Elbetteki mağlubiyette bu oyunun içinde; fakat burada alınan mağlubiyet değil sergilenen oyun işin açıkcası ilerisi adına tehlike çanlarının çalmasının sebebi. Ben bunu iş kazası diyerek geçiştirmek istemiyorum. Oyundaki kopuklukluklar, futbolculardaki motivesizlik beni açıkcası düşündürdü. 

Ligimizde Adana Demirspor’un oyun olarak önemli bir yerde olduğunu düşünüyorum. Oyun içi taktikleri, futbolcular arasındaki bağ, bireysel nitelikleri olan oyuncuların bu bireysel özelliklerini takımı için kullanması ve Montella…. İşte bu saydıklarım Adana Demirspor’u bir adım daha öne çıkarıyor. Oyun içinde bu kadar hareketli olan, son vuruşları etkili olan, arkaya koşularla rakibine tehlike yaratan bir rakibe durarak, bloklar arasını çok açarak oynamak mağlubiyete yol açması kaçınılmaz elbette. Montella ve Erol hocanın maç sonu açıklamalarını dinleyince Montella’nın ne kadar motive olduğunu ve bu maça hazırlandığını anlamak güç değil sanırım.

Sonuç olarak Adana Demirspor’a nasıl mağlup olursun deselerdi Erol Hocaya sanırım bu şekilde derdi. Günay’ın iki penaltı kurtarışı olmasaydı sonuç daha farklı da olabilirdi. En başta dediğim gibi bu mağlubiyet Erol Bulut’a yazar. Erol hoca maçtan sonra soyunma odasında bazı oyuncuların kulağını çektiğini söylesede yönetiminde kesinlikle bu olaya el atması ve oyuncuları uyarması gerektiği apaçık ortada.