Fransa yenilgisinin ardından Bursa'da oynadığımız ve sahaya büyük umutlarla çıktığımız İtalya'dan dört gol birden yiyerek sahadan boynu bükük ayrıldık. Montella taraftarlar tarafından istifaya davet edildi.  Montella'nın oynattığı sistem, formsuz oyunculara yine forma şansı tanıması, takımlarında oynayan ve daha formda olan oyunculara ise şans vermemesi eleştirilerin başında geliyor. İşte A Milli takım ve Montella analizim yazımda.

Şimdi Cuma günü Liege şehrinde Belçika ile oynayacağız ben ce yine bu ruhsuz ve formsuz takımın Belçika karşısında hiç şans tanımıyorum

A Milli Futbol Takımı'nın, Bursa'da İtalya'ya farklı mağlup olduğu maçta stadyumdaki taraftarlar, Türkiye Futbol Federasyonu ve Teknik Direktör Vincenzo Montella'ya yaptıkları tezahüratlarla tepki gösterdi.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu'nda İtalya ile karşılaştı. Milliler, karşılaşmadan istediği sonucu almadı ve İtalya'ya 4-1'lık skorla mağlup oldu. Müsabaka boyunca taraftarlar, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve Teknik Direktör Vincenzo Montella'ya tepki gösterirken, alınan kötü sonuçtan dolayı istifaya davet etti.

İtalyan teknik adam Montella, açıklamasında takımın ikinci yarıda hareketlendiğini söyledi:

“İlk yarı yuhalanmayı ve ıslıklanmayı hak ettik. İkinci yarı hareketlendik ama alışkanlığımız olmadığı için... Maçları analiz ederken sakin kalmaya ve futbolcuları motive etmeye çalışıyoruz. Ama genel olarak üç günde bir bu seviyede maç oynama alışkanlığımız yok.”

Montella; ''İstifa durumu olursa, futbolcularımla konuşurum ama öyle bir gündemimiz yok."

Merih Demiral, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizden özür dileriz! Bize yakışmadı! Utanç duyuyoruz bu mücadeleden! Başka söylenecek bir şey yok!”

Müsabaka boyunca taraftarlar, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve Teknik Direktör Vincenzo Montella'ya tepki gösterirken, alınan kötü sonuçtan dolayı istifaya davet etti.

ARDA'YA BÜYÜK DESTEK

Protestoların gölgesinde geçen gecede tribünlerin tek desteği ise genç yıldız Arda Güler'e oldu.

Sahadaki mücadelesi ve gayretiyle taraftarın takdirini toplayan Real Madrid'in başarılı futbolcusu Arda Güler, tüm takıma yönelen tepkilere rağmen ıslıklardan muaf tutuldu.

Bursa tribünleri, maç devam ederken ve son düdüğün ardından genç yeteneğe tezahüratlar ve alkışlarla yoğun destekte bulundu.

6Abad5D601B2D145

A Milli Takım’da artık “biraz daha zaman verelim” demenin ötesine geçen bir tablo var.

Evet, Montella Türkiye’yi Avrupa Şampiyonası’na ve Dünya Kupası’na taşıdı. Dünya Kupası elemelerinde önemli sonuçlar aldı. Bunları yok saymak doğru olmaz.

Ama teknik direktör değerlendirmesi sadece geçmiş başarılarla yapılmaz.

Bugüne bakmak gerekir.

Ve bugün A Milli Takım’ın ciddi biçimde sorgulanması gereken bir oyun ve kadro problemi var.

6Abad92A303D7971 W1200Xh838

Dünya Kupası’nda Avustralya’ya 2-0, Paraguay’a 1-0 kaybeden Türkiye, gruptan çıkma şansını son maça taşımış olsa da turnuvayı grup sonuncusu olarak tamamladı. ABD karşısındaki 3-2’lik galibiyet bu tabloyu değiştirmedi.

Üstelik Dünya Kupası’nın ardından da sorunlar ortadan kalkmış değil. Türkiye, Uluslar Ligi A Ligi’ndeki ilk maçında kendi sahasında Fransa’ya 1-0 mağlup oldu.

Asıl problem skor tabelasından daha büyük

Montella eleştirilirken yalnızca “maç kazanamıyor” demek yetersiz.

Maç öncesi İtalya'ya 'formsuz ve yetersiz kadro' diye baktılar. "İtalyanlar formsuz dediler küçümsediler ama bizim İtalyan daha formsuz!" çıktı...

6Abadfcd5Aa5C654 W1200Xh800-1

Asıl tartışılması gereken konu oyuncu tercihleri ve forma rekabeti.

Milli Takım’da forma, oyuncunun geçmişte yaptıklarına göre değil, bugünkü performansına göre dağıtılmalı.

Bir futbolcu kulübünde düzenli oynuyor, formda ve yüksek performans gösteriyorsa Milli Takım’da bunun karşılığını görmeli.

Buna karşılık formsuz olan bir futbolcunun sadece geçmişteki performansı veya teknik direktörün güveni nedeniyle ısrarla oynatılması, takım içerisindeki rekabet duygusunu zedeler.

Burada Montella’nın cevaplaması gereken soru çok basit:

Forma gerçekten performansa göre mi dağıtılıyor?

Eğer öyleyse, bunu kadro tercihlerinde daha net görmek istiyoruz.

Çünkü Milli Takım’da alternatifsiz oyuncu olmamalı.

Kimse “Ben nasıl olsa oynarım” rahatlığına sahip olmamalı.

Montella’nın kendi sözleri de tartışmayı büyütüyor

Montella, Dünya Kupası sonrasında bütün oyuncuların ilk 11 seviyesinde olduğunu ve ilk 11 tercihlerinin taktik kararlar olduğunu söyledi.

6Abad8E6Ee261100

İşte tam da bu nedenle teknik direktörün tercihleri daha fazla önem kazanıyor.

Çünkü elinizde birbirine yakın seviyede oyuncular varsa, rekabeti diri tutmanız gerekir.

Formayı garanti hale getirmek değil, formayı kazanmayı zorunlu hale getirmek gerekir.

Artık değişim gerekli

Montella’nın geçmişte yaptıklarını inkâr etmiyoruz.

Ama Milli Takım’ın geleceğini geçmiş başarıların üzerine kuramayız.

Dünya Kupası’ndaki başarısızlık, ardından Fransa karşısındaki yenilgi ve uzun süredir tartışılan oyuncu tercihleri birlikte değerlendirildiğinde, teknik heyetin değişmesi gerektiğini düşünüyorum.

6Abadfcd5Aa5C654 W1200Xh800

Artık Montella ile devam edilmemeli.

Bu, bir kişiye yönelik düşmanlık değil; Milli Takım’ın yeni bir enerjiye, yeni bir rekabet ortamına ve yeni bir teknik anlayışa ihtiyaç duyduğu düşüncesidir.

Türkiye’nin elinde önemli bir futbolcu havuzu var. Arda Güler, Kenan Yıldız ve Avrupa’nın farklı liglerinde oynayan genç yetenekler, doğru sistem ve doğru rekabet ortamıyla daha ileri taşınabilir.

Milli Takım’ın ihtiyacı isimlere göre şekillenen bir düzen değil;

Performansa göre forma, forma için rekabet ve sahada net bir oyun planıdır.

Artık yeni bir sayfa açmanın zamanı geldi.

Montella dönemi başarılarıyla birlikte anılmalı, ancak Milli Takım’ın geleceği için yeni bir teknik direktörle yola devam edilmelidir.

Milli Takım’da Alarm Zilleri Çalıyor: Montella Artık Gitmeli

A Milli Takım’da kötü gidişat sürerken, artık yalnızca alınan sonuçları değil, sahadaki tercihleri ve takım içerisindeki rekabet anlayışını da tartışmak gerekiyor.

Montella döneminde Milli Takım’ın önemli bir potansiyele sahip olduğu ortada. Ancak bu potansiyelin sahaya yeterince yansımadığı ve oyuncu tercihlerinde ciddi soru işaretleri oluştuğu da bir gerçek.

Milli forma, isimlerin değil performansın ödüllendirildiği bir yer olmalı. Formda olan, düzenli oynayan ve sahada kendisini gösteren futbolcunun önünün açık olması gerekir. Buna karşılık performansı düşen oyuncuların ısrarla forma bulması, Milli Takım’daki rekabet duygusunu zayıflatıyor.

Asıl sorun da burada başlıyor:

Takımda gerçekten adil bir forma rekabeti var mı?

Hazır olan oyuncular yeterince fırsat bulamıyorsa, kulübünde iyi performans gösteren futbolcular Milli Takım’da değerlendirilmiyorsa, buna karşılık formsuz isimler ısrarla oynatılıyorsa teknik heyetin tercihleri artık ciddi şekilde sorgulanmalıdır.

Çünkü Milli Takım forması bir ayrıcalık değil, performansın karşılığıdır.

Montella’nın elinde genç, yetenekli ve önemli bir oyuncu havuzu var. Buna rağmen sahada istikrarlı bir oyun ortaya konulamıyor, oyuncu tercihleri sürekli tartışılıyor ve takım içerisindeki rekabet duygusu zedeleniyorsa, teknik direktörün sorumluluğu da doğal olarak gündeme gelir.

Artık mesele yalnızca bir-iki maçın sonucu değil.

Mesele, Milli Takım’ın doğru yönetilip yönetilmediğidir.

Ve benim açımdan bu noktada cevap net:

Montella gitmeli.

Çünkü Milli Takım’da güven duygusunun, adil forma rekabetinin ve performansa dayalı seçim anlayışının yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Aynı anlayışla devam ederek farklı bir sonuç beklemek mümkün değil.

Milli Takım kimsenin garanti formasını taşıdığı bir yer olmamalı. Ne yıldız olduğu için, ne geçmişte iyi oynadığı için, ne de teknik direktörün tercihi olduğu için…

Kim formdaysa oynamalı. Kim hak ediyorsa formayı o giymeli.

Türkiye’nin Milli Takımı, oyuncuların isimlerinden daha büyük. Teknik direktör de bunun farkında olmak zorunda.

Bu nedenle artık değişim zamanı.

Montella dönemi sona ermeli ve Milli Takım’ın önünü açacak yeni bir teknik yapılanmaya gidilmeli.