Asgari ücret 2018‘den bu yana 17,5 kat artarken, açlık sınırı 22 kat yükseldi. Bu veri asgari ücretlinin sekiz yılda giderek yoksullaştığını ortaya koyuyor.

2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte milyonlarca asgari ücretlinin kaybı derinleşti. Haziran 2018’de net asgari ücret bin 603 TL, açlık sınırı ise 1.714 TL düzeyindeydi. Mevcut asgari ücret 28 bin 75 TL iken Eylül 2026’da açlık sınırı 87 bin 800 TL’yi aştı. 2018 yılında bin 603 TL tutarındaki asgari ücret dört kişilik ailenin 28 günlük temel gıda gereksinimini karşılarken , bugün 22 günlük gıda harcamasına ancak yetebiliyor. Asgari ücretle çalışan emekçi 8 gün aç kalıyor. 2018’de net asgari ücret dört kişilik ailenin açlık sınırının yüzde 93.5’ini karşılayabiliyordu. Günümüzde aynı oranın yakalanabilmesi için net asgari ücretin 35 bin 350 TL olması gerekiyor.

Her gün enflasyon altında ezilen yurttaş gibi asgari ücretlinin de cebi boşalıyor. Yılbaşında 28 bin 75 TL’ye çıkarılan asgari ücrete temmuzda ara zam yapılmadı. Hali ile bu kitle en düşük aylık alan emekli, dul ve yetimle birlikte ekonomik olarak dibe vurdu. En son 2023 yılı temmuz ayında ara zam yansıtılan asgari ücret 2024 yılı başından bu yana bir yıllık saptanıyor. Bu durum milyonlarca emekçinin mağduriyetine yol açıyor.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2027 yılında uygulanacak yeni ücreti belirleme çalışmalarına aralık ayı başında başlayacak. Beklentiler asgari ücrete yüzde 30-35 arası zam yapılması yönünde. Siyasi iradenin tutumu yeni ücretin saptanmasında etkili olacak. Her ne kadar komisyon bağımsız olarak toplantılarını yapsa bile iktidarın belirlediği ücret komisyonda işveren ve hükümet temsilcilerinin oy çokluğu ile kabul ediliyor. İşçi tarafının itirazının karşılığı olmuyor. Patron ve hükümet temsilcilerinin oyları ile asgari ücret belirleniyor. TÜRK-İŞ yıllardır sahnelenen bu oyuna daha fazla katılmamak için komisyondan çekildi. İşçi tarafını temsil eden TÜRK-İŞ , 15 kişiden oluşan komisyon yapısının dengeli hale getirilmesini talep ediyor. Bu nedenle geçen yıl komisyondan çekilmişti. DİSK ve Hak-İş de komisyonda yer almak istiyor. İşçi tarafının istemlerine hükümet tarafından henüz olumlu yanıt gelmedi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanmasına sayılı günler kalmasına karşın belirsizlik sürüyor.

Geçen hafta açıklanan 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Yasa teklifine göre emekçi ve emekli yine görmezden gelindi. 2027 yılı bütçe hedeflerine göre 27 trilyon 276 milyar lira giderine karşılık 23 trilyon 408 milyar lira gelir öngörülüyor. Aradaki 3 trilyon 868 milyar liralık bütçe açığı kamu maliyesindeki kırılganlığı yansıtıyor. Trilyonların ve milyarların havada uçuştuğu 2027 yılı bütçesinde de 17 milyonu aşkın emekli, 10 milyona yakın asgari ücretli ve 3 milyon memur yok sayılıyor. Dar ve sabit gelirli kitle bütçe olanaklarından yararlanmada hak ettiğini yine alamayacak. Lakin iğneden ipliğe ödedikleri KDV, ÖTV ve maaşlarından kesilen gelir vergi ile bütçeyi omuzlayacaklar. Dolaylı dahil toplam verginin yüzde 70’inden fazlasını ödeyecek memur, emekli, işçi, esnaf ve çiftçi. 2027 yılında da “Kümeste yolunacak kaz ”olacak. Patronlar bile çalıştırdığı işçisinden daha az vergi öder hale geldi vergideki adaletsizlikten ötürü. Ekonominin ve çalışma yaşamının kanayan yarası olarak varlığını sürdüren vergi adaletsizliği giderilemedi.

Emekçinin en çok yakındığı sorunların başında vergi dilimlerinin yüksekliği geliyor. Vergi dilimlerinin düşük oranda belirlenmesi memur ve işçinin kazancını yılın üçüncü ayından itibaren kemirmeye başlıyor.Yıl sonuna değin ele geçen para yüksek vergi kesintileri nedeniyle kuşa dönüyor. İşçiler alanlara çıkararak, “Dilim dilim soyuluyoruz” diye bağırarak vergi dilimlerin yükseltilmesini istiyor. Bu sesler, yakınmalar iktidar tarafından duyulmuyor, görülmüyor.

Asgari ücretten vergi kesintisi yapılmıyor. Ancak bir yıllık olarak saptanan ücret yılın ikinci yarısından itibaren hızla erimeye başlıyor. Üç yıldan bu yana ara zam yapılmadı asgari ücrete . Yılbaşında belirlenen ücretle 12 ay geçinmeye çalışıyor milyonlar. Oysa temel gıda fiyatları, ısınma , kira ve diğer harcamalar yerinde saymıyor, hızla yükseliyor. Bakalım önümüzdeki yıl için asgari ücret yine bir yıllık olarak mı saptanacak.